1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Almanya'da Covid-19 aşısı yaptırmak istemeyenler için hayat pahalılaşacak
“Organizasyonu yapanlar da suçludur”

“Organizasyonu yapanlar da suçludur”

Arıkbuka “Avrupa Birliği’ne girme çabası içinde olmamız ve dolayısıyla Avrupa Birliği’nin uyum yasalarını uygulama sürecine girmemiz gerekirken bu tarz yasal olmayan, dünyanın onaylamadığı organizasyonlara imza atmak akıl işi değildir”

A+A-

Geçtiğimiz gün gerçekleştirilen NAC Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası hakkında açıklamalarda bulunan Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi - Çevre Sorumlusu Dr. Nurçin Arıkbuka: “Uluslararası kurumlara göre, doping testi yapılmasını reddeden sporcu, direktör ve antrenör gibi organizasyonları yapanlarda doping yapmış sporcu gibi sayılır ve suçludur” dedi

Hüseyin KIRAL

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Mutlu Atasayan’ın “Dünyanın en prestijli şampiyonalarından” dediği NAC’ın yaptığı Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası’na ‘Dopingle Mücadele Kurulu’ sokulmadı. Türkiye Cumhuriyeti Vücut Geliştirme Başkan Yarımcısı Alparslan Hazar ise “NAC yarışmalarında doping testi yaptırmadığı için genellikle yarışlarına yasaklı sporcular katılmaktadır” açıklamasını yaparken, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nurçin Arıkbuka ise böylesi organizasyonların yapılmasına olanak sağlayan kişilerin de yasaklı madde kullanan sporcular kadar suçludur açıklamasında bulundu.
Pazar günkü sayımızda kısa da olsa görüşlerine yer verdiğimiz Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi – Çevre Sorumlusu Dr. Nurçin Arıkbuka, konuyu inceledikten sonra işin boyutunu kaleme alarak gazetemize gönderdi. İşte Dr. Nurçin Arıkbuka’nın yazdıkları:

“Spora aykırı davranış”
“Sporcuların en temel ve en belirleyici ilkesi eşitliktir, eşitlik kalktığı veya bozulduğu zaman spor olayı da ortadan kalkmaktadır. Eşitlik sporun yapıldığı alan, sporun yapıldığı aletler, spor dalına göre özgü kurallar, yasaklar ve cezalar bakımındandır. Böylece sporcuya kendi sporaktif gücünü, becerisini ve yaratıcılığını sergilemek kalır. Günümüzde spora aykırı davranışların en tepesinde doping yer alır. Doping sporun eşitlik ilkesine aykırıdır ve bu ilkenin açıkça çiğnenmesi demektir. Bu nedenle sporda doping kullanımı, spor ahlakının yapısını zedeleyen önemli bir sorundur.
Spor insanın dayanma sınırlarının zorlandığı bir eylem alanıdır. Önemli olan bu zorlanmalarda kurallara uyabilmektir.
Spor bir ahlak ağacıdır, sporcular ise onun meyvesidir...”

Doping nedir?
Besinsel olmayan bir maddenin veya maddelerin, sporcunun fiziksel ve /veya zihinsel performansını YAPAY olarak yükseltmek amacıyla bilinçli olarak alınması sporda doping olarak sayılmaktadır. Yasaklanmış madde veya yöntemlerin sporcu tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanımı Uluslararası  Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından doping olarak kabul edilmektedir.
Antrenmansız kişi kapasitesinin yüzde yetmişini, antrenmanlı kişi yüzde doksanını kullanabilir. Normal şartlar altında kullanılmayan yüzde onluk potansiyel enerji ise atomonik enerji birikimidir ve vücudun hayati enerji rezervidir. Doping ilaçları kapasiteyi yüzde yüzlere çıkarırken bu enerjiye de TÜKETİM yolunu açmaktadır.
Doping Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) , DÜNYA ANTİ DOPİNG KURUMU (WADA), FİFA, UEFA, FİBA,ve IAAF gibi uluslararası spor organizasyonları tarafından yasaklanmıştır.

Dopingin etkileri…
“Doping maddelerinin hemen hemen hepsi vücutta kısa ya da uzun süreli yan etkilere neden olurlar. Özellikle sporcular tarafından en çok kullanılan erkeklik hormonu (sentetik testesteron) benzeri maddelerin kalp krizi ,ritim problemi, kısırlık, cinsel güç kaybı, karaciğer fonksiyon bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olduğu ispatlanmıştır. Kullanılan  maddeye göre her türlü organda fonksiyon bozukluğu görülebilir. Bunlardan en önemlisi kötü huylu tümör oluşum riskidir. Sporcu ya spor yaptığı süreçte veya sporu bıraktıktan sonra bu rahatsızlıkları geçirebilir.
Bu ilaçlardan bazıları (örneğin morfin) bağımlılık yapmaktadır. Yine bu ilaçlardan bazıları başlangıç dozuna belli bir zaman sürecinde bağışıklık geliştiği için, ilaç dozu her seferinde artırılır. Bu da vücudun olumsuz etkilenmesine ciddi katkı koyar.”

Yasaklı madde sınıfları:
1- Uyarıcılar (amfetamin, Efedrin vs..) bu grup özellikle gribal ilaç ve öksürük şuruplarında etken madde olarak yer alır.
2- Narkotik Analjezikler (morfin vs..) bağımlılık tehlikesi !!!
3- Anabolik ajanlar/ testesteron vb... ( kısırlık!!!!)
4- Diuretikler /furosemid vb... (elektrolit dengesizliği)
5- Peptit hormonlar (eritropoetin, büyüme hormonu vb...)

NAC’ın düşündürdükleri!..
“Ülkemiz de geçtiğimiz günlerde yapılan organizasyon, IOC kurallarını hiçe saymak ve tanınmamışlığın getirisi olarak görünüyor. Avrupa Birliği’ne girme çabası içinde olmamız ve dolayısıyla Avrupa Birliği’nin uyum yasalarını uygulama sürecine girmemiz gerekirken bu tarz yasal olmayan, dünyanın onaylamadığı organizasyonlara imza atmak akıl işi değildir...
Ayrıca ülkemizde spor salonlarına vücut geliştirmek için giden gençlerimizin eczaneden peynir ekmek alırmış gibi bu tarz anabolizan-testesteron ilaçlarını alıp kullanmaları ve sağlıklarını tehlikeye atmaları çok üzücüdür. Bu tarz ilaçların reçete ile satılması için mutlaka yasal süreç başlatılmalıdır. Bu süreçte sağlık sorunu yaşayan gencin örneğin kanser veya kısırlık gibi sorumlusu kim olacaktır?”

Dr. Nurçin Arıkbuka
KTTB Çevre sorumlusu

Bu haber toplam 1259 defa okunmuştur