1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Gıda, eğitim ve sağlık enflasyonu alarm veriyor
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Gıda, eğitim ve sağlık enflasyonu alarm veriyor

A+A-

KKTC’de yıllık enflasyon, (Geçen Temmuz’dan bu Temmuz’a) yüzde 38.10’a ulaştı. Böylece, yılın ilk 7 aylık toplam enflasyonu da yüzde 20.34 olarak gerçekleşti.

Yıllık enflasyonda, Eğitim ana grubunda yaklaşık yüzde 65, Sağlık ana grubunda ise yaklaşık yüzde 44 fiyat artışları olmuştur. Halkın temel ihtiyaçları olan, sağlık ve eğitimdeki enflasyon oranları, genel enflasyon oranının oldukça  üstünde seyretmektedir.

1 yıl içinde, eğitim ana grubundaki en yüksek artışlar, başta özel üniversite ücretinde ve diğer özel okul ücretlerinde, ayrıca, okul kitap ve kırtasiyelerinde görülmüştür. Sağlık ana grubundaki en yüksek artışlar ise, özel hastane ameliyat ücretinde ve bazı ilaçlarda görülmüştür.

Yaşanan yüksek enflasyon oranları karşısındaki temennim, sağlıkta ilaç eksikliklerinden ve devlet okullarında konteyner sınıflardan ve okullardaki eksikliklerden kurtulmamızdır.

Ülkemizde, yıllık gıda enflasyonu da, şu anda yüzde 43’ü geçmiştir. Genel enflasyon oranında ve gıda enflasyonunda Avrupa şampiyonuyuz. Türkiye'de ise, yıllık gıda enflasyonu, yüzde 37,53 olarak gerçekleşti. Avrupa Birliği gıda enflasyonu ortalaması ise, yüzde 1,2'dir.

Gıda enflasyonunun yüksekliğini, 4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarını kapsayan açlık sınırında  da görüyoruz.

4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarını oluşturan açlık sınırı, Temmuz ayı sonu itibarıyla, 45 bin 389 TL’ye ulaşmıştır.  Ağustos ayı rakamları açıklandığı zaman, bu tutarların daha da arttığını göreceğiz. Gıda harcamalarını zor karşılayan  asgari ücretle, dar gelirlilerin geçinmesi mümkün değildir.

Ülkemizdeki gıda ürünlerinin özellikle de meyve, sebze, et fiyatlarının aşırı yükselmesi, halkın tepkisini çekmektedir. Zira, bu ürünlerde kendi kendine yeten ve geçmişte bu ürünleri ihraç eden bir ülkeydik.

Öte yandan, Hal Yasası geçmesine rağmen, tüzükleri geçmediği için maalesef uygulamaya geçilememiştir. Sağlıklı, güvenilir gıda ürünlerine ulaşım için çok önemli bir yasadır. Süratle, eksiklikleri tamamlanıp, uygulamaya başlamalıdır.

Et fiyatlarındaki yükselişten dolayı, tüketim güneye kaymış durumdadır. Halbuki, güneyden veya başka ülkelerden karkas et ithalatı yapılsa ve kaçakçılık önlense, devlet de vergi geliri elde edecektir. Ayni zamanda, hayvancılara teşvikler de artırılıp, et fiyatlarının dengeye gelmesi sağlanabilir.

Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ve hayvansal ürünlerin fiyatlarının aşırı yükselmesinin temel nedenleri, üretim miktarının düşmesi, girdi maliyetlerinin yükselmesi, devlet desteklerinin yetersiz kalması ve üreticiden makul fiyatlarla alınan ürünlerin, tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçlerde fiyatlarının aşırı derecede yükselmesidir.

Gıda üretimi, bütün dünyada, yoğun bir şekilde devlet teşvikleri ile desteklenmektedir. Zaten, gıda üretiminin bir ülke için önemini, Pandemi döneminde bütün Dünya görmüştü.

Ülkemizde, pek çok üreticinin ağıllarını, hayvanlarını, bahçelerini, tarlalarını satmaya çalıştığını duyuyoruz.. Hayvancılarımızın ve çiftçilerimizin üretimden kopmasına engel olmalıyız.

Mal ve hizmetlere devamlı zam yapılması, kısa sürede, artan asgari ücreti ve diğer maaşları da  eritmekte ve satın alma gücü yeniden düşmektedir.

Öte yandan, döviz kurlarında da, sön günlerde kademeli olarak bir artış görülmektedir. Yurt dışından gelen tüm malların fiyatları, kiralardan, araçlara, evlere, okul harçlarına kadar, pek çok yerde döviz kullanıldığı için, tüm bunlar enflasyonu da tetiklemektedir.

Temmuz ayı sonunda akaryakıt fiyatlarına litre başına 3 TL, geçtiğimiz hafta da litre başına yaklaşık 4 TL  zam yapıldı. Bu zamların enflasyon endeksine ve piyasaya  yansımasını  Ağustos ve Eylül aylarında göreceğiz.

Yapılan mazot ve diğer akaryakıt  zamları, hayat pahalılığı oranını yükseltmekte, toplu taşıma ücretleri, halkın yakıt giderleri ve başta tarım ve sanayi  olmak üzere pek çok sektörde kullanılan bir çok mal ve hizmete zam olarak yansımaktadır.

Halkın temel ihtiyaçları olan, özellikle gıda, sağlık, eğitim alanlarındaki pahalılık, vatandaşların harcamalarının önemli bir kısmını oluşturmakta olup, bütçelerinin sarsılmasına neden olmaktadır.

Hükümet, hiç değilse bu alanlarda, yapacağı ithalat vergileri ve KDV indirimleri ile maliyetleri düşürmeli, ayrıca, bu alanlarda yerli üretime destekleri artırarak, rekabet ortamını geliştirmelidir.

Bu yazı toplam 454 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar