1. YAZARLAR

  2. Necmi Belge

  3. Kıbrıs’ta İlk Türk Spor Kulüpleri
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yanlış Trende miyiz?

A+A-

Friedrich Nietzschei, “Yanlış trene bindiyseniz; koridorda ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur!” O halde yanıtlamamız gereken en öncelikli soru: Yanlış trende miyiz?”

Bugün tüm dünyayı saran Covid-19 etkisinin yanında her şeye rağmen baş döndürücü hızla gelişen teknolojik değişim bireyleri ve toplumları derinden etkiliyor. Elbette bu değişimin gerisinde kalmamanın temel koşulu, donanımlı olmaktır. Ancak bireylerin kendilerini sadece bilişsel açıdan donanımlı hale getirmeleri yeterli olmayacaktır. 

Öğrencileri önceden belirlenmiş ifadeler ışığında, şablon yanıtlara göre eğitmenin hiçbir anlamı yoktur. Sorunlar yumağı haline almış okul uygulamalarımız, sadece öğrencileri sınavlara alabilme koşullarını düzenleme kaygısıyla ele alınması, sınav sistemine dayalı bir eğitim yaratmaktan öteye gitmeyeceği gibi, öğrencileri de ezbere bilginin altında ezmekten başka bir işe yaramayacaktır.

  • Şu sınavı kazanayım yeter…
  • Koleje gireyim da gerisi önemli değil…
  • Üniversiteye bir gireyim başka bir şey istemem…

Ne yazık ki bu istekler hiçbir şey için yeterli olmuyor. Dahası işsizliğin de verimsizliğin de temel nedenin sınav endeksli bir eğitim sistemi olduğunun ispatı gibi duruyor…

2019 yılında gerçekleştirilen “nitelikli eleman problemi” araştırmasında ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmacılara göre eğitim sisteminin sınav endeksli olması nitelikli eleman yetişmesini engelliyor…  Araştırma bulgularına göre üniversiteyi kazanmayı nihai amaç olarak gören öğrencilerin iş hayatına zihinsel, psikolojik ve sosyal açıdan hazırlanamadıkları için işsizlik problemi yaşadıklarını gösteriyor.

Eğitim, bir yandan toplumun kültürel değerlerini zenginleştirerek genç kuşaklara aktarırken, diğer yandan da toplumun geleceğini güven altına almak için eleştirici, yaratıcı, yeniliğe açık, toplumsal değişmeyi sağlamaya çalışan aktif ve etkin bireyler yetiştirmelidir. Yani eğitim, bireyde nitelikli sosyalleşmeyi sağlamalıdır. Nitelikli sosyalleşmeyi sağlamış birey;

  • Çevreye duyarlı, toplumsal yaşama aktif olarak katılan ve ülkesinin problemlerinden haberdardır olan bireydir.
  • Ülkede yaşanan problemlerin hangi siyasi istismardan kaynaklandığını bilen ve bu istismarlara karşı aktif bir duruş sergileyebilen bireydir.
  • Yalan, vaat ve vizyonsuz siyasi kurgular ile toplum ihtiyaçlarına dönük siyasi vizyon ve hedefleri bilinçli bir şekilde ayırabilen bireydir.
  • Özgüven sahibidir. Düşüncesini özgürce söyleyebilen, sorgulayıcı ve yaşadığı problemlere çözüm önerileri getirebilen bireydir.
  • Hem yerel hem de evrensel değerleri dikkate alan ve sürekli gelişmeye açık bireydir.
  • Hangi siyasi anlayış ve yaklaşımın ülkeyi yönetmesi gerektiğine, toplumsal olarak bakabilmeyi başarmış bireydir.

Kısacası ya geleneksel eğitim uygulamalarına sıkı sıkıya sarılarak ezbere bilgi öğretmeye devam edeceğiz ya da teknolojiyi okulda daha çok kullanarak takım çalışması, işbirliği, eleştirel düşünme, yaratıcılık, iletişim gibi üst düzey becerileri işe koşarak eğitim sistemimizin niteliği yükselteceğiz…

Başka bir ifadeyle, Nietzschei dediği gibi “ya doğru trene binmeyi öğreneceğiz ya da yanlış trende olup koridorda ters tarafa yürümeye devam edeceğiz”  


Buraya Dikkat

Çocuk Yetiştirmede Doğru Bildiğiniz Yanlışlar

Çocuğunuzun seçim yapmasına izin verin. Onun yerine düşünmeyin ve bunu ona bırakın. Her konuda ona fırsat tanıyın… Onu, görev ve sorumlukları ile baş başa bırakın. Yaşına, gelişim düzeyine ve ruh haline uygun sorumluluklar verin, başarması için onu destekleyin. Böylelikle çocuğunuza, kendisine yetmeyi ve kendi kendisini yönetmeyi öğretmiş olacaksınız…

Çocuğunuzun görebileceği ve kolayca alabileceği bir kitap köşeniz olmalı. Vitrinlerinizi süs eşyaları doldurabilirsin ama en az bir köşesini kitaba ayırmalısınız. Böylece çocuğunuzun büyüme sürecinde kitaplara yabancı kalmamasını sağlamış olursunuz.

Anne-babalar genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak, onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Oysa bu yardım çoğu zaman çocuğa; “sen bunu yapamazsın”, “sen yeterince iyi değilsin” mesajını verir. Bu da çocuğunuzun özgüven kazanmasını engeller. Çocuğunuzun, bir işi başarması için mücadeleye davet edilmesi gerektiğini unutmayınız.

 

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar