1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. Şimdi görev BM Güvenlik Konseyi’nde...   
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Yazarın Tüm Yazıları >

Şimdi görev BM Güvenlik Konseyi’nde...   

A+A-

 

Kıbrıs sorununa bir çözüm bulmak amacıyla Nisan 2015’de cumhurbaşkanlığına seçilen Akıncı, Eroğlu döneminde kopan müzakereleri Mayıs 2015’de yeniden başlattı. Talat döneminde de müzakereci olan Özdil Nami’yi yine müzakere heyetinin başına getirdi. Böylece kısa sürede epey ilerleme sağlandı.

İlerleme sağlandı sağlanmasına ama bir türlü son nokta konulamadı. Yakınlaşmalar arttı. En son ele alınacak olan Toprak başlığı bile açıldı. Hatta karşılıklı haritalar bile verildi. Ama bundan sonra iki lider topu anavatanlara atarak geri çekildi.

İkinci Cenevre zirvesine katılan anavatan dışişleri bakanları bu aşamada bir çözüme hazır olmadıklarını durdukları noktada ısrar ederek göstermişlerdi. Yunanistan Dışişleri bakanı Nicos Kocias önce hazır olmadığını, zirvenin ertelenmesini istedi. Ardından da “AB üyesi bir ülkenin garantörü olmaz” diyerek konuyu tartışmadan kapatmak istedi.

Türkiye Dışişleri bakanı Mevlut Çavuşoğlu da “biz garantörlüğü tartıştırmayız” diyerek noktayı koydu.

3 üncü garantör İngiltere Dışişleri bakanı Boris Johnson ise “benim üslerime dokunmayın da ne isterseniz yapın” diyerek ilgi alanının bu küçücük adada yaşayan halklar değil sadece üsleri olduğu gerçeğini dile getirmişti.

Müzakereler bu aşamada zaten çökmüştü. Ardından birkaç ay uzatmalar oynandı. Ama netice alınamadı. Nihayet önceki gün liderleri üzerinde uzlaştığı son randevu da 5 saate yakın ciddi bir müzakere sürecinin ardından herkes kendi önerisinin doğru olduğunu ama karşı tarafın bu güzel öneriyi reddettiğini iddia ederek masadan ayrıldı.

Akıncı saraya dönüşünde Türk tarafının önerisini kamuoyuna özetledi. Buna göre Haziran ayı başında Cenevre’de yeni bir zirve olacak. Bu zirvede paket haline getirilen bütün anlaşmazlıklar masaya yatırılacak ve karşılıklı al-ver ile sonuca gidilecek.

Anastasiadis ise saraya dönüşünde basına kısa açıklamasında önerisini Türk tarafının kabul etmediğini, halbuki bu önerinin güzel bir öneri olduğunu söyledi. Ama önerisini açıklamadı. Sızan bilgilere göre Anastasiadis’in önerisi sadece toprak başlığının Kıbrıs’ta liderler arasında sonuçlanmsı, haritanın kendilerini tatmin edecek noktaya getirilmesi, ardından zirveye gidilerek güvenlik ve garantiler konusunu da çözümlemeyi, sonra da bunlarda uzlaşılırsa Kıbrıs’a dönülerek kalan konuları bitirmeyi önerdi.

Anastasiadis bu önerinin kabul edilemeyeceğini herkesten iyi biliyordu. Öyleyse neden masaya getirdi? Bence asıl hedefi muhtemelen aday olacağı Şubat seçimlerinde 2 inci turda muhtemel ittifaklarına şimdiden mesaj vermekti.

Yoksa müzakerelerin ilk gününden bu yana iki tarafın da mutabık kaldığı başlıklardan “Toprak” ve “Güvenlik ve Garantiler” en son görüşülecekti. Diğer 4 başlıkta yeterli ilerleme sağlanması halinde bu başlıklar da açılacak ve al-ver ile sonuca gidilecekti.

Ama Anastasiadis bu mutabakatı bildiği halde ısrarla konuyu haritaya bağlayarak sürecin başarısızlığının sorumluluğundan kurtulmaya çalıştı.

Akıncı’nın önerisi ise sonuca gitmek için daha akılcı idi. Ancak yeni bir Cenevre başarısızlığını göze alarak illa Cenevre zirvesi istemeyebilirdi. Uzlaşılamayan konuları bir paket haline getirerek liderler zirvesinde de al-ver yapılabilirdi.

Burda da sorun garatiler konusu garantörler olmadan nasıl ele alınacak. Ama o aşamaya yaklaşıldığında garantörler de müzakerelere katılabilir. Liderler anlaştıktan sonra buna engel yoktur.

Ama Rum tarafı bu paket önerisine sıcak bakmadı. Çünkü Anastasiadis’in önceliği artık çözüm değil, seçimdir.

Bu durumda BM’ye sürecin heba olmaması için önemli görevler düşüyor. Yoksa bu kadar emek yeniden çöpe giderse çok yazık olur.   

Bu yazı toplam 475 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar