1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Sergi bir hafta daha uzatıldı...
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

Mandirga’da bir toplu gömü yeri… Bir babanın Koloni’deki “kayıp” mezarı…

A+A-

Mandirga ve Koloni’de Kıbrıslıtürk mezarlıklarında araştırma yaptık…

 

s4-029.jpg

24 Mayıs 2019 tarihinde yani bundan tam birbuçuk sene evvel, Mandirga ve Koloni’de Kıbrıslıtürk mezarlıklarında araştırma yapmaya gidiyoruz…

Mandirgalı değerli arkadaşımız Cezar Ekinci ve beraberindeki köylüleriyle Mandirga’da buluşuyoruz – ben ise Lefkoşa’dan Baf’a, Cemil Sarıçizmeli arkadaşımızla birlikte gidiyorum… Cemil Sarıçizmeli, Galatya’nın (Mehmetçik) Belediye Başkanı… Ama Baf’a bu sıfatla değil, babasının Koloni’deki “kayıp” mezarını araştırmaya gidiyoruz… Yanında amcası Nejat Hayatseven de var… Bu konuda İnsani İşler Komiserliği’nde çalışan çok değerli arkadaşımız Ksenofon Kallis’ten de yardım istedik ve o da Baf’a gelerek bizimle buluşuyor…

 

MANDİRGA’DA BİR TOPLU GÖMÜ YERİ…

Mandirga’da 1974’te savaşta öldürülen 20’den fazla Kıbrıslıtürk, Mandirga’nın Kıbrıslıtürk mezarlığına defnedilmiş – tümünün isimlerinin yazılı olduğu bir listeden söz ediliyor, bir kişi hariç… O kişi “meçhul” olarak defnedilmiş buraya… Vakt-i zamanında Rüstem Tatar da Kayıplar Komitesi’nde görevliyken, bir liste sunmuşmuş komiteye diye duymuştum ve bu listede de bir kişi hariç, Mandirga’daki bu mezarlığa isimsiz olarak defnedilmiş olanların isimleri yazılıymış. Ancak bu konuda daha somut bir bilgiye henüz ulaşamadım – araştırmaya devam ediyorum…

Mandirga’da önce Cezar Ekinci’nin kızkardeşinin mezarını buluyoruz. Diğerlerinden ayrı gömülmüş ve mezarı da yapılmış… Sıtkiye Abdullah, vurulduğu zaman henüz 18 yaşında genç bir kızmış… Ailenin tek kızıymış… Mandirgalı Ekinci ailesinin evlatçıkları Seden, Fuat, Cezar ve Sıtkiye imiş… 20 Temmuz 1974’te saat 10.30-11.00 gibi savaş başlamış, Sıtkiye saat 13.00 gibi sol kalçasının üstünden vurulmuş… “Ne sıhhiye, ne bir şey vardı köyde” diyor Cezar Ekinci… “Ona penisilin iğne yaptılar, aldık, yürüttük, götürdük. Bir kilometre kadar yürütüp başka bir eve götürdük. 21 Temmuz 1974’te köy teslim olduydu…”

Mandirga’da Kıbrıslıtürkler’in bir taburu varmış ve bunun başına da o dönemde Türkiye’den gönderilen bir komutan bulunmaktaymış. Fakat 20 Temmuz gecesi bu komutan yanına iki kişi alarak denizden İngiliz Ağrotur üssüne kaçmış ve köylülere de hiç bir şey söylememiş. Ne tabur komutan yardımcılarına, ne bölük komutanlarına, hiç bir izahat veya bilgi vermeden çekip gitmiş. İnsanlar şaşkın bir halde, ne yapacaklarını bilmeden muhtarın evinde toplanmışlar. Ve sonuçta burası Kıbrıslırumlar tarafından bombalanınca da bir anda onlarca kişi öldürülmüş…

s1-192.jpg

Sonra Cezar Ekinci, bize ve Kallis’e Mandirga’da Kıbrıslırumlar’ın attığı havan topu sonucu ölenlerin bu mezarlıkta tam olarak nereye gömülmüş olduğunu gösteriyor… Bu Kıbrıslıtürkler, muhtar Ramadan Korhan’ın evinde toplanmışlarmış ve havan topları bu evi hedef alınca, hepsi vefat etmiş.

Köyde ilk vurulan ise Derviş Ahmet Raşit olmuş – Derviş Ahmet Raşit ise CTP’nin ilk kurucularından imiş… Atay Ahmet Raşit’in babasından söz etmekteyiz ayrıca…

 

BİR “KAYIP” MEZAR DA DİMİ’DE…

Aslında bu araştırmayı tetikleyen başka bir şey daha var: 1974’te, Dimi-Baf’ta dört yaşındaki kızını kendi bedeniyle korumaya çalışırken bazı Kıbrıslırumlar tarafından vurularak öldürülen Mukaddes Mazhar, geride dört evlat bırakmış ve bu evlatlar, trajedilerin en büyüğünü yaşamışlardı… Epeyi bir zamandan beridir de annelerinin mezarını arıyordu onlar da… Çünkü bildikleri kadarıyla anneciklerini Baf’ta hastane morgundan alıp defnedenler vefat etmiş… Dimi-Baf’ta işaret ettikleri mezardan alınan DNA için örnek ile Mukaddes Hanım’ın kızı Nadire ve oğlu Abdullah Cangil’in verdiği DNA örnekleri eşleşmemişti – demek ki bu mezarda başka bir kadın gömülüydü… Genç bir kızdı bu… Bir şüphe doğmuştu – Mukaddes Mazhar, Dimi’deki mezarlıkta ya başka bir mezarda gömülüydü ya da Baf hastanesine götürülerek morgta tutulan cansız bedeni, belki de başka bir genç kadının bedeniyle karışmış ve başka bir yerde, başka bir mezara defnedilmişti… Her ihtimali araştırmak isteyen Kallis – çünkü bunun için İnsani İşler Komiserliği’nden yardım istemişti ailesi, Mukaddes Mazhar “kayıp” olmadığı için Kayıplar Komitesi’nin yapacak bir şeyi yoktu – Mandirga’da defnedilmiş olan Sıtkiye Abdullah’ın mezarını da görmek istemişti… Cezar Ekinci de gönüllü olarak DNA örneği vererek, Dimi’deki mezarda gerçekte kızkardeşinin yatıp yatmadığının ortaya çıkarılmasına yardımcı olmuştu… İlerleyen günlerde bu DNA testleri için Genetik Enstitüsü’ne birlikte gidecektik ve yapılan testlerde, Dimi’deki mezarda bulunan kadının, Cezar Ekinci’nin kızkardeşi Sıtkiye olmadığı yüzde yüz bir kesinlikle ortaya çıkacaktı – DNA testleri herhangi bir eşleşme vermemişti…

Fakat Mandirga’daki toplu gömü yeri de ilgi bekliyordu aslında… Belki de ailelere çağrı yaparak DNA örneği vermeleri ve isimsiz olarak gömülmüş olan savaş kurbanı bu Kıbrıslıtürkler’in birer mezara kavuşturulması için çalışma başlatılması gerekiyordu. Ve en az bunlar kadar önemli bir diğer nokta da, bu alana bir “kayıp” şahsın gömülmüş olmasıydı – kim olduğunu bilmediğimiz, listelere de “meçhul” olarak girdiği söylenen bir şahıs…

Mezarlıkta Derviş Ahmet Raşit’in de ayrı bir mezara defnedilmiş olduğunu ve mezarının yapıldığını gördük…

Mezarlıkta ayrıca Halit Kazım’ın da mezarı vardı… Halit Kazım, 24 Eylül 1963’te bir trafik kazasında vefat etmiş ve buraya defnedilmişti… Halit Kazım, vefat ettiği zaman Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi’nde milletvekili idi ve yerine eşi Ayla Halit Kazım milletvekili olarak atanmıştı, eşi vefat ettiği için… Mezarı burada, Mandirga Kıbrıslıtürk mezarlığında… Fotoğraflarını çekiyoruz… Sonra da Koloni köyüne gidiyoruz…

s2-161.jpg

BİR YAŞINDAYDI…

Koloni köyüne gitmemizin nedeni, buradaki Kıbrıslıtürk mezarlığının da durumunu yerinde incelemek… Çünkü bu mezarlıkta değerli arkadaşımız Cemil Sarıçizmeli’nin babacığı gömülü ama onun mezarı da “kayıp”… Onu defnedenler vefat etmiş çoktan – mezarın yerini hatırlayanlar çok yaşlanmış ama Cemil Sarıçizmeli’ye iyice tarif etmişler. Bakmaya gidiyoruz…

Cemil Sarıçizmeli, sevgili babacığı Mustafa Mehmet’i bir trafik kazasında kaybettiği zaman henüz bir yaşındaydı… Babasından ona yalnızca bir fotoğraf kalmış geriye, birlikte çekilmiş bir fotoğraf… Bu fotoğrafı paylaşıyor geçtiğimiz günlerde sosyal medya sayfasında ve şöyle yazıyor:

“Babamla birlikte olduğum elimde kalan tek fotoğraf. Birinci yaş günümde çekilmiş. Bir kaç ay sonra babam aramızdan ayrılacak, başka fotoğrafımız da olamayacaktı.

Hayat hep bilinmezlerle dolu. Bunu bilerek yaşamak en güzeli belki; kırmadan, dökmeden ve üzmeden...”

Koloni’deki Kıbrıslıtürk mezarlığının durumu çok hazin… Oraya vardığımız zaman mezarlığı insan boyundan da yüksek otların bürüdüğünü görüyoruz…

Mezarlığa ait çok geniş bir arazinin bir kısmının üstünden yol geçtiğini söylüyor Cemil Sarıçizmeli’nin amcası Nejat Hayatseven… Eskiden daha geniş imiş bu arazi ve yolun neresine kadar geldiğini bize gösteriyor… Şu anda üzerinden yol geçiyor…

Cezar Ekinci’nin çok iyi bir arkadaşı tam mezarlığın yanında oturuyor – ona sesleniyor ve bu Kıbrıslırum göçmen, çıkıp bizi karşılıyor…Vadilili Bay Kostaki, bizi çok iyi karşılıyor…

Bay Kostaki, çok eskilerde, henüz kimsecikler bu işi yapmazken güneş enerjisi sistemleriyle uğraşmaktaymış – şimdi işini kızı ve oğluna devretmiş… Mütevazi bir hayat sürüyor burada, Kıbrıslıtürk mezarlığının yanında bulunan bu bahçe evinde…

Birlikte yürüyüp tam yanındaki arazide bulunan Kıbrıslıtürk mezarlığını inceliyoruz – bir kürek ve bir tırmıkla insan boyunu aşmış olan otları azıcık sağa sola yatırmaya çalışıyorlar ki mezar yerleri ortaya çıksın…

Henüz bir yaşındayken öksüz kalan Cemil Sarıçizmeli duygulanıyor… Buradaki mezarların yerleri çok belli belirsiz ancak kendisine tarif edildiği şekliyle babasının mezarının nerede olabileceğine işaret ediyor.

Kallis, bu mezarlığın şiroyla değil ama manüel olarak yani elle, çapa ve kürekle temizlenmesi için bölgedeki sorumlu belediyeye mektup yazacak ki mezarların yerleri ortaya çıkabilsin…

Cezar Ekinci’nin arkadaşı Kıbrıslırum imkanı yok asla bizi bırakmıyor, gidip Yeroşibu’dan kleftiko alıyor, paket yaptırıyor – bahçesinde oturup yememizde ısrar ediyor… Kıbrıslırumlar’ın bu misafirperverliği hep vardı, rahmetlik annem de hep bundan bahsederdi… Köylerde buna tanık olmak insanı duygulandırıyor…

Bu ziyaretin üzerinden birbuçuk yıl geçti – Koloni mezarlığına tekrar gidip bakamadık henüz… Belki bu COVID 19 fasariyası hafifler ve burayı da, Mandirga’yı da tekrardan ziyaret ederiz diye umuyorum…

s3-084.jpg

ALİ TUNCAY’IN SÖYLEDİKLERİ…

Kültürel Miras Teknik Komitesi eşbaşkanı Ali Tuncay’ı dün arıyoruz çünkü komite, Mandirga mezarlığında çalışma yapmış…

Bize 1974’te buraya 20 civarında Kıbrıslıtürk’ün defnedilmiş olduğunu ancak Derviş Ahmet Raşit’in ayrı olarak defnedilmiş olduğunu söylüyor ve bu mezarlıkta temizlik yaptıklarını, mezarlık duvarlarını tamir ettiklerini anlatıyor. Lefkonuk’taki Kıbrıslırum mezarlığı, Lisi’deki Kıbrıslırum mezarlığı, Vuda’daki Kıbrıslıtürk mezarlığı, Karava’daki Kıbrıslırum mezarlığı ve Mandirga’daki Kıbrıslıtürk mezarlığının bakım ve tamiratları için geçen yıl Avrupa Birliği, UNDP’ye 70 bin Euro vermişti…

Ali Tuncay’a, Alsancak (Karava) Belediye Başkanı, mezarlıkta toplu olarak gömülü olduğu belirtilen Kıbrıslıtürkler’in bir listesini de sunmuş. Bu listeyi bizimle paylaştığı için Ali Tuncay’a çok teşekkür ediyoruz. Bu listeyi, Mandirgalılar yapmışlar… Liste şöyle:

Emin Cemal, Yaşar Hasan, Mehmet Raif, Aysın Galip, Derviş Ahmet Raşit, Sıtkiye A. Ekinci, Ahmet Yaşar, Bahaettin Hasip, Münir Hasip, İsmail İsmet, Tonguç İsmet, Cavit Salih Bayram, Cemaliye Emir Ali, İzzet Ahmet, Mehmet Yaşar, Mustafa Yusuf Tilki, Osman Mehmet, Özdemir Mehmet Suphi, Sevgi Ramadan, Abdullah Muzaffer.

Bu listede eksik isimler varsa, lütfen beni 0542 853 8436 numaralı telefonumdan arayınız değerli okurlarım… Eğer Mandirga’daki Kıbrıslıtürk mezarlığına yukarıdaki isimlerden başka birisinin daha defnedilmiş olduğunu biliyorsanız veya böyle bir şey duymuşsanız, lütfen beni arayınız…

Özellikle bu toplu gömü yerine bir “kayıp” şahsın gömülmüş olduğu söylemleri hakkında bir şey duymuşsanız, lütfen beni arayınız, bu yardımınıza çok müteşekkir olacağım… Şimdiden çok teşekkür ederim…

 

 

Bu yazı toplam 2745 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar