1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Hadi Öldürsene Canikom
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Hadi Öldürsene Canikom

A+A-

İskele Belediye Tiyatrosu’nun sahnelediği ve Aziz Nesin’in kaleme aldığı “Hadi Öldürsene Canikom” oyununu, önceki akşam Girne Oda Tiyatrosu’nda izledim.

Sami Yakar’ın yönetmenliğini yaptığı oyun, yalnızlığın kara mizahı olarak da betimlenebilir.

***

Türk edebiyatının ve toplumsal mizah geleneğinin en güçlü isimlerinden biri olan Aziz Nesin, eserlerinde yalnızca güldürmeyi değil; düşündürmeyi, sorgulatmayı ve toplumun aksayan yönlerini görünür kılmayı amaçlayan bir usta yazardı.

***

Sadece bir alanda değil, edebiyatın birçok alanında, çok değerli eserleri bizlerle buluşturan Nesin, roman, öykü, şiir ve taşlamalarının yanı sıra tiyatro alanında da unutulmaz eserleri edebiyata kazandırdı.

Nesin, özellikle insan ilişkilerindeki çelişkileri kara mizah diliyle sahneye taşımayı başarmıştır. “Hadi Öldürsene Canikom” da bu anlayışın en dikkat çekici örneklerinden biridir.

***

1970’te yazılan oyun, Aziz Nesin’in toplumdaki yalnızlık, sevgisizlik ve iletişimsizlik meselelerine eğildiği önemli tiyatro metinlerinden biri olarak kabul edilir.

İlk kez 1994-1995 yıllarında sahnelenen oyun, yıllar boyunca farklı tiyatro toplulukları tarafından sahnelenmiş, özellikle Türk tiyatrosunun dev isimlerinden Haldun Dormen yönetmenliğindeki yorumuyla yeniden geniş kitlelere ulaşmıştır.

Bir diğer önemli isim Dilek Türker’in öncülüğünde sahnelenen versiyonu ise “Hadi Öldürsene Canikom”u modern dönemde yeniden hatırlanmasını sağlamıştır.

***

“Hadi Öldürsene Canikom”, iki komşu yaşlı ve dul kadının hikâyesini anlatır.

Siyen ve Diha adlı bu iki kadın, yaşamın kıyısına itilmiş, yalnızlıklarını birbirlerine tutunarak hafifletmeye çalışan karakterlerdir.

Siyen, ölmüş general eşinin anılarıyla yaşarken; Diha ise kendisine yazılmış sahte aşk mektuplarıyla hayata bağlanmaya çalışır.

Ancak gazetelerde ve radyolarda dolaşan bir haber, onların monoton yaşamına korkuyla karışık bir heyecan getirir.

Kendini havagazı memuru olarak tanıtan bir adam, yalnız kadınları öldürmektedir.

***

Oyunun temel gerilimi tam da burada başlar…

Çünkü iki kadın, bu tehlikeli adamdan korkmalarına rağmen, bir erkeğin ilgisine duydukları özlemi de bastıramazlar.

Aziz Nesin, bu çelişkiyi trajikomik bir atmosfer içinde işler.

Seyirci bir yandan kahkahaya boğulurken, diğer yandan insanın sevgiye ve ilgiye ne kadar muhtaç olduğunu fark eder.

Oyunun mizahi dili, aslında modern insanın büyük yalnızlığını görünür kılar.

***

Karakterler açısından bakıldığında Siyen daha geçmişe bağlı, anılarla yaşayan bir figürdür.

Diha ise hayal dünyasına sığınan, romantik beklentilerini terk edemeyen bir karakter olarak öne çıkar. Havagazı memuru ise yalnızca bir kişi değil; aynı zamanda toplumun korkularını, bastırılmış arzularını ve güvensizlik duygusunu temsil eden bir karakterdir.

***

Aziz Nesin’in ustalığı da burada ortaya çıkar…

Karakterler yalnızca birey değil, aynı zamanda toplumsal birer aynadır.

***

Yıllar önce ilk kez Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda izlemiştim oyunu. O günden sonra Girne’de izlemek de ayrı bir keyif verdi bana.

Türkiye’de 2010’lu yıllarda Dilek Türker, Ayberk Atilla ve Tiraje Başaran kadrosuyla yeniden sahneye taşınan eser, yeni kuşak seyircilerle de buluşmaya devam ediyor.

***

Aziz Nesin’in eserlerine de burada bir paragraf açalım, bu eserler aradan geçen yıllara rağmen eskimemektedir.

Çünkü onun anlattığı meseleler hâlâ günceldir: yalnızlık, sevgisizlik, korku, toplumsal yabancılaşma ve insanların birbirine ulaşamaması…

“Hadi Öldürsene Canikom” da tam olarak bu yüzden yalnızca bir komedi değil; insan ruhunun kırılganlığını anlatan güçlü bir toplumsal eleştiridir.

***

Aziz Nesin, mizahı bir eğlence aracı olmaktan çıkarıp topluma tutulmuş bir aynaya dönüştürmüş; bu oyunla da seyirciyi hem güldürmüş hem de derin bir sorgulamaya davet etmiştir.

***

İskele Belediye Tiyatrosu da Sami Yakar’ın yönetiminde bu oyunu sahneledi.

Bilen Kılıç, Ceren Boyacı ve Mehmet Külçer’in oyunculuğunda sahnelenen oyunda dekor ve tasarımda Yalçın Arıcı’nın imzası var.

Işıkta Duha Arıcı, suflöz de Muhterem Hocaoğulları ve afiş tasarımında da Ebru Kırmızı’nın adını görüyoruz.

***

İzlemeyen varsa, günlük yaşamın koşullarından uzaklaşıp da bir nefes almak, düşünmek adına bu oyunu izlemesini öneririm.

***

Oyunun tanıtım broşüründen:

“İskele Belediye Tiyatrosu olarak bu yıl kuruluşumuzun 10. yılını doldurduk.

Bu 10 yıllık süreçte tiyatro kültürünü İskele ve çevresine yerleştirmeye çalıştık.

Hedefimizi hep yüksek tutarak size en iyisini sunmayı amaçladık.

Çünkü tiyatronun, toplumun sosyal ve kültürel gelişiminde önemli bir unsur olduğunu; toplumsak sorunları sahneye taşıyarak farkındalık ve değişim yaratabileceğimizi biliyorduk.

Böylece seyircimiz olaylara farklı açılardan bakabilecek ve empati yeteneklerini geliştirebilecektir. Halkımızın tiyatroya ilgisini artırarak, estetik algısı gelişmiş, yaratıcı ve duyarlı bir toplum yaratmayı hedefledik. Bazen de mevcut düzeni, sorunları ve sebeplerini sorgulamaların istedik.

Çocuklarımıza tiyatro eğitimi vererek onların sanata olan ilgisini artırmaya çalıştık.

Sizleri daha fazla oyunla buluşturmak amacıyla ‘Tiyatro Günleri’ni başlattık ve bu yıl 4.sünü düzenliyoruz.

Bu oyun, aynı zamanda 4. Tiyatro Günleri’nin açılış oyunu olacak.

Önümüzdeki iki ay boyunca her hafta bir oyun izleyebileceksiniz.

HADİ ÖLDÜRSENE CANİKOM

Aziz Nesin’in en bilinen ve en çok sahnelenen oyunudur.

Yurt içi ve yurt dışında birçok ekip tarafından sahnelenmiştir.

Oyunun bu kadar sık sahnelenmesinin temel nedeni, toplumsal gerçeklikle örtüşmesi ve her dönemde insanın daima muzdarip olduğu ‘yalnızlık’ teması üzerine kurulmuş olmasıdır.”

aziz-2.jpg

aziz-3.jpg

aziz-4.jpg

Bu yazı toplam 461 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar