1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Toplu mezarın eşiğinden dönen Eftagomili Bambos’un öyküsü…1
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Toplu mezarın eşiğinden dönen Eftagomili Bambos’un öyküsü…1

A+A-

 


Babası Dimitris Haralambu Kutras,  Galatya gölünde kazılan ilk toplu mezarda bulunan Bambos Dimitriu da az kalsın ikinci toplu mezarda bulunacaktı – bir Türk askeri son anda onu infaz edilecek altı kişilik gruptan çıkarmasaydı… Bunu farkedince, onun yerine yeğeni Mihalis Şalunas’ı alıp gitmişlerdi…

 

Babası Dimitris Haralambu Kutras Galatya gölünde kazılan ilk toplu mezarda bulunan Babmos Dimitriu da az kalsın ikinci toplu mezarda bulunacaktı – bir Türk askeri son anda onu infaz edilecek altı kişilik gruptan çıkarmasaydı… Bunu farkedince, onun yerine yeğeni Mihalis Şalunas’ı alıp gitmişlerdi…

2016 yılında Bambos Dimitriu bana Facebook Messenger üzerinden bir mesaj atmıştı:

“Merhaba, benim adım Bambos’tur” diyordu mesajında… “Çok iyi bir iş yapıyorsun, bu yüzden tebrikler. Ben Londra’da yaşıyorum ancak Galatya’da idim, altı kayıpla birlikteydim ancak son anda benim yerime yeğenimi almışlardı… Allah sana kuvvet versin ki tüm Kıbrıslı ailelere yardım edebilesin” diye yazıyordu…

Geçtiğimiz Ekim ayında “kayıplar” konusunda bir etkinliğe katılmak için çok değerli arkadaşım, “kayıp” yakını Hristina Pavlu Solomi Patça’yla Londra’ya gittiğimiz zaman, Bambos Dimitriu’yla da buluştuk ve onunla bir röportaj yaptık…

Bambos Galatya gölünde kazılan ikinci toplu mezardan çıkarılacaktı eğer son anda Galatya kulübünde bulunan bir Türk askeri onu öldürülecek altı kişilik gruptan çıkarıp yaralı birisine yardım etmesi için işaret etmeseydi…

Bu grupta Hristina’nın babası Pavlos Solomi ve erkek kardeşi Solomis Pavlu da vardı…

Ayia Triada Yalusa otobüsü dışarıdaydı, şiro dışarıdaydı, bir de landrover vardı… Altı kişiyi otobüse bindirmek üzere “seçim” yapmışlardı Galatya’daki kulüpte, beşi otobüse binmiş, altıncısı Bambos Dimitriu idi. Tam kulübün kapısından çıkarken orada duran bir Türk askeri onu elinden tutup çekmiş, cebinden bir mendil çıkararak ona uzatmış ve binada az önce bir başka askerin dövüp başını yardığı, kanlar içindeki Meletis’e yardım etmesini söylemişti. Türk askeri de onunla birlikte Meletis’in yanına gitmiş, onu yerden kaldırıp bir sandalyeye oturtmuşlar ve askerin verdiği mendille akan kanları silmeye, durdurmaya çalışmışlardı.

Bu arada otobüse altı değil beş kişinin bindiğini görenler geri dönmüşler ve içeriye girdikleri zaman en yakında duran bir kişiyi alıp “sayıyı” tamamlamışlardı – öldürülmek üzere götürülen altı kişiydi bu.

Bu, Bambos’un ikinci yeğeni Mihalis Şalunas idi… 22 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Elindeki bir sakatlık nedeniyle askerliğe alınmamıştı. Hukuk okuyordu, avukat olacaktı…

Böylece Bambos Dimitriu’nun yerine yeğeni Mihalis Şalunas gitti ölüme…

Bambos’a hayatı bir mucize eseri bağışlandı – babası ilk kazılan toplu mezardan, yeğeni ise geçtiğimiz yıl kazılan toplu mezardan çıkarıldı…

31 Mart 2018’de yeğeni Mihalis Şalunas’ın Leymosun’da cenaze töreni yapılacak…

Ondan geride kalanlar kimliklendirildi… Ailesine dönüş süreci başladı…

Bambos bize o günlerde yaşadıklarını anlattı… Eftagomi’de, Galatya’da neler olmuştu?

Hristina’nın babasını ve kardeşini sağ olarak gören en son kişilerden biriydi…

Onunla röportajımızda ilginç bir nokta daha ortaya çıktı:

Galatya gölünde Kayıplar Komitesi’nin 2006’da kazmış olduğu ilk toplu mezar, aslında ilk toplu mezar değil ikinci toplu mezardı… Ağustos’ta 20’sini 21’ine bağlayan gece ilk önce altı kişilik Kıbrıslırum grubu – içinde Bambos’un da olduğu ama son anda yerine yeğeninin alındığı – öldürülüp gömülmüştü… Ondan sonra ikinci toplu mezar kazılmış ve buraya da Yalusa’dan 9 Kıbrıslırum ile Bambos’un babası Dimitris Haralambu Kutras ve Modestos öldürülerek gömülmüştü…

Arkadaşım Hristina Pavlu Solomi Patça’yla birlikte Londra’da Bambos Dimitriu’yla yapmış olduğumuz röportaj şöyle:

 

SORU: Bambos Dimitriu… Babanıza “Kutras” diyorlardı…
BAMBOS DİMİTRİU:
Evet, babamın adı Dimitris Haralambu idi ancak ona “Kutras” diyorlardı…

SORU: Kaç kardeşsiniz?
BAMBOS DİMİTRİU:
Bir erkek kardeşim, bir de kızkardeşim vardır. Ben ortancalarıyım… Ben 61 yaşındayım…

SORU: Babanız Kutras’ın işi neydi? Neyle uğraşırdı?
BAMBOS DİMİTRİU:
Çiftçiydi babam… 1974’te çiftçilikle uğraşıyordu. Ondan yıllar önce otobüs şöförüydü, birkaç kez iş değiştirmişti ama esas olarak çiftçilikle uğraşmaktaydı.

SORU: Yani Eftagomi-Mağusa arasında mı şöförlük yapmıştı geçmişte?
BAMBOS DİMİTRİU:
Evet, aynen öyle… Kamyon sürücülüğü de yapmıştı, otobüs şöförlüğü de… Ancak 1974’te sadece çiftçilikle uğraşmaktaydı…

SORU: O zaman nasıl “kayıp” edilmişti babacığınız?
BAMBOS DİMİTRİU:
Nasıl mı?

SORU: Evet, nasıl “kayıp” edilmişti Kutras?
BAMBOS DİMİTRİU:
15 Ağustos 1974’te Eftagomililer’i kilisede toplamışlardı. Oradan da bizi Galatya’ya götürmüşlerdi. Orada bize “Paşa” hitap etmişti, inanıyorum ki Türkiyeli bir subaydı bu… Bir tercüman aracılığıyla konuşmuştu bize, Hasan Çavuş tercümanlık yapmaktaydı. Hasan Çavuş, Ayandroniko’nun (Yeşilköy) yakınındaki küçük bir köydendi. Sonra gelir aklıma herhalde bu köycüğün adı. Tercüman oydu yani…

SORU: Hasan Çavuş’u önceden tanıyor muydunuz yoksa ilk kez orada mı görmüştünüz?
BAMBOS DİMİTRİU:
Babam tanıyordu onu… Yaşlıca bir adamdı. Oradaki herkes subaya götürülmüştü. Adımızı söylüyorduk “Paşa”ya, doğum tarihimizi ve bizden istedikleri başka detayları söylüyorduk.

SORU: Yani size “Paşa” soruyordu bunları, tercüman aracılığıyla…
BABMOS DİMİTRİU:
Evet, doğru…

SORU: Kulüpte miydiniz?
BAMBOS DİMİTRİU:
O, daha sonraydı… İlk önce bizi askeri karargaha götürmüşlerdi. Soru sormayı tamamlamışlardı. Bu sorular bittiği zaman, işte o zaman bizi kulübe götürmüşlerdi.
Ancak bizi kulübe götürürken, iki kişiyi ayırmışlardı.
Eftagomi’den Lukas ile Konis idi bu.
Onları ayırmışlardı bizden. Onları futbol sahasından polis karakoluna götürmüşlerdi. Ve sonra da geriye kalan Komikebirliler ve Eftagomilileri kulübe götürmüşlerdi.
Kulüpte üç gün kalmıştık…

SORU: Yani 18 Ağustos’a kadar mı?
BAMBOS DİMİTRİU:
17 Ağustos’a kadar… Ondan sonra bir öğleden sonra gelmişler ve bazı isimleri sormaya başlamışlardı. Böylece Molestos’u, babam Kutras’ı ayırmışlardı.

 

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 1571 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar