1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kormacit’ten Birmingham’a hatıralar...” (1)
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

“Çok zor bir hayatımız oldu…”

A+A-

Babasını ve pek çok akrabasını Derinya katliamında kaybeden İfigenya Papakonstantinu anlatıyor…

 

ddd-009.jpg

İfigenya Papakonstantinu’yla, PEO ile DEV-İŞ Kadın Büroları olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü çerçevesinde her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz karşılıklı işyeri ziyaretlerinin birinde tanışıyoruz: Lefkoşa hastanesinde… Burada temizlikçi kadınlarla her yıl bir araya geliyoruz ve İfigenya Papakonstantinu da bir “kayıp” yakını – hastanedeki temizlikçilerin şefi durumunda, işçi statüsünde çalışıyor, toplu sözleşmeli çalışıyorlar, PEO’nun burada toplu sözleşmesi var ve İfigenya da temizlikçileri, aşçıları ve odacıları (mesincerleri) denetleyici göreviyle çalışmaya devam ediyor.

Çalışma saatleri o kadar yoğun ki, onunla buluşup konuşabilmek için mesaisinin bitiminde, hastanenin karşısındaki Mall’da görüşmeye karar veriyoruz. PEO Kadın Bürosu lideri Marina Stavrinu da geliyor buluşmamıza çünkü İfigenya, İngilizce bilmiyor ve Marina tercümanlığımızı yapıyor…

“…Babam Yorgos Kiriaku “kayıp”tır, dedem Kiriakos Kiriaku ve nenem Andriani Kiriaku “kayıp”tır. Halam Sotira Andreu “kayıp”tır. Halamın üç küçük çocuğu, “kayıp”tır. Amcam Hristakis Kiriaku da “kayıp”tır.  Hristalla’nın üç çocuğu, biri ikiz ve bir tanesi daha büyük yani beş yaşındaki Andreas, üç küçük çocuk “kayıp”tır. Yeğenim Kiriaki, 11 yaşındaydı, o da “kayıp”tır… Kiriaki’nin erkek kardeşi dokuz yaşındaydı, biri de 10 yaşındaydı… Onlar da “kayıp”tır” diye anlatıyor İfigenya Papakonstantinu…

Aslında üç yıl önce “Derinya’nın gözyaşları” başlıklı yazı dizimde, Derinya katliamını ve bu katliamda öldürülen kadınlarla çocukların hazin öyküsünü kaleme almıştım. Hristalla Kiriaku’yla röportajımızı bu sayfalarda yayımlamıştık… Hristalla, “Görümcem Sotira üç çocuğuyla birlikte “kayıp”tır… 12 yaşındaki Tasos en büyük çocuğuydu, Kulla 10 yaşındaydı, en küçük çocuğu ise 8 yaşındaki Hristos idi. İkizlerim Kika ve Maria – üçüncü yaş günleriydi – “kayıp”tır. Kız çocuğuydular…Beş yaşındaki oğlum Andreas “kayıp”tır. Kaynanam Andriani ve kaynatam Kiriakos “kayıp”tır. Bizim evden aldıkları bir karı-koca, Androniki ve Savvis “kayıp”tır.Bu çiftin komşusu olan bir diğer kadın “kayıp”tır. Adı Marika’ydı bu kadının…” diye anlatıyordu Hristalla Kiriaku… İfigenya Papakonstantinu da, Hristalla Kiriaku’nun akrabası… Çok zor bir hayatları olmuş çünkü babası, nenesi ve dedesi, amcası ve halası ve yeğenleri “kayıp” edildikten sonra, annesi üç çocukla yapayalnız kalmış… Hiç kimse kapılarını çalıp da ne ihtiyaçları var diye sormamış, “üst düzeyde birilerini tanımazdık ki” diyor… “Okula gidebilmek için çalışmak zorundaydık…”

Devlet, annesine üç çocukla geçinmek üzere 70 Kıbrıs Lirası maaş bağlamış, o kadar… Ninesi kendilerine yardım etmiş ve canla başla çalışmışlar, kendi emekleriyle geçinmeye, hayatta kalmaya çalışmışlar…

İfigenya Papakonstantinu’yla röportajımız şöyle:

 

SORU: İfigenya Papakonstantinu, kaç yaşındasın?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
57 yaşındayım…

SORU: Derinyalı mısın İfigenya?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU
: Hayır, Mağusalı’yım… 1974 öncesi babamın Maraş’ta işyeri bulunmaktaydı. Biz de Neapolis bölgesinde kalmaktaydık ailemle (Lefkoşa’nın Yenişehir bölgesinde – S.U.)… Babamın adı Yorgos Kiriaku Yorgallas idi. Annemin adı da Andrulla. 1974 yılında ben 11 yaşında idim…

SORU: Neler hatırlıyorsun İfigenya?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU
: Paraşütçülerin atlamasını hatırlıyorum… Oradan ayrılışımızı hatırlıyorum, büyük bir kamyonla… Ben ve iki erkek kardeşimle birlikteydik – erkek kardeşlerimden birisi 13, diğeri de 9 yaşındaydı… Annem o günlerde 26 yaşındaydı ve bizimle birlikte ayrılıyordu oradan… Babam yoktu yanımızda, babam ayrılmıştı oradan ve Mağusa’da tutuklanmıştı.

SORU: Nerede tutuklanmıştı babanız?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Percana’nın bahçalarında tutuklanmıştı. Bize onun Percana’nın bahçalarında tutuklandığı söylenmişti.

SORU: Maraş’tan ne zaman ayrıldıydınız?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Babamın ailesi Maratovunolu’ydu (şimdiki adı Ulukışla S.U.)…  Ancak biz Neapolis okuluna gitmekteydik. Babamı askere çağırmışlardı savaş çıkınca… Biz Neapolis’te gitmekteydik okula, bir tek babam gelip gitmekteydi iş için Maraş’a yani… Çünkü işyeri oradaydı babamın. Dedemin Mağusa’da da evi vardı. Babam orada da kalırdı çünkü işi Maraş’ta idi…

SORU: Baban ne iş yapardı?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Küçük bir balıkçı teknesi vardı, balıkçılıkla uğraşırdı babam… Aynı zamanda dikiş makinesi tamircisi idi ama Singer marka dikiş makineleri değil, Necchi marka makineleri tamir ederdi. Dedemin lakabı da Necchi idi çünkü bu marka makineleri tamir ederdi diye bu isim kalmıştı ona, oradan.

SORU: Yani Necchi dikiş makineleri dedenizindi, babanızın değildi… Öyle mi?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Evet fakat babam oraya yardım etmeye giderdi… Ve aynı zamanda balıkçılık da yapardı… Biz Lefkoşa’da Neapolis bölgesinde yaşıyorduk, babam da haftasonları gelirdi eve bizi görmeye…
Ben paraşütçüleri Trahonas bölgesinde gördüydüm 1974’te (Lefkoşa’nın Kızılbaş bölgesi)…

SORU: Yani siz Lefkoşa’nın Neapolis bölgesinden evden ayrıldığınızda, hangi gündü o gün?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
İlk işgalde ayrıldıydık oradan… Ve biz babamı ilk işgalde kaybettik… Bize haber göndermişti gidip ailesini alıp onları Trahona’ya (Kızılbaş – S.U.) getirecek diye…

SORU: Yani Derinya’dan Hristalla akrabanız mıdır?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Hristalla’nın eşi, babamın kardeşi yani amcamdır…

SORU: Yani Hristalla, amcanın eşidir – yengenizdir…
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Evet…

SORU: Neapolis’ten ayrıldıktan sonra nereye gitmiştiniz?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Palehori’ye gitmiştik, forttigoda (kamyon) yatıp kalkmaktaydık… Sonra Ayii Trimidya’ya, sonra Melunda’ya gitmiştik… Sonra da Strovulos’un üçüncü bölgesine gitmiştik… Neapolis’teki ev kendi evimizdi, kirada falan değildik yani…

SORU: Ev duruyor mu hala?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Evet…

SORU: Kim kalıyor evde şimdi?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Türkiye’den gelen yerleşikler kalıyor… Gidip ziyaret ettim evimi… Büyük bir evimiz vardı, yanımızdaki ev de teyzemlerin eviydi… Bir kez ziyaret ettik evimizi, bütün aile birlikte…

SORU: İçeriye girmenize izin vermişler miydi?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Sadece evin avlusuna girmemize izin vermiştiler… Ben şoktaydım, ağlıyordum… Bize sadece beş dakika avluda kalmamıza izin vermişlerdi… Biz de bir daha gitmedik evimizi ziyarete yani…

SORU: Daha sonra babanızı bulmaya çalıştığınızda ne olmuştu?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Bazı Kıbrıslırumlar’ın esir olarak tutuklandığını işitmiştik… Bazıları öldürülmüştü tutuklananların… Ve dört gün sonra babamın “kayıp” edildiğini öğrenmiştik… İkinci işgalden sonra da babamın “kayıp” olduğunu öğrenmiştik…Yani ikinci işgalden sonra babamın kesinlikle “kayıp” edilmiş olduğunu öğrenmiştik…

SORU: Çünkü Hristalla sağ kurtulup gelmişti Derinya katliamından… Ve kardeşçiği Alkis de kurtulmuştu sağ olarak bu katliamdan… Ama çoluk çocuk herkesi öldürmüşlerdi…
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Evet… Sonraları bize herhangi bir destek vermemişti hükümet…

SORU: Neden?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Çünkü üst düzeyde çalışan bir tanıdığımız yoktu… Belki buydu nedeni…

SORU: Babanız “kayıp”tır…
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Babam Yorgos Kiriaku “kayıp”tır, dedem Kiriakos Kiriaku ve nenem Andriani Kiriaku “kayıp”tır. Halam Sotira Andreu “kayıp”tır. Halamın üç küçük çocuğu, “kayıp”tır. Amcam Hristakis Kiriaku da “kayıp”tır.  Hristalla’nın üç çocuğu, biri ikiz ve bir tanesi daha büyük yani beş yaşındaki Andreas, üç küçük çocuk “kayıp”tır. Yeğenim Kiriaki, 11 yaşındaydı, o da “kayıp”tır… Kiriaki’nin erkek kardeşi dokuz yaşındaydı, biri de 10 yaşındaydı… Onlar da “kayıp”tır.

SORU: Bu grup, Percana’nın bahçalarında mı öldürülmüştü?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU
: Duyduğumuz oydu…

SORU: Percana’nın bahçaları, Derinya’da mıydı?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU
: Öyle sanıyorum… Yıllar önce bize bir toplu mezar bulduklarını söylemişlerdi, nenemi bulmuşlar, bir çanta bulmuşlar toplu mezarın üstünde…

SORU: Kim bulmuştu bunu? Çünkü orası askeri bölge olduğu için kimse giremez oraya…
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Bir şahit söylemişti… 15 sene kadar önce birisi bize babamın dosyasını okuduklarını anlatmıştı – bir şahide göre babam, o bölgedeki genç kızlara ve kadınlara tecavüz etmek isteyen bazı Kıbrıslıtürkler’e karşı çıkıp onların önüne geçmeye çalıştığı için dövmüşler babamı… Dosyasında varmış bu… Çok korkunç biçimde dövülmüşmüş babam, tecavüzleri önlemeye çalıştığı için…

SORU: Yani Hristalla’nın kardeşçiği Alkis koşup katliamdan kaçmayı başardığı zaman aslında babanın grubunda idi…
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Anladığım kadarıyla babam orada bir fasariya çıkarmış, ateş etmeye başlamışlar, bu karışıklıktan yararlanan bazıları koşup kaçabilmiş… Diğerleri de öldürülmüş… Ancak kim kaçabildi, onu bilemiyorum tam olarak.

SORU: Ancak Alkis’i tanıyorsun, değil mi?
İFİGENYA PAPAKONSTANTİNU:
Evet…

 

DEVAM EDECEK

 

 

Bu yazı toplam 1075 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar