
Emine Kütüküt: “Rehabilitasyon, meme kanserinde kapsamlı bakımın bir parçası”
Fizyoterapistler Derneği Üyesi Emine Kütüküt, “Rehabilitasyon, meme kanserinde kapsamlı bakımın bir parçası” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda, “kadınların günlük yaşamlarını sürdürebilmelerini destekleyen rehabilitasyon hizmetlerinin, kapsamlı bakımın ayrılmaz bir parçası olması” çağrısında bulundu.
Dernek Üyesi Emine Kütüküt yaptığı yazılı açıklamada, meme kanseri ve uygulanan tedavilerin, ağrı, kol ve omuz hareketlerinde kısıtlılık, kas gücünde azalma ve yorgunluğa neden olabildiğine dikkat çekti.
Kütüküt, giyinmekten çalışmaya kadar günlük yaşamı etkileyebilen bu sorunların, sürecin kaçınılmaz bir parçası olarak kabullenilmemesi, değerlendirme ve uygun desteğin planlanması için tedavinin tamamlanmasının beklenmemesi gerektiğini kaydetti.
Onkoloji ekibiyle iş birliği içinde yürütülen fizyoterapi ve rehabilitasyonun, kişinin sağlık durumuna ve tedavi sürecine göre planlandığını ifade eden Kütüküt, kişiye uygun egzersizler, kol ve omuz hareketlerinin, kas gücünün ve fiziksel dayanıklılığın geliştirilmesine yardımcı olabildiğini, kansere bağlı yorgunluğun azaltılmasını destekleyebildiğini vurguladı.
İzlenmesi gereken sorunlardan birinin de lenfödem olduğuna işaret eden Kütüküt, bunun özellikle lenf düğümlerini etkileyen cerrahi işlemler ve radyoterapi sonrasında elde, kolda veya göğüs bölgesinde gelişebildiğini belirtti.
“Her kadında görülmez, aylar ya da yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Yeni başlayan şişlik, ağırlık veya gerginlik hissi sağlık ekibiyle paylaşılmalıdır. Her şişlik lenfödem anlamına gelmediğinden, nedeninin değerlendirilmesi önemlidir.” diyen Kütüküt, lenfödem yönetiminde kişiye uygun egzersiz, cilt bakımı, kompresyon uygulamaları ve gerektiğinde manuel lenf drenajından yararlanıldığını ifade etti.
Rehabilitasyonun, meme kanserinde kapsamlı bakımın bir parçası olduğunu vurgulayan Kütüküt, kadınların hareket etmesini, çalışmasını ve sosyal yaşamını etkileyen güçlüklerin bakım sürecinde karşılık bulması; ihtiyaç duyulan desteğe erişimin tedavi sonrasında da sürmesi gerektiğini kaydetti.




























