1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. ‘Küçük Oğlan’ ve ‘Şişko Adam’
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Küçük Oğlan’ ve ‘Şişko Adam’

A+A-

Başlıktaki tamlamalar bir filmden alınmış değil.

Herhangi bir romanın adı da değil bu.

Güncel bir siyasi konuya atıf da yok bugünkü yazıda...

Neden böyle şirin isimler verildiği bilinmez ama  ‘Küçük Oğlan’ ve ‘Şişko Adam’ modern tarihte en fazla cana malolan saldırılarda kullanılan bombaların ismidir!

Yüzbinlerce insanın saliseler içinde yanarak öldüğü, nesiller boyunca milyonlarca insanın sakat yaşam sürmesine yol açan Hiroşima ve Nagasaki saldırılarında Amerikan uçaklarınca bırakılan nükleer silahların ismidir bunlar!

***

6 Ağustos 1945 günü sabah 8.15’te Hiroşima semalarında seyir halindeki ‘Anola Gay’ adlı savaş uçağının bıraktığı ‘Küçük Oğlan’, koskoca kenti anında yok etmişti.

İnsan insan olalı ilk defa bir nükleer silah kullanılıyordu. Bombayı Hiroşima’ya atan uçaktaki mürettebat bile sonucun ne olacağını kestiremiyordu.

Bu bir ‘ilk’ti!

İnsanoğlu savaşlarda çok kan akıtmış, çok can almıştı, ama böylesine kitlesel yok ediş daha önce görülmemiş, duyulmamıştı.

Ne var ki Amerikan Ordusu Hiroşima’ya atılanla yetinmeyecek, üç gün sonra da Nagasaki’yi bombalayacaktı.

Bu seferki bombanın adı ‘Şişko Adam’dı!

***

6 ve 9 Ağustos tarihleri insanoğlunun karnesindeki en kara lekelerin başında gelir.

Nükleer enerjiyi insanlığın gelişmesi ve refahı için değil, kitlesel yok edişler için kullanmak ‘modern’ dediğimiz 20’nci yüzyıla denk düştü üstelik!..

Demek ki insanların ‘daha barbar’ olduğu çağlarda ellerine böylesi bir silah geçseymiş, kim bilir ne kadar insan yok edilecekti!

‘Küçük Oğlan’ daha kaç bebeği binlerce derece ısıda yakıp kül edecek, ne kadar genç-yaşlı insan anında kömüre dönüşecekti!

Nazım Hikmet’in tasvir ettiği ‘Hiroşimalı Kız’ gibi daha ne kadar çocuk ‘şeker bile yiyemeden’ göçüp gidecekti bu dünyadan...

***

Savaşlara, silahlara karşı olmak, barış istemek bir ‘moda’ ya da ‘şov’ değil asla...

İnsanın hamurunda var olan ‘yok etme’ dürtüsünü dizginlemek, düşmanlık yerine dostluk duygularını öne çıkarabilmek için çok önemli ‘barış’ı istemek!

Keşke her yıl sadece 1 Eylül’de değil, her ayın bir günü haykırılsa “Barış” diye...

Sürekli söylense barış türküleri her diyarda...

Çünkü hala insanlığın en büyük düşmanı o...

Savaşlar ve silahlar...

‘Güvenlik’ ve ‘savunma’ gibi isimlerle anılıyorlar çoğu zaman...

Kulağa fena gelmiyor bu sözcükler.

Tıpkı ‘Küçük Oğlan’ ve ‘Şişko Adam’ gibi...

Bu yazı toplam 623 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar