1. YAZARLAR

  2. Niyazi Kızılyürek

  3. Kutlu Adalı Cinayeti ve Rejimin Çöküşü
Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

‘Erkekçe’ diklenmek ve ‘kıskanç’ kadınlar

A+A-

 

Kadınlar, bir kadın politikacıyı eleştirmeyegörsünler.

Hemen yaftalanırlar:

‘Kıskandılar’!

Bu kadar basittir mesele pek çoğuna göre.

‘Kıskançlıktır’…

‘Kadının kadını çekememesidir’…

Ben de bir kadın olarak, ‘kıskandığımdan’ olsa gerek, Sibel Siber için yürütülen propaganda çalışmalarında kullanılan dilden, rahatsızım.

***

‘Erkekçe diklenmek’…

‘Erkekten âlâ işler yapmak’…

Bu sloganlar, sorunludur.

Sorunludur, çünkü en basit şekliyle kadını, erkek üzerinden tanımlamaktadır.

Ve bununla da kalmayıp, ‘diklenmek’ ya da ‘âlâ işler yapmak’ gibi ‘meziyetleri’, erkeklikle bağdaştırmakta ve Siber’i, ‘sıradan kadınlar(!)’ sınıfından çıkarıp, bu ‘meziyetlere’ sahip erkekler merhalesine yükseltmektedir(!).

Bu tür sloganlar, erkek egemen bilincin hakim olduğu ve dolayısıyla bu bilinci yeniden ve yeniden üreten eril söylemin doğal bir sonuç olarak kullanılageldiği yapılar içerisinde, ‘sıradan’ bir şeymiş gibi algılanabilir.

Ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini, gerek örgütsel çalışmalarında, gerek parti programında, gerek yasal düzenlemeler seviyesinde ve gerekse de seçim propaganda sürecinde öne çıkaran bir siyasal partinin, bir kadın adayı için böylesi sloganlar kullanması, ‘sıradan’ olarak algılanamayacağı gibi, doğru da değildir.

Ve hepimizden önce, Sayın Siber’in bizzat kendi tarafından hassasiyetle reddedilmelidir.

***

İki ihtimal vardır.

Ya CTP, bu tür sloganları tamamen özensizce/dikkatsizce kullanıyordur.

Ya da bu, bilinçli bir tercihtir.

Açıkçası, ilkine çok da ihtimal vermiyorum.

İlk günden itibaren tepki toplayan sloganların, genişletilerek sürdürülmekteki ısrarını açıklamaya yetmez çünkü bu.

Bu belli ki bilinçli ya da en azından ‘farkında olunan’ bir tercihtir.

Ya, propaganda çalışmalarını yürüten profesyonel ekibin, CTP’nin topluma sunduğu profili yeterince çalışmayıp, eril bir ‘kadın’ algısından hareketle kullanmaya alışkın olduğu yöntemleri, tepeden inme bir şekilde Siber’in slogan ‘repertuvarına’ enjekte etmesidir...

Ya da oy gelme potansiyeli yüksek kitlenin algı ve davranış eğrisine odaklanıp, eleştiri getiren kesimi, ‘oy almak için uğraşmaya değmeyecek azınlık’ olarak addedip, toplum gözünde ‘marjinalleştirmeye’ çalışmaktır.

Çünkü en doğrudan haliyle, seçim propagandalarının öncelikli hedefi seçimi kazanmaktır.

***

Sayın Sibel Siber bu seçimi kazanabilir de, kaybedebilir de...

Ve açıkçası bu slogan ‘sıkıntısının’ seçimin sonucuna ‘menfi’ anlamda bir etki edeceğini de düşünmüyorum.

CTP adına çalışan siyasal iletişim disiplini, tüm bunların artısını ve eksisini eminim hesaplamış, adımlar ona göre atılmıştır.

Ama söz konusu sloganlar, hangi amaçla kullanıldıklarının pek de bir önemi olmaksızın, bundan böyle CTP’nin, toplumsal cinsiyet eşitliği adına ortaya koyacağı tüm ‘iddiaların’ ucunda, kötü birer referans olarak, asılı kalacaktır.

Ve tabii ki bir kadın olarak, bu sorunlu propagandanın ana oyuncusu durumundaki Sayın Sibel Siber’in de...

Bu yazı toplam 3803 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar