1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Paylaşamadılar gitti!
Halil Tunç

Halil Tunç

Doğudan yükselen ses

A+A-

Lige iyi bir başlangıç yapan Mağusa ekibi, ligin yeni ekiplerinden Değirmenlik karşısında bir galibiyet alarak puanını 9’a taşımak ve ligin üst sıralarına yerleşmek amacındaydı. Değirmenlik ise kaliteli yabancıları ile deplasmandan puanla dönmek için sahaya çıkmıştı. Maçı ilginç kılan bir diğer anektod da Mağusa Türk Gücü altyapısından yetişen üç oyuncu, Fikri Kahraman, Zeki Taçsoy ve Osman Çobanoğlu’nun sahaya Değirmenlik forması altında çıkmalarıydı.

Dirençli ve güçlü orta sahalardan oluşan iki takımın da mücadelesinde tempo yüksek ve fiziksel mücadele üst düzeydeydi. Maça hızlı başlayan ev sahibi ekip, orta sahada rakibini iyi karşılayıp, oynadığı alanı 40-45 metreye düşürünce Değirmenlik kendi sahasından çıkmakta ve oyun kurmakta büyük zorluk yaşadı. Fiziksel üstünlük sağlama mücadelesi, ikili mücadelelerin sertleşmesine sebep olurken, orta hakemin pozisyonların geneline uzak kalışı dikkat çekiciydi. 4-2-3-1 formatında sahaya çıkan iki takımdan Mağusa Türk Gücü, ilk 20 dakikada rakibine üstünlük sağlasa da, oyun daha sonra dengelendi. Özellikle Herve Amani, Rum oyun kurucu Michais Michail’in formsuz bir gününde olması nedeniyle, sahada Değirmenlik adına öne çıkan oyuncuydu. Hem orta sahadan ileriye top taşıdı hem de birçok pozisyonda sert müdahaleleri ile rakip atakları kesti. Herkes, geçen hafta mükemmel bir performans gösteren Victor Nwani’nin ne yapacağını merak ederken, Herve Amani, yeşil-beyazlı ekibin sivrilen ismiydi.

Maçın 49. dakikasında yaşanan talihsiz olay resmen yüreklerimizi ağızımıza getirdi. Değirmenlik kalesinde yaşanan bir gol pozisyonunda topu bloke etmeye çalışan kaleci Fikri Kahraman’ın yüzüne top çarpması sonrası oyuncunun dili döndü ve baygınlık geçirdi. O anda tüm sahanın içi karıştı ve büyük bir panik havası yaşandı. Sahada olan birkaç doktorun ve ilkyardım ekibinin müdahalesi sonrası Fikri Kahraman’ın bilinci yerine geldi. Tüm bu müdahaleler yapılırken sahada bir ambulansın bulunmaması gerçekten çok üzücüydü.

Olaydan 9 dakika sonra stada ulaşan ambulans, kaleci Fikri Kahraman’ı alıp hastaneye doğru yola çıktı. Bir dakikanın bile büyük önem taşıdığı insan hayatında bu kadar büyük bir gecikme, çok büyük bir acının yaşanmasına neden olabilirdi. Sahada ambulans olmaması ile ilgili sorumlu kim varsa bu ihmalin hesabını ödemelidir.

Yaşanan bu talihsiz olayın ardından oyun konsantrasyonunu kaybeden Değirmenlik, 5 dakika içerisinde iki farklı yenik duruma düşerek oyundan koptu. İki golde de oyuna yeni giren kaleci Orçun Kılıçoğlu’nun hatası vardı. Gol atmak amacıyla iyice açılan konuk ekip, tüm maç buyunca aksayan sol kanadından bir gol daha yedikten sonra iyice çözüldü. Değirmenlik teknik direktörü Muharrem Mertdin, 90 dakika boyunca aksayan ve Uğur Gök’ün çok iyi kullandığı sol kanadına önlem almayarak çok büyük bir hata yaptı.

Mağusa Türk Gücü’nün maçı kazanırken en büyük artısı, savunma ve orta sahanın takım savunması anlamında çok iyi yardımlaşması ve oyunu kısa mesafede oynamaya özen göstermesiydi. Oyunun dar alanda oynanması, oyuncuları diri tutarken, ev sahibi ekipte Nurettin Gecekuşu ve Erol Aksunlar, bir makinanın dişlisi gibi hiç aksamadan çalıştılar. Geçen haftanın etkili ismi Değirmenlik forveti Victor Nwani, bir iki pozisyon haricinde oyunda pek yoktu. Mağusa Türk Gücü savunmasında tandem oynayan ikili Mustafa Tekpınar ve Lewis Mike’ın bu etkisiz oyunda büyük etkisi vardı. Dörtlü savunma hattı ve iki defansif orta saha başarıyla kapanıp, rakibe net gol pozisyonu vermezken, özellikle Nurettin Gecekuşu, oyunu organize etme ve sağlıklı pas alışverişini sağlamakta çok başarılı oldu.   

Maçın orta hakemi Hakan Muhtaroğlu, bu sezon izlediğim en kötü orta hakemdi. Yardımcıları ile uyumsuzluğu, pozisyonlara uzak kalması, pozisyonları süzememesi ve yanlış kararları dikkat çekiciydi. Özellikle vermediği penaltı kararları çok tartışıldı. Süper Lig performansından uzak bir görüntü çizen Muhtaroğlu’nun ilerleyen haftalarda kritik hatalar yapması birçok takımın canını yakabilir.

Bu formunu devam ettirmesi ve sezona yayabilmesi durumunda Mağusa Türk Gücü’nün zirveye oynayabileceğini düşünüyorum. Ancak kilit nokta, sezonun bütününde, yedek kulübesinden gelecek oyuncuların, takıma vereceği katkıdır. Bu katkı, takımda olması muhtemel oyuncu eksiklerini aratmazsa, sarı-yeşilli ekip zirvede yer alacaktır. İdeal kadro dışında yer alan oyuncuları hazır tutmakta teknik kadroya ve bu oyuncuların kendilerine büyük görev düşmektedir. Yıllar sonra Mağusa’dan bir ekibin zirveye oynaması, lige büyük bir renk katacak ve şampiyonluk yarışını çok daha izlenir bir hale getirecektir. Ligin ilerleyen haftalarında, doğudan yükselen ses, iyi bir organizasyonla adanın kuzeyinde herkes tarafından duyulabilecek düzeye gelebilir.

 

Bu yazı toplam 1149 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar