“Düğmeye basanın kim olduğu belli”

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Sertaç Sonan, “sahte diploma ve yolsuzluk” soruşturmasını YENİDÜZEN’e yorumladı.

Serap ŞAHİN

Kıbrıs’ın kuzeyinde “yolsuzluk algısı” üzerine rapor hazırlayan Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Sertaç Sonan, “sahte diploma ve yolsuzluk” soruşturmasını YENİDÜZEN’e yorumladı, “ ‘balık baştan kokar’ durumu söz konusu”  ifadelerini kullandı.

YENİDÜZEN’in sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Sertaç Sonan, ülkedeki “yolsuzluk” vakalarında artış olduğuna dikkat çekti, en temel nedeninin yolsuzluğa yargı önünde hesap verilmemesinden kaynaklandığını ifade etti. Sonan, “Bu tartışmalara son vermenin yolu tüm iddiaların etkin bir şekilde araştırılmasından ve yasaları çiğneyenlerin, ucu kime dokunursa dokunsun, cezalandırılmasından geçiyor. Bu kurumlarımızın yaşadığı güven ve itibar kaybını ancak bu şekilde telafi edebiliriz” şeklinde konuştu.

 

“ ‘Balık baştan kokar’ durumu söz konusu”

YENİDÜZEN: Yolsuzluk algısı raporu hazırlayan biri olarak, “sahte diploma” meselesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Ülkemizdeki yolsuzluk vakalarında, 2020 yılında başlayan ve Prof. Dr. Ömer Gökçekuş’la birlikte 2017 yılından beri yürüttüğümüz yolsuzluk algısı çalışmalarına da yansıyan, bir yükseliş trendi olduğunu söylemek mümkün.  

Sahte diploma konusunun da bu genel trendle ilişkilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Son yıllarda ülkemizde skandal üstüne skandal yaşanıyor ve çoğu zaman bunların üzerleri kapatılıyor. Gazetenizin ortaya çıkardığı ve sizin de birkaç hafta önce hatırlattığınız ‘özel jet skandalı’ buna güzel bir örnek…

Yolsuzlukların bir anda artmasının ve her yanımızı sarmasının en temel nedeninin yolsuzluğa karışanların bir türlü yargı önüne getirilip, hesap verdirilmemesi olduğunu söyleyebiliriz. Bazı üst düzey yetkililerin haklarında birçok yolsuzluk iddiası bulunduğu halde, ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşmalarının, bir başka deyişle yapanın yanına kar kalmasının, toplumun geri kalanında da bir yozlaşma yarattığını düşünüyorum. Maalesef bir, ‘balık baştan kokar’ durumu söz konusu.”

İlgili Haber: 

 

“Süreç derinlemesine devam etmeli”

YENİDÜZEN:  Sizce şu an gelinen nokta buz dağının görünen yüzü mü?

“Bunu öğrenebilmenin yegâne yolu başlatılan soruşturma sürecinin derinlemesine bir şekilde devam ettirilip, gerekirse diğer üniversiteleri de kapsayacak ve en küçük şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde tamamlanmasıdır.

Ülkemizin en önemli kurumları arasında bulunan üniversiteler ve onları denetlemekle görevli olan YÖDAK üzerinde uzun zamandır çok fazla tartışma yaşanıyor. Bu tartışmalara son vermenin yolu tüm iddiaların etkin bir şekilde araştırılmasından ve yasaları çiğneyenlerin, ucu kime dokunursa dokunsun, cezalandırılmasından geçiyor. Bu kurumlarımızın yaşadığı güven ve itibar kaybını ancak bu şekilde telafi edebiliriz.

Tabii, bunun olabilmesi için ciddi bir siyasi iradeye gerek var. Ancak, bizdeki siyasi irade ‘ne yaparım da yolsuzlukların üstünü kapatırım’ derdinde. En üst siyasi makamların tavrına baktığımız zaman, bu son olayda da, maalesef aynı şeyi görüyoruz. Buna rağmen soruşturmanın devam etmesi, tabii ki, iyiye işaret. Soruşturmayı sürdüren kurumlarımız övgüyü hak ediyor.”   

 

“Düğmeye basanın kim olduğu belli”

YENİDÜZEN: Peki, size göre düğmeye kim bastı?

“Benim takip edebildiğim kadarıyla, sahte diploma skandalında düğmeye basanın kim olduğu belli aslında. İlgili üniversitenin sahibi, bilindiği üzere, MHP’li bir milletvekili… Süreç, üniversite içerisinde yapılan mali denetim sonrasında, uğradığı maddi zararı fark etmesi ve Mali Polis’e başvurması üzerine başlıyor. Konunun YÖDAK’a uzanması, bu süreçte yapılan inceleme sonunda ortaya çıkan belge ve ifadelerin bir sonucu.” 

Özel Haber Haberleri