Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

Ecvet Yusuf, Hüzün Ana’dan şiirlerle defnedildi…

A+A-

46 yıl aradan sonra Tekke Bahçesi’nde herkesi duygulandıran hüzünlü tören…

 

c1-150.jpg

46 yıl önce defnedilmiş olduğu, başka birisinin adı yazılı olan ve içerisinde beş kişinin defnedilmiş olduğu toplu mezarda kalıntıları bulunan Ecvet Yusuf, DNA testleri ardından kimliği belirlendikten sonra kendi adının yazılı olduğu ancak içerisinde başka bir şahsın kemiklerinin bulunduğu mezara dün hüzünlü ve duygusal bir törenle defnedildi… Tabutunun üzerine komutan iken giydiği üniformasının serildiği cenaze töreninde Ecvet Yusuf’un eşi Özgül Hanım, tören boyunca gözyaşları içerisinde, acı içerisindeydi…

Beş kişilik toplu mezar geçen yıl yürütülen kazılarda açılarak bu mezarda bulunanlara DNA testleri yapılmıştı. Cumhurbaşkanlığı’nın Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Ofisi’nden destek alarak Tekke Bahçesi’nde yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde, üzerinde Ecvet Yusuf’un adının  yazılı olduğu mezar da geçen haftasonu kazılarak açılmış ve içerisinden kim olduğu henüz bilinmeyen bir başka şahsa ait kemikler çıkarılmıştı. Bu insan kemiklerine DNA testleri uygulanacak ve kimliği saptanmaya çalışılacak. Ecvet Yusuf işte dün, kendi adının yazılı olduğu mezara defnedildi.

c2-134.jpg

“BABAMIN MEZARINA TOPRAK ATACAĞIM HİÇ AKLIMA GELMEZDİ…”

1974’te savaşta ilk öldürülenlerden biri olan tarih öğretmeni ve komutan Ecvet Yusuf’un cenaze töreninde bir konuşma yapan oğlu Harper Orhon, “45 yıl sonra babamın mezarına toprak atacağım hiç aklıma gelmezdi” dedi, milliyetçilik üzerinden geçinen siyasileri ve dernekleri eleştirdi… Cenaze töreninde babasının mezarının açılarak orada gerçekten de Ecvet Yusuf’un yatıp yatmadığının ortaya çıkarılması için son birkaç yıldan bu yana mücadele eden Nilgün Ecvet Orhon, eşi Özgül Orhon, oğlu Harper Orhon, Ecvet Yusuf’un ailesi, sevdikleri, okuttuğu öğrencileri, bir zamanlar komutanlık yapmış olduğu askerleri, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve eşi Meral Akıncı ile Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Yardımcısı Mine Balman ve Ecvet Yusuf’un sevenleri, tanıdıkları, hayatlarına dokanıp da iz bırakığı insanlar katıldı…

c3-063.jpg

HÜZÜN ANA’DAN ŞİİRLER…

Herhangi bir askeri ya da dini tören yapılmaması kararı alan aile adına bir konuşma yapan Ecvet Yusuf’un oğlu Harper Orhon, son 46 yıldır kendilerine gösterilmiş olan mezara ziyaretler yaptıklarını, oysa Ecvet Yusuf’un başka bir beş kişilik mezarda yattığının ortaya çıktığını ifade etti. Harper Orhon özetle şöyle dedi:  

“Babam bulunamayabilirdi de… Çok bir şey söylemeye gerek yok.  Bu konuda açılmasını sağlayan herkese çok teşekkür ederiz… İsim sıralamaya da gerek yok. Biz 45 yıl – ne kadar daha ömrümüz vadır bilmem ama – babamın torunları da bu mezara belki de bir 50 yıl, 60 yıl, 70 yıl gideceklerdi.

Geldiniz, çok teşekkür ederim. Çok sağolun, yalnız değilmişiz… Bunu gördüm. Babamın mücahitleri, öğrencileri, silah arkadaşları, bir çoğu burada. Gerçek vatanseverler burada. Ne yazık ki şehitlerin isimlerini ağızlarından düşürmeyen bilhassa bu tip dernekler – ismini vermeye gerek yok, hepsini biliyorsunuz zaten – onlar burada değil… Çünkü onlar aslında savaşta da değillerdi… Onlar her zaman olduğu gibi siniliydiler… Hala daha da sinilidirler… Sadece belirli zamanlarda çıkıp belirli kişilerin yönlendirmesiyle konuşuyorlar. Ama ülkemiz, vatanımız, bu sevdiğimiz Lefkoşamız, Kıbrısımızın her yerinde ne yazık bu acılar yaşanıyor. Türk, Rum, Türkiyeli, Yunanlı, bu topraklarda kanlarını döktüler. Evet, Atatürk’ün dediği gibi, Çanakkale’de dediği gibi, “bu topraklarda kanını döken herkes bizim evladımız” dedi. Evet, bu topraklarda ölen her insan, bizlerin evlatları oldu…

Ancak ne yazık ki bu acılar artık bitmeli, bunun için biz şehit çocukları olarak en azından kendi adıma barışı savunuyoruz ki bizim çocuklarımız, torunlarımız, bizim çektiğimiz acıları yaşamasın… Ben bunu tarif edemem, kızgınım, yazdım da birkaç sefer ama kime kızdığımı bilmiyorum. Böyle bir duygu, yaşanmamalı, çok zor… Gerçekten çok zor… Bu nedenle de söyledim, buraya gelecek olan kişiler gerçekten bu ülkeyi gerçek anlamda seven insanlar gelsin dedim. Ve sizler buradasınız… Sizlere çok teşekkür ederim…”

HÜZÜN ANA’DAN ŞİİRLER…

Ardından ünlü tiyatro sanatçısı Yaşar Ersoy söz alarak “Sevgili dostlar, biz Ecvet Yusuf’u şiirlerle uğurlamak istedik” dedi ve üç tiyatro sanatçısı Döndü Özata, Özgür Oktay ve Meliz Melahat Günalp ünlü şair Fikret Demirağ’ın “Hüzün Ana ve Çocukları” oyunundan Yaşar Ersoy’un oyunlaştırdığı şiirlerden bir bölüm sundular. Bir annenin savaşta yitirdiği oğlunun acısını anlatan şiirler, cenaze törenine katılanları çok duygulandırdı…

Şiirler ardından Ecvet Yusuf, kendi adı yazılı olan ancak kazılarda içerisinde başka bir şahsa ait kemikler bulunan mezara defnedildi. Ecvet Yusuf’un adının bulunduğu mezardan çıkarılan insan kemikleri ise DNA testleriyle kimliklendirilmeye çalışılacak.

BİR CENAZE TÖRENİ BÖYLE DE OLABİLİR…

Ecvet Yusuf’un evlatları ve tiyatro sanatçılarımız, bir cenaze töreninin militarizmden ve dinden uzak, yurdumuzun şairlerinin şiirleriyle de yapılabileceğini, bir cenaze töreni için askerlerin, atışların, din adamlarının, rap rap taşınan tabutların olması gerekmediğini gösterdiler bize… Ve herkese çok duygulu anlar yaşattılar… “Hüzün Ana ve Çocukları”ndan şiirler herkesi ağlattı ve herkes kalbinin derinliklerinde savaşın kötülüğünü, geride kalanların acısını çok derinden hissetti… Tekke Bahçesi, Tekke Bahçesi olalı böyle bir cenaze töreni hiç yapılmadıydı… Bunun için Nilgün Ecvet Orhon ve Harper Orhon’u, Yaşar Ersoy ve tiyatro sanatçılarımızı kutluyoruz…

 

 


Değerli bir okurumuzun gömü yerini göstermiş olduğu Yunan komutan Katsanis’in cenazesi, Yunanistan’a gönderildi…

1974’te savaşta St. Hilarion’da öldürülen Yunan komutan Yorgos Katsanis’in cenazesi dün Lefkoşa’da düzenlenen dini ve askeri törenler ardından ailesine teslim edildi. Törene ülkenin siyasi ve askeri yetkilileri katılarak konuşmalar yaptılar…

Çok değerli bir okurumuzun gömü yerini Kayıplar Komitesi’ne göstermiş olduğu ve 2017’de yürütülen kazılarda yedi diğer “kayıp”la birlikte kalıntıları bulunan Katsanis, St. Hilarion’da gömülüydü.

Törenlere Katsanis’in iki kızı ile Kıbrıs Cumhuriyeti Savunma Bakanı Savvas Angelidis, İnsani İşler Komiseri Fotis Fotiu,  Yunanistan’ın Ulusal Savunma Bakanı Vekili Alkiviadis Stefanis katıldılar. Fotiu, törende yaptığı konuşmada 47 Yunan vatandaşının hala “kayıp” olduğuna dikkati çekti…

Daha sonra Kıbrıs ve Yunanistan bayraklarına sarılı Katsanis’in kalıntılarını taşıyan tabut, Kıbrıs’taki Yunan kuvvetlerine teslim edildi. Katsanis’in kalıntıları bir C-130 askeri uçağıyla Yunanistan’a götürüldü.

Yorgos Katsanis için 15 Şubat Cumartesi günü, Yunanistan’ın kuzeyinde, Serres yakınlarındaki Sidirokastro kasabasında bir cenaze töreni düzenlenecek.

(Kıbrıs Haber Ajansı – 13.2.2020)

 

Bu yazı toplam 2847 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar