1. YAZARLAR

  2. Niyazi Kızılyürek

  3. Kıbrıslı Türklerin Avrupa Yolculuğu
Niyazi Kızılyürek

Niyazi Kızılyürek

Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıslı Türklerin Avrupa Yolculuğu

A+A-

Kıbrıslı Türkler Atatürk’ün Batılılaştırma projesine ilk giren Türk kökenli topluluk oldu. Ne Yunanistan Türkleri, ne Bulgaristan Türkleri ne de başka yerlerde yaşayan Türki topluluklar Atatürk reformlarını Kıbrıslı Türkler kadar hızlı ve derinden kabul etmediler.

Hatta bizzat Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yüzünü Batıya çevirenlerin sayısı bir elin parmağını geçmediği zamanlarda bile Kıbrıslı Türkler süratle Batılı, laik bir toplum olma yönünde ilerliyor, irade sergiliyorlardı.

Örneğin Fesi herkesten önce Kıbrıslı Türkler çıkardı. Hem de hiçbir zorlama olmadan... Latin Alfabesini ise hemencecik benimsediler. Türkiye’de Harf Devriminden 30 sene sonra bile eski yazıyla yazan başbakanlar varken, Kıbrıslı Türkler akıcı şekilde modern Türkçe yazıyorlardı.

Türkiye’de imam nikahı yaygın bir uygulama iken ve Kıbrıslı Rumlar dini nikah kıyarken, Kıbrıslı Türkler medeni aile yasasını geçirip uygulamaya koydular ve dini nikaha son verdiler.

Uzun lafın kısası, Kıbrıslı Türkler modern Türkiye’nin kurucu ilkelerini benimseyip dünyanın en laik toplumlarından biri oldu.

Yüzleri Batı’ya dönük olan Kıbrıslı Türklerin 2002-2004 yılları arasında başlattığı büyük çözüm kalkışması, Avrupa Birliği üyeliği söz konusu olmasaydı, kuşkusuz o denli güçlü ve görkemli olmazdı.

Kıbrıs’ın AB üyesi olacağı kesinleştikten sonra, yani AB’nin Helsinki Zirvesi (1999) sonrasında çözüm için seferber olmaları tesadüf değildir. Kıbrıslı Türkler o günlerde önlerine dikilip AB yolunu kesmek isteyenlere sağlam bir şamar vurdu. Derin devlet, asker, Denktaş  ve Denktaş’ın Türkiye lobisine karşı “AB ve çözüm” diye haykırdı.

Mümtaz Soysal ve kendini beğenmiş diğer akıldaşları, “siz kim oluyorsunuz da Türkiye’den önce AB’ye girmeye kalkışıyorsunuz” dedikçe, Kıbrıslı Türkler çığ gibi büyüyen kalabalıklar halinde sokaklara döküldüler ve “biz Kıbrıslıyız, biz Avrupalıyız” diye haykırdılar.

Fakat ne yazık ki Kıbrıslı Türkler siyasi bir topluluk olarak AB üyesi olamadılar. Annan Planının masaya yatırıldığı 11 Kasım 2002 tarihinden Kıbrıs’ın resmen AB üyeliğini imzaladığı 2003 Nisanına kadar çözüme yanaşmayan asker-sivil çevreler Kıbrıslı Türklere büyük kötülük yaptılar. 2004 yılına geldiğimizde Kıbrıslı Türkler coşkulu bir sel gibi akarak Türk Ret Cephesinin diktiği bütün barikatları devirmişlerdi ama artık iş işten geçmiş, atı alan Üsküdar’ı geçmişti.

Türk Ret Cephesinin sayesinde bütün ada adına AB üyesi olan Kıbrıs devletini 1964’ten beri tek başına yöneten Kıbrıs Rum toplumu hiçbir engelle karşılaşmadan Annan Planına hayır diyebildi. Bu tarihsel fırsatı Kıbrıslı Rumlara altın tepsi içinde sunan dönemin dar görüşlü milliyetçilerinden başkası değildi.

Yine de Kıbrıs’ın AB üyeliğinden Kıbrıslı Türklerin payına bir şeyler düştü. AB yurttaşı oldular ve bir miktar AB yardımı almaya başladılar.

Dar görüşlü milliyetçi cenah bugünlerde yeniden sahne alarak AB vatandaşı Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılmasını engellemek için çırpınıp duruyor. Neymiş? Gün gelecek dünya KKTC’yi tanıyacakmış, KKTC ayrı bir devlet olarak AB’ye katılacakmış veya Kıbrıslı Türkler Avrupa Parlamentosuna kendi temsilcilerini gönderecekmiş...

Hiçbir temele dayanmayan bu asılsız iddialarla Kıbrıslı Türklerin diğer AB yurttaşlarıyla kader birliği yapmasının önü kesilmek isteniyor, AB yurttaşı oldukları unutturulmak isteniyor.

Hatırlamak direnmektir!

Kıbrıslı Türkler çoktan beri Avrupalıdırlar ve bir süreden beri de AB yurttaşıdırlar.

Ve artık bunu dünya aleme göstermek ve görünür kılmak istiyorlar...

Bu yazı toplam 1707 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar