1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kolombiya’da çatışma sonrası dönem: Adalet vaadi…” 3
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kolombiya’da çatışma sonrası dönem: Adalet vaadi…” 3

A+A-

HAFIZA MERKEZİ

Nelson Camilo Sánchez

 


Cezalandırma: kritik mesele

Zalimane eylemlerin rutin ve yaygın hale gelecek şekilde tekrarlandığı bir durumda, “adalet” ve “uygun ceza” gibi terimlerin kesin anlamını belirlemek zor. Kant’ın adını koyduğu ve Arjantinli hukukçu Carlos Santiago Nino’nun yirmi yıldan uzun bir süre önce tekrarladığı gibi, mutlak kötülükle nasıl yüzleşilebilir?

HRW’nin bu yazının başında bahsi geçen itirazlarından başlayarak, hukuki tartışmaların en alevli olduğu meselelerden biri bu. Mesele şu: uluslararası standartlar saldırının ciddiyeti ile cezanın sertliği arasında orantı olmasını gerektiriyor. Bu nedenle, en ciddi suçlar en şiddetli şekilde cezalandırılmalı. Bu, açık ki, daha önce sözü edilen uluslararası suçları içeriyor. Ancak, müzakere edenler için tek seçenek, özellikle de bunlar uzun hapis süreleri olduğunda, ağır cezalara teslim olmak iken, müzakereye dayanan bir adalet mekanizmasına ulaşılması imkansız görünüyor.

Sorulması gereken soru ise şu: Bu suçlara hapis cezası dışında alternatifler düşünmek imkansız mı? HRW gibi bazıları evet yanıtını veriyor çünkü en sert cezalar özgürlükten mahrum bırakmayı içerir. Dejusticia gibi diğerleri ise, uluslararası anlaşmalar yaptırımın sadece hapsi içermesini hiçbir zaman gerektirmediği için, bunun aslında mümkün olduğunu savunuyor. Ek olarak, bugün kendisi ciddi bir krizle yüz yüze olan bir kurum olan “hapis” konseptinin kısıtlılığı ve sorunları göz önünde bulundurulduğunda, alternatif cezalandırmaların barış süreçlerine yalnızca uygun olmakla kalmayıp, aynı zamanda genel olarak daha etkili de olabileceğini savunanlar var.

Ancak eşdeğer seçenekler ya sınırlı ya da pek ümit vaat etmiyor. Bir yanda, en başarılı onarıcı adalet politikaları illa ki silahlı çatışma bağlamında geliştirilmiş değil ve birçok yerde küçük suçlar için öngörülmüş. Öte yanda, çatışma sonrası bağlamlarda onarıcı adalet yaptırımlarına dair birçok sistematik örnek çok köklü geleneksel adalet bağlamlarında (Uganda, Ruanda ve Doğu Timor gibi) gerçekleşmiş ve sonuçları karma bir geribildirim almış.

Bardağın yarısının dolu yarısının boş olduğu bu senaryo ile Kolombiya anlaşması cesur bir karar verdi: daha geleneksel bir mahkemeler sistemini (resmi bir savcı ve adalet dağıtan bir mahkeme), cezanın “hak ve özgürlüklerin etkili şekilde kısıtlanmasını” içerebilmesi olasılığı ile birleştirme.

Bu, hapse alternatif tedbirlerin cezalandırma teşkil edebilmesini mümkün kılan ama bu tedbirlere kısıtlamalar da getiren açık bir dil. Tedbir (ki diğer şeylerle birlikte mayın temizlemeyi, kurbanlar yararına kamusal altyapı inşası veya kamusal hizmetleri içerebilir), temel amaca hizmet etmeli ve etkili bir kısıtlama olmalıdır. Yani, tedbirin bir tazminat ve etkili bir yaptırım teşkil etmesi şartını yerine getirerek, bu tedbiri ceza olarak çekenlere külfet getirecek bir sınırlama oluşturmalıdır. İkincisi, tedbir kurbanlar için orantılı bir tazminat içermelidir. Ve sonuç olarak, tedbir, eski savaşçının topluma doğrudan veya dolaylı olarak verdiği zararın onarılmasına yönelik olmalı, yani tedbir aynı zamanda kırılan toplumsal bağları tamir etmede onarıcı bir işleve de sahip olmalıdır.

Belirli bir cezalandırmanın bu üç gerekliliği ne derece karşıladığını belirlemenin yalnızca uygulama üzerinden mümkün olacağı, iddialı bir formül bu. Ama mümkün ise, bu üç hedef, hapis cezasının kurbanların haklarına daha saygılı veya daha uzlaşma ve tekrarlanmama odaklı olacağını iddia etmeyi zorlaştıran bir şekilde, karşılıklı olarak birbirini destekliyor.

Henüz hiçbir şey sona ermiş veya tartışma bitmiş değil. Hükümet ile FARC arasındaki kapsamlı barış anlaşması sona yaklaşmış olabilir ama henüz nihayetlendirilmedi. Bu nedenle, adalet anlaşması henüz ulaşılması ve realite haline getirilmesi gereken bir hedef. Dahası, anlaşma imzalansa bile, tarafların önünde kağıt üzerindekini hayata geçirmek gibi zor ve maliyetli bir görev olacak. Ama uzun bir savaş ve adaletsizlik dönemi ardından haberler ümit vaat ediyor.


Çeviren: Serap Güneş
(HAFIZA MERKEZİ - Nelson Camilo Sánchez – 9.6.2016)

Bu yazı toplam 714 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar