1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kayıp” Salim Hasan, yarın toprağa veriliyor…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kayıp” Salim Hasan, yarın toprağa veriliyor…

A+A-

20 Temmuz 1974’te köylüsü bazı Kıbrıslırumlar tarafından Peristerona’da öldürülerek “kayıp” edilen ve Kayıplar Komitesi’nin köydeki değirmen civarında yürütmüş olduğu kazılarda ondan geride kalanlar bulunan “kayıp” Salim Hasan, yarın toprağa veriliyor.

Salim Hasan’ın yakınlarından aldığımız bilgiye göre, askeri cenaze töreni 28 Nisan 2017 Cuma saat 10.00’da Lefkoşa Şehitliği’nde gerçekleştirilecek.

Lefkoşa Mezarlığı’ndaki İsmail Safa Camisi’nde cenaze namazı kılındıktan sonra, Salim Hasan, askeri törenle, Lefkoşa Şehitliği’ne defnedilecek.

PERİSTERONALI GENÇ BİR ÇOBANDI…

1974’te Peristerona’da köylüsü bazı Kıbrıslırumlar tarafından öldürülerek “kayıp” edilen Salim Hasan, Kayıplar Komitesi’nin Peristerona’da yürüttüğü kazılarda bulunarak DNA testleriyle kimliklendirildi ve önümüzdeki günlerde askeri bir cenaze töreniyle toprağa veriliyor…

Salim Hasan’ın bir yakınından edindiğimiz bilgiye göre, askeri cenaze töreni Lefkoşa Şehitliği’nde yapılacak ve burada toprağa verilecek.

13 Aralık 1954 Peristerona doğumlu olan Salim Hasan, “kayıp” edildiği zaman henüz 20 yaşına girmemiş bir gençti ve henüz bir yuva kurmaya fırsat bulamamıştı… Köyde çobanlık yapıyordu…

Ayşe Hasan ve Hasan Rifat Mikro’nun (Üstüntaş) dört evladından biri olan Salim Hasan, 20 Temmuz 1974’te köylüsü bazı Kıbrıslırumlar tarafından vurularak öldürülmüş ve “kayıp” edilmişti…

20 Temmuz 1974 günü davarını köydeki değirmen yakınlarında otlatmaya çıkaran Salim Hasan’ın bu bölgede köylüsü iki Kıbrıslırum tarafından öldürüldüğü anlatılmaktaydı… Kayıplar Komitesi sözkonusu değirmen ve çevresinde çeşitli kazılar yürütmüş ve sonuçta “kayıp” Salim Hasan’dan geride kalanlara ulaşmıştı… Salim Hasan’ın annesi ve babası geçtiğimiz yıllarda vefat etmişler ve evlatlarından geride kalanların bulunduğunu göremiyorlar… Salim Hasan, dört kardeşten üçüncüsüydü… Dört kardeşin en küçüğü olan Tülay Hanım uzun yıllar önce bir trafik kazasında vefat etmişti. Salim Hasan’ın hayatta olan yalnızca iki kardeşi var: Ablası Bahire ve abisi Mustafa Hasan Rifat Üstüntaş (Damat)…

Salim Hasan’ın ailesinin acısını paylaşıyor, Kıbrıs’ta bir daha asla böyle günler yaşanmaması için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz diyoruz…

 


Peace2Peace iki toplumlu kadın grubunun Baf’ta, Mutallo’daki etkinliğinde, babası 1963’te bazı Kıbrıslıtürkler tarafından öldürülen Anna Tselepu da vardı…

 

“Kıbrıslırumlar’la Kıbrıslıtürkler’in her türlü uzlaşma çabasında, ön saflarda olacağım… Evlatlarım benimle gurur duysun istiyorum…”

 

23 Nisan 2017 Pazar günü Baf’ta, Mutallo’da Peace2Peace iki toplumlu kadın grubunun gerçekleştirdiği etkinlikte önemli bir katılım vardı: 13 Şubat 1963’te babası bazı Kıbrıslıtürkler tarafından öldürülen Anna Tselepu da bu etkinliklerde yer aldı…

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınlar “Baf 2017 – Mutallos’u tekrar ziyaret” adı altında açık hava tığ işi projelerini Cami-i Kebir’i (St. Sophia) çevreleyen parmaklıklara monte ettiler. Barış motiflerinden oluşan Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınların tığ işi motifleri, cami duvarına monte edildi. Kurulum sırasında Kıbrıslı kadınlar barışı, birlikte yaşamayı ve yaratıcılığı vurgulamış bulunuyor.

Peace2Peace’en yapılan açıklamada “Tığ işi, tüm adanın bildiği, günlük hayatta da sıkça yapılan geleneksel bir el sanatıdır, Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınlarla aramızda yaptığımız tığ işi motiflerle bir bağ oluşturmaktadır. Geçmişte de yaptığımız ortak toplantılarda, iki toplumdan kadınlar arasında dostluk, anlayış ve yaratıcılığı geliştirdik, bu da projemize manevi zenginlik kattı…” denildi.

Kadınlar etkinlik ardından Mutallos bölgesinde kısa bir turdan sonra, Baf şehir merkezini de dolaştı, dostluklarını pekiştirdi, yeni dostlar edindi…

sev-002.jpg

ANNA TSELEPU

Etkinliğe katılan Anna Tselepu’nun babası Andreas Tselepu, 13 Şubat 1963’te evinde otururken bazı Kıbrıslıtürkler tarafından vurularak öldürülmüştü. Anna, böylesi büyük ve trajik kaybına rağmen, Kıbrıslıtürkler’le buluşmaya ve bu barış etkinliğinin parçası olmaya gitmişti…

Bu etkinliklere katılan Anna Tselepu, etkinlik ardından sosyal medya paylaşımında şöyle dedi:

“Dün Kıbrıslıtürkler’le birlikte bu etkinliğe katılmamla ilgili güzel şeyler söylendi.

Ben bu toprakların barış ve refah içinde olmasına inanıyorum.

Kıbrıslırumlar’la Kıbrıslıtürkler’in her türlü uzlaşma çabasında, ön saflarda olacağım… Evlatlarımın anneleriyle gurur duymalarını istiyorum… Ben barış içinde bir dünyada yaşamak istiyorum.

Koltuklarında oturarak babamın Türkler tarafından öldürüldüğü için böylesi bir etkinliğe katılmamı eleştirenleri ise görmezden geliyorum…”

 

 

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar