Re’sen vergi tepkileri ve tartışmaları devam ediyor...
Son zamanlarda, ülkemizde pek çok işletme ve esnafın kendilerine vergi dairesi tarafından gönderielen yüksek rakamlı resen vergiler karşısında kızgın ve infial içinde olduklarını duyuyoruz.Bu konuda, Vergi Dairesi titiz çalışmalı ama kantarın topuzunu kaçırmamalıdır.
KKTC Vergi Dairesi'nin temel görevlerinin başında, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve vergi gelirlerini etkin biçimde tahsil etmektir.Bu bağlamda, gelirini beyan etmeyen veya zamanında beyan etmeyen mükelleflerle, defter ve belgelerin gerektiği şekilde ibraz edilememesi gibi durumlarda ya da gelirini olması gerekenden çok az beyan mükelleflere, yasa gereği resen vergi gönderilebilmektedir.
KKTC’de, Vergi Usul Yasası’nın 31. maddesi, re’sen vergi tarhının nedenlerini düzenlemektedir. Yasa’ ya göre, re’sen tarh, vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak saptanmasının mümkün olmadığı hallerde, Vergi Dairesince takdir edilen matrah üzerinden vergi tarh edilmesidir.
Vergi Usul Yasası’na göre, re’sen vergi tarhı nedenleri olarak, aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin mevcut olmadığı kabul edilir.
Beyannamenin süresinde verilmemesi
Vergi beyannamesi, yasal sürenin sona ermesinden itibaren 15 gün geçtiği halde verilmemişse, re’sen tarh nedeni oluşur.
Beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgilerin gösterilmemesi
Beyanname yasal veya ek süre içinde verilmiş olmakla birlikte, beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemişse, re’sen tarh nedeni vardır.
Zorunlu defterlerin hiç veya kısmen tutulmaması ya da ibraz edilmemesi
Yasaya göre tutulması zorunlu olan defterlerin tamamının veya bir kısmının tutulmamış olması veya vergi incelemesine yetkili kişilere ibraz edilmemesi re’sen tarh nedenidir.
Defter, belge ve hesapların güvenilir olmaması
Defter kayıtları, bunlara ilişkin belgeler ve hesaplar; vergi matrahının doğru ve kesin olarak saptanmasına olanak vermeyecek derecede eksik, usulsüz veya karışık ise ve bu nedenle delil olarak kabul edilemiyorsa re’sen tarh yapılabilir.
İnceleme sonucunda vergi kaybının tespit edilmesi.Yukarıdaki durumların dışında, elde edilen bilgi ve/veya belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda vergi kaybına sebebiyet verildiğinin saptanması da açıkça re’sen tarh nedenidir.
KKTC’de Re’sen vergi uygulamasının başlıca olumsuzlukları şunlardır;
Mükellefin, gerçek geliri kesin olarak belirlenemediğinde, Daire’nin tahmini bir gelir kullanması, mükellefe gerçek gelirinden daha yüksek bir vergi çıkmasına neden olmaktadır.
Örneğin, Aynı sektörde faaliyet gösteren iki işletmenin kayıt ve belge durumları farklıysa, re’sen uygulaması nedeniyle farklı vergiler ortaya çıkabilir. Bu da, vergilemede eşitlik ve adalet algısını zedeleyebilir.
Gerçek gelirden daha yüksek bir matrah üzerinden resen vergi gönderilmesi durumunda, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yüksek vergi borcu ve finansal sıkıntı yaratabilir.
Vergi Mükellefi, takdir edilen verginin gerçek durumu yansıtmadığını düşünürse, itiraz ve dava süreçlerine başvurabilir. Bu da, Daire ile yükümlüler arasındaki anlaşmazlıkları artırabilir.
Mükellef, kendisine uygulanan resen verginin, objektif ve ölçülebilir kriterlerden ziyade, idarenin takdirine veya siyasi duruşuna göre dayandığını düşünürse, vergi Dairesinin tarafsız olmadığı kanaatine varabilir. Bu durum da, vergi ödeme kültürüne zarar verebilir.
Re’sen verginin amacı, kayıt dışı veya belgesiz faaliyetlerden kaynaklanan vergi kaybını önlemek olsa da, resen verginin aşırı veya hatalı kullanıldığı algısı oluşursa, bazı işletmelerin kayıt altına girmekten kaçınmasına yol açabilir.
Re’sen vergi gönderilmesinin, hangi koşullarda, hangi objektif kriterlerle ve ne ölçüde kullanıldığı son derece önemlidir. Re’sen verginin, hele de siyasi gerekçelerle kullanılması ise kabul edilemezdir ve vicdanları yaralamaktadır.
Re’sen vergilendirmenin en önemli sakıncaları; Vergi Dairesinin, vergi takdirlerinde abartılı davranarak hata yapması, vergi adaleti sorunu, mükelleflere getirdiği finansal yük ve Vergi Dairesi ile vergi mükelleflerinin uyuşmazlıkların çoğalması ile Daireye güvenin azalmasıdır.
KKTC’de işletmeler, sanayiciler ve küçük esnafın re’sen vergi uygulamasına yönelik temel tepkisi; uygulamanın ekonomik koşullar dikkate alınmadan, ağır ve zaman zaman keyfi bir yük oluşturduğu yönündedir.
İşletmeler, vergi vermekten kaçınmak istemiyor.Ancak, işletmelerden tahmini değil, gerçek kazanç üzerinden, adil, ölçülü, öngörülebilir ve işletmenin yaşamasını engellemeyecek şekilde vergi alınması gerekmektedir.






