1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. Anayasa değişiklikleri ve ekonomik refah ölçüleri...
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Yazarın Tüm Yazıları >

Anayasa değişiklikleri ve ekonomik refah ölçüleri...

A+A-

 


Anayasa Madde 71 diyor ki;

(1) Siyasal partilerin tüzük, program ve çalışmaları, Devletin ülkesi ve halkı ile bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, halk egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ve Atatürk İlkelerine aykırı olamaz.

(7) Bu maddedeki kurallara aykırı hareket eden siyasal partiler, Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece temelli kapatılabilir.

YASAL YÜKÜMLÜLÜK
Yasa toplumun huzuruna, milli dayanışmaya, İnsan haklarına , Demokrasiye atıfta bulunuyor...
Bir kere bunlar hukuki kavramlar değiller;
Felsefi kavramlar.
Bunların anayasa içerisinde olmasının pratikte hiçbir yeri yoktur.

Devam edelim...

Siyasi parti tüzük ve programları da Atatürk İlkelerine aykırı olamaz diye buyuruyor!
Bu ifade partilere, topluma Atatürk Milliyetçiliğini dayatma değil ise nedir?

Ben Atatürk'ü seven ve saygı duyan biriyim ama; siyasi liderlerin ne kadar önemli düşünceleri olursa olsun, onların düşünceleriyle , devleti ve siyasi partileri sınırlayan bir Anayasal düzen kurmak doğru bir düşünce değil...

Milliyetçilik veya diğer ideolojiler hangisi olursa olsun, bir devlet kendisini ideolojik olarak tanımlayamaz...
Siyasi partiler, kişiler, dernekler Milliyetçi olabilir ama;
Bir devletin Atatürk Milliyetçisi olması demek;
Kendini diğer düşünce gruplarına kapatması demektir.

Hükümet Yeni Anayasada değişiklik yaparken yasal yükümlülüklere de attıfta bulunması gerekir, bu bir...


AMAÇ DOĞRU KONMALI
İkincisi:
Eğer öğrenciler matematik konusunda imtihan edileceklerse , öğretmenleri de matematik denklemlerini çözmede yardımcı olacaklardır... Algılama becerilerine önem vermeyeceklerdir.
Polotikacılar, politika belirlerken de GSYİH ile performanslarını neyin daha iyi duruma getireceklerini anlamak için çabalarlar...

Ancak GSYİH toplumsal refah açısından yanlış bir ölçüyse!
O zaman yanlış bir amacı gerçekleştirme çabasındalar demektir...

Örneğin;
GSYİH sağlığa ne kadar harcadığımızı ölçüyor, bundan alınan randımanı değil!
Sonuçta, sağlık sistemimiz günden güne daha yetersiz kalıyor, ama bize göre herşey uçuyor (!)...

NASIL BİR TOPLUM ?
Üçüncü ve son olarak da şunu sorgulama ihtiyacı hissediyorum:

Nasıl bir toplum istediğimize karar verdik mi ?
Verdik mi?
Bu yüzden midir ki, piyasaların bizi istediğimiz yönde şekillendireceğine kanaat getiren anlayışlar geliştiriyoruz?
Finans piyasalarının sermayemizi  yanlış dağıttığını nasıl göremiyoruz ?
Sürekli kâr peşinde koşmak; umduğumuz toplumsal zenginliği yaratacak öyle mi ?

Size bir sır vereyim:(!)
Ekonomik gelişmenizi gelecekten ödünç almak üzerine kurgularsanız, ayağınızı yorganınıza göre atmıyorsunuz demektir...
Yani büyümenizin bir bedeli olur...
O bedel de, doğal ve toplumsal kaynaklarınızı tüketmeye ve çevrenin bozulmasına dayanır.
Sonuç olarak , gelecek nesillerinizi daha fakir daha borçlu ve başkalarına muhtaç bırakırsınız...

Ha!, Evet, sizin GSYİH değerleriniz Merkez Bankası göstergeleriniz bunu yansıtmıyor ....

2008 krizi öncesi ABD'de yansıtıyor muydu ?
Pastanın büyük olması , herkese hatta pek çok Kıbrıs'lı Türk'e daha büyük dilim düşecek anlamına gelmez...

Verimliliği doğru şekilde ölçmüş olsaydık, ödün vermek söz konusu da olmazdı...
Hiç olmazsa bu sefer değişimi doğru algılayıp , doğru yöne yöneltelim...

Bu yazı toplam 1470 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar