1. YAZARLAR

  2. İbrahim Özejder

  3. Okur KTFF-KOP Sürecinden Haberdar
İbrahim Özejder

İbrahim Özejder

Okur KTFF-KOP Sürecinden Haberdar

A+A-

 

• Spor medyamızın, futbolda birleşme süreci’nde, egemen siyasetten görece bağımsız bir duruş sergilemesi gerçekten şaşırtıcıdır

• YDÜ İletişim Fakültesi’nden bir grup öğrencinin araştırmasında ulaştığı 37 kişden 32’si KTFF-KOP süreci hakkında bilgi sahibi


Geçen hafta sayfamıza taşıdığımız ‘Hellimin AB’de tescili’ konusuyla kıyaslandığında, okurların ‘KTFF-KOP’ haberleriyle daha çok ilgili ve bilgili olduğu ortaya çıktı.

YDÜ İletişim Fakültesi’nden bir grup öğrenciyle(*) bu kez gündemimizde yoğun şekilde yer alan, KTFF-KOP ilişkileri üzerine bir araştırma yaptık.

Araştırmada ulaşılan 37 kişinin 32’sinin gelişmelerden haberdar olduğu saptandı. Sadece 5 kişinin konu hakkında bilgisi yoktu.

32 kişiye şu soru soruldu ve 3 seçenek verildi: Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu(KTFF) Başkanı Hasan Sertoğlu, 30 Mart günü, Kıbrıs Futbol Federasyonu(KOP)’na katılım süreciyle ilgili FİFA’ya mektup yolladı. Süreç sonuçlanırsa ne olacak?

Verilen yanıtlar şöyle oldu:

a) KTFF KOP’a bağlanacak(9)
b) Kıbrıs’ta futbol birleşecek(12)
c) Diğer(11)

‘Diğer’ seçeneğini tercih edenlerden bazıları, düşünceleri şu cümlelerle ifade ettiler:
- Ne futbol birleşir, ne de ülke. Zemin hazır değildir, fikirler henüz birleşmiyor.
- Takımlarımız Avrupa’ya açılacak.
- KTFF’yi bu konuda desteklemiyorum.
- Sertoğlu baktı TFF ile olmuyor, ikinci doğruyu yapıyor.
- Anlaşma olmuyor, bari futbol birleşsin.
- Diyelim ki KOP’a bağlandık, Türkiyeli oyuncular Güney’e nasıl geçecek?
- Hükümet Sertoğlu’na sahip çıkmadı; bu konu da 40 senede çözülmez, masada kalır.
- 30 sene içinde UEFA kriterlerine uysaydık, KOP’a bağlanmaya gerek kalmazdı.

Futbola ilgi yüksek
Görüldüğü gibi ‘diğer’ seçeneğini tercih edenler, ilk iki seçeneği desteklemek ya da karşı çıkmaktan  çok, konuyla ilgili birşeyler söylemek isteyenlerdi. Nitekim verilen yanıtlardan bazılarını (a), bazılarını da (b) seçeneğine uygun görebiliriz.

Amacımız KOP-KTFF görüşmeleri ile ilgili haberlerin okurlar tarafından nasıl algılandığını ortaya çıkarmaktı. Bu yüzden görüşmeleri destekleyip desteklemediklerini sormadık, görüşmeler sonucunda hedeflenen çözümden ne anladıklarını öğrenmeye çalıştık.

A ve b şıkları birbirine yakın gibi görünse de aslında konu üzerinde kamuoyunda oluşan iki zıt düşünceyi ifade ediyorlar.  ‘KTFF KOP’a bağlanacak’ yorumu, Kıbrıs Türk futbolunun bir alt birim olarak Rumların yönetimi altına gireceği anlamına gelebilir. Bu, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki bütün ortaklık girişimlerine, ‘Rumların boyunduruğu altına gireceğiz’ kaygılarıyla yaklaşan kesimin tepkisini çağrıştırıyor.

‘Kıbrıs’ta futbol birleşecek’ diyenler ise KTFF-KOP görüşmelerinde çözüme ulaşılması durumunda, bunun bir boyunduruk anlamına gelmeyeceğine inanıyor. Anketimizde iki seçenek arasındaki tercihler birbirine yakın (9-12) çıkıyor. Ancak ‘diğer’ seçeneği de oldukça yüksek çıkıyor ve bu görüntü, baskın eğilimi saptama konusunda işimizi zorlaştırıyor.

Medya ‘hellim’i uzaktan ‘futbol’u yakından takip etti
“Hellimin AB’de tescili” konusuyla kıyaslayınca, okurun KOP-KTFF ilişkisi konusunda çok daha fazla ilgili ve bilgili olduğunu görüyoruz. Bunda spor medyasının da önemli bir rol oynadığını tahmin etmek zor değil.

Hellimin tescili, haber medyası tarafından kısmen ‘uzaktan’ takip edilen, az ve kopuk kopuk haberler çıkan, propagandanın haber içeriklerine daha çok sızdığı bir konu oldu. Buna karşılık KTFF-KOP görüşmeleri, Kıbrıs Türk medyası tarafından çok daha yakından takip edildi. Gazeteciler, 2-3 yıldır gelişmeleri ayrıntılı ve doğru bilgilerle aktarma olanağı buldu. Bunlara ek olarak, çok heyecanlı ve kararlı bir spor kamuoyu oluştu.

Sonuç
Son aylarda, Kıbrıslı Türklerin toplumsal varlığını yakından ilgilendiren, ‘uluslararası’ bağlantılı iki konu arka arkaya gündemimize geldi: Hellim ve futbol. ‘Hellim’ ekonomik boyutuyla daha hayati gibi görünmesine karşın, KTFF-KOP görüşmelerinin yarattığı toplumsal duyarlılık boyutuna ulaşamadı.

Neden?...

Toplumsal konularaki bilgi ve ilgi düzeyini en çok etkileyen üç faktörü sıralayalım: Siyaset, sivil toplum, medya.

Böylesi bir sonucu hangi faktör ne kadar etkiledi? Siyasetin, hellimde de futbolda da ayni tavrı gösterdiğini biliyoruz. Demek ki KTFF-KOP sürecine yönelik yüksek ilgiyi belirleyen medya ve sivil toplum oldu.

Medya özgürlüğü ve medya bağımsızlığı açısından, Kıbrıs Türk medyasının durumu tartışmalıdır. Ancak spor medyamızın, futbolda birleşme süreci’nde, egemen siyasetten, görece bağımsız bir duruş sergilemesi gerçekten şaşırtıcıdır.

Bu da ayrıca incelenmesi gereken bir konu...

(*) Araştırmaya katkı koyan YDÜ İletişim Fakültesi öğrencileri Burak Ellidört, Özkan Özeral, Ömer Hoşgör, Emre Bayram ve Kurtuluş Sözmen’e çok teşekkürler.

---------------------------------------------------

Fenerbahçe otobüsü ve medya klasiği

 

• Kişiselleştir, şeytanlaştır, kışkırt, hedef saptır

 

Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırının, futboldaki çekişmenin ötesinde anlamlar taşıdığı ve büyük senaryonun bir parçası olabileceği iddia edilirken medya yine klasik rolünü oynadı.

İlk günlerde ‘olayın çok karanlık bir eylem’ olduğu iddiaları gizlenmezken sonrasında medyanın büyük kısmı, egemen siyasetin istediği kimliğe büründü: Kişiselleştir, şeytanlaştır, kışkırt, hedef saptır.

Nisan başlarında olayla ilgisi olabileceği iddiasıyla 2 kişi gözaltına alınıyor. Yayın organlarının çoğu şu başlığı kullanıyor:

“Fenerbahçe otobüsüne saldıranlar yakanlandı”. Hatta bazı gazeteler “Bakın neden saldırmışlar” diye başlık altı yazarak iddiaya kesinlik katar. Gazeteler, iki kişiyi fotoğraflarıyla basıp ‘suçlu’ ilan eder. İşte bazı gazetelerin başlıkları:

Akşam, “Biri takip etmiş, diğeri tetiği çekmiş”
Sabah,  “Futbol teröristleri yakalandı… Biri gözetledi, diğeri vurdu”
Takvim: “İşte o ikili”

Ancak haberlerin ayrıntılarına geçtiğiniz zaman yakalanların sadece ‘şüpheli’ olduğunu anlarsınız. Nitekim mahkeme bir süre sonra yakalanları, tüfek üzerinde parmak izleri olmadığı ve olayla ilgileri saptanamadığı gerekçesiyle serbest bıraktı.

Bunun adı yargısızinfazdır. Yani medya hukuku ve medya etiği ayaklar altında…

Amaca ulaşıldı
Ancak medya izleyinin aklında kalan başlıklarla yaratılan imaj oldu. İki kişi serbest bırakıdı ama şu anda çoğu insan, suçluların yakalandığına inanıyor.  Öte yandan yansiyon düşürülmüş, saldırıdaki gizemli hava dağıtılmış, olay basit bir adli vakaya indirgenmiştir.

Bu yazı toplam 2308 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar