1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. 7-22-26 Ocak
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

7-22-26 Ocak

A+A-

7 Ocak’ta seçim oldu. UBP birinci parti çıktı ama diğer dört parti koalisyon kurmak için konuştu. Üçü zaten UBP’yi reddetmişti. Bu reddediş YDP’nin de hükümet şansını sıfırlıyordu.

***

Bu gelişmelerin ardından başka gelişmeler yaşandı. Meclis’te yemin töreni vardı, Afrika Anayasa’daki düşünce özgürlüğünün verdiği hakla bir manşet atmıştı. Ha keza Doğuş Derya da bu hakkı kullandı. Afrika ve Meclis saldırıya uğradı.

Meclis’in açılış gününde yani 22 Ocak’ta Afrika gazetesinin balkonuna çıkan, kıran döken, haneye tecavüz eden, Meclis’in damına çıkan, bayrak açan şiddet yanlısı 6 zanlı o günden ancak 5 gün sonra nihayet tutuklandılar ve “görülecek davalarında hazır olmalarını garanti altına almak için bir ayı geçmemek üzere” cezaevine gönderildiler. 9 kişi de henüz aranıyor…

Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’ın söylediği önemliydi; “İşlenen suçlar müebbet hapsi öngören suçlardır.”

Yani 22 Ocak günü ilgili kişilerin yaptıkları işler müebbet hapsi gerektiren suçlar iken ve bu suçlar işlenirken polis sadece seyretti. Suç işlemelerine izin verdi. Kameraların karşısında, canlı yayında adamlar suç işledi. Kışkırtanlar hem o gün desteklerini verdiler hem de mahkemenin olduğu günde yani dün, o zanlıları mahkeme kapısı önünde bekleyerek yine desteklerini vermekten kaçınmadılar.

Bazıları AKP destekli sivil toplum örgütü temsilcileri, bazıları UBP’li belediye başkanları, bazıları ise Meclise yeni girmiş vekiller…

YDP’nin Başkanı Arıklı ve vekili Zaroğlu… Hani vekil olmadan önce belden aşağı saldıran, insan olmaya yakışmayan tavırlar gösteren ve meclisin ilk açılış gününde, yemin töreninde bundan sonraki tavırlarını da belgeleyen saldırısı ile öne çıkan Zaroğlu…

***

Dün sevgili Sami (Özuslu) şu doğru tespitini yazdı köşesinde;

“22 Ocak günü Afrika’ya, Meclis’e ve Cumhurbaşkanı’na yönelik şiddet hareketlerinin organizasyonunu YDP, ‘hamiliği’ni ise UBP üstlendi.”

Tabii ki bu organizasyonun arkasında başka kurumlar da vardı ki onu da o gün tutuklanan ama bir saat sonra serbest kalan saldırganların sosyal medya paylaşımlarında gördük.

***

Bu süreçte Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve tabii ki halkın baskısı polisin yapması gerekeni en azından sonradan yapmasına neden oldu. Anlaşılmaz (aslında anlaşılır) bir durumdur bu… Gözünüzün önünde yıkacaklar, dökecekler ama tutuklama yapmayacaksınız… Trafik kazasında arkadaşlarını kaybeden, canları yanan çocuk ve gençlerin protesto eylemlerinde orantısız güç kullanan polis, bu kez o 22 Ocak günü, o anda yapması gerekeni baskılar sonucu 5 gün sonra yapıyor… Bu da o ‘kara gün’le birlikte tarihe geçen talihsiz bir tavır olarak kaydedildi.       

***

Ve beklenen 4’lü koalisyon kurulma yoluna girdi. ‘Hep’ anahtar partinin başkanı Serdar Denktaş tercihini 4’lüden yana kullandı. UBP’ye, PM üyelerine dağıttığı kırmızı kartı gösterdi. CTP Başkanı Erhürman görevi Akıncı’dan aldı. Özgürgün, aldığı görevi iade ederken yine “4’lü koalisyon halkın iradesine aykırı” demeye devam etti ama daha önce de yazdığım gibi halkın %54.5 desteğini barındıran 4’lü koalisyonun %35’ten daha fazla destek aldığı çok açık.

Yani UBP hükümetinde mutlu olacak kesim 35 iken, şimdi kurulacak hükümette mutlu olacak kesim 54-55 olacak. Belki daha fazla… Hangisi halkın iradesine ters?!

***

Bu koalisyon 4’lü koalisyonun da yürüyebileceğini göstermeli… 26 Ocak akşamı yağmur altında ‘Barış ve Demokrasi’ yürüyüşünde birleşen kalabalıklar ve temsil ettikleri yığınlar da bunu bekliyor… Bu koalisyon halkın, seçmenin çok daha geniş bir kesimine hitap ederken, yapılacak icraatın bireysel kaygıların ötesine geçmesi ve toplumsal kaygıların ön plana alınması gereklidir. UBP hükümetlerinde şikâyet edilenlerin bir düzene girmesi, yapılması gerekenin yapılması, yapılmaması gerekenin düzeltilmesi ve en azından insanımızın günlük yaşamını huzur içinde geçirebileceği düzenlemeleri getirmek önemlidir.

Tabii ki her şey mükemmel olacak gibi bir beklenti kimsede yok ama iyiye doğru bir çaba her zaman takdir edilecek ve destek görecektir.

Bu yazı toplam 906 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar