1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Diplomalı Olmak
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Diplomalı Olmak

A+A-

2023-2024 öğretim yılı tamamlandı ve sosyal medya, diploma töreni fotoğraflarıyla dolup taştı. Anne-babalar çocuklarının mezuniyetleriyle gurur duydu. Dahası her anne-baba, çocuklarının sadece okul hayatlarında değil, iş yaşamlarında da başarılı olma isteklerini dile getirdi.

Anne babalar çocukları için "bir diplomaları olsun, mutlu olsunlar, zorluk çekmesinler" düşüncesine sahipken, günümüz gençleri; geleceğe giden yolda diplomanın onlara saygın bir yaşam sunmak için yeterli olmayacağını ve diplomanın işe yaramayacağını biliyorlar.

Sadece gençlerin değil, hepimizin bildiği ve derinleşen başka gerçekler de var. Örneğin;

  • Avrupa'nın birçok kentinde karşımıza çıkan bir genç en az üç yabancı dili akıcı bir şekilde konuşurken, diploma sahibi gençlerimiz bile İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşmada zorluk çekiyorlar.
  • Öğrencilik dönemlerinde bile önemli bilimsel çalışmalarda veya küresel anlamdaki sosyal sorumluluk projelerinde yer alan öğrenciler öne çıkarken, diploma sahibi gençlerimizin nitelikli bir ekip çalışmasında yer almadıklarını görüyoruz.
  • Medya okuryazarlığı, etkili iletişim, sosyal sorumluluk, eleştirel düşünme, problem çözme, inisiyatif alma gibi önemli becerilere hakim olmadıklarını ve sanatın ve kitap okumanın getirdiği hayal gücünden uzak kaldıklarını fark ediyorlar.

Ülkemizdeki okulları eğitim öğretim uygulamalarını konu alan bir doktora tez çalışmasının aşağıdaki bulguları, yukarıda bahsettiğim becerilere sahip olmayan diplomalı gençler yetiştiren bu düzensiz sistemi açıkça ortaya koyuyor. İşte o bulgulardan bazıları:

  • Öğrenciler, ilgi ve merak uyandıran sorular sorduklarında, öğretmenler bu sorulara dahi yanıt vermeden "bunlar konumuzla ilgili değildir, size anlattıklarıma bakın" diyebiliyor.
  • Öğrencilerin seçmesi ve karar vermesi gereken unsurları bile sistem belirliyor. Sistemimizde "zorunlu seçmeli" diye bir kavram bulunuyor. Öğrencilerin kendi ilgi ve istekleri doğrultusunda seçmesi gereken bazı dersleri bile, "zorunlu seçmeli" adı altında çeşitli nedenlerle sistem belirliyor.
  • Sınav odaklı bir yapıya sahip olduğumuz için asıl karar yetkisi müfredatta oluyor. Müfredat ne derse onu yapıyoruz ve diğer beceriler, tutumlar ve değerler hiçbir önem taşımıyor.

Başka bir ifadeyle 19. Yüzyıl anlayışıyla 21 yüzyıla insan yetiştirmeye çalışıyoruz… Çocuklarımızın diplomaları oluyor ama ne mutlu oluyorlar ne de zorluk çekmekten kurtulabiliyorlar…

diploma-001.png


Buraya Dikkat

21. Yüzyıl Becerileri

Yeni nesil kafasına sahip bireyler yetiştirmek için eğitim sistemimizin kazandırması gereken 21 yüzyıl becerileri:

  • Bireysel Sorumluluk: Kişisel, iş ve topluma açık alanlarda bireysel sorumluluğun ve esnekliğin yerine getirilmesi, kişinin kendisi ve başkaları için yüksek standartlar ve amaçlar belirleyip bunlara ulaşması…
  • Sosyal Sorumluluk: Başkalarının ilgi ve haklarını akılda tutarak sorumlu davranma, kişisel, iş ve topluma açık alanlarda etik davranışlar sergileme…
  • İletişim Becerileri: Değişik şekil ve ortamlardaki etkili sözlü, yazılı ve çoklu ortam iletişim araçlarını anlama, kullanma ve hazırlama…
  • Yaratıcılık ve Entelektüel Merak: Yeni fikirler geliştirmek, uygulamak ve başkaları ile paylaşmak, yeni ve farklı perspektiflere açık olmak…
  • Eleştirel Düşünme ve Sistemleri Tanıma: Bir şeyi anlamaya çalışırken mantıklı akıl yürütme, sistemler arasındaki ilişkileri anlama…
  • Bilgi ve Medya Okur Yazarlığı: Farklı şekil ve ortamlardaki bilgiyi çözümleme, erişme, kullanma, uyarlama, değerlendirme ve yaratma…
  • İşbirliği: Takım çalışması ve liderlik gösterme, farklı rol ve sorumluluklara uyum gösterme; başkaları ile verimli çalışma, farklılıklara saygı gösterme…
  • Problemi Tanımlama, Formüle Etme ve Çözme: Problemleri belirleme, inceleme ve çözme yeteneği…
  • Öz-Yönelim: Kendi anlama ve öğrenme ihtiyaçlarını takip etme, uygun kaynakları belirleme, öğrenmeyi bir alandan bir başka alan aktarma…

Okumuş muydunuz?

Hür olmadıkları halde, kendilerini hür sananlar kadar hiç kimse esir olamaz.
Goethe

Bu yazı toplam 1258 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar