“Elektrik fiyatını belirlemede top Yönetim Kurulu’na atıldı”

Elektrik İnkişaf Yasası kapsamında yeni nizamname Resmî Gazete’de yayımlandı, ‘Fiyat güncelleme’ yetkisi KIBTEK Yönetim Kurulu’na devredildi.

Fehime ALASYA

Elektrik İnkişaf Yasası kapsamında yeni nizamname Resmî Gazete’de yayımlandı. Nizamname, elektrik ücretlerinde ‘ fiyatları güncelleme’ yetkisinin Bakanlar Kurulu’ndan alınarak, Kurum yönetimine verildiğini ortaya çıkardı.

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Turan Büyükyılmaz, ‘Fiyatların Yönetim Kurulu önüne gelmeden otomatik olarak değişmeyeceğine’ vurgu yaptı, nizamnamenin sadece kuruma güncelleme yetkisi verdiğini söyledi, son kararı yönetim kurulunun vereceğini açıkladı.  

‘Güncellenmenin yönetim kuruluna devredilmesi kararını’ YENİDÜZEN’e değerlendiren eski KIB-TEK yetkilileri ve ilgili çevreler,  ‘hükümet tarafından topun yönetim kuruluna atıldığı’ görüşünde hemfikir oldu. Kurumun içinde bulunduğu bataktan sorumlu olan yönetimin yargılanması istendi.

 

Fiyatlar "her ayın sonunda" güncel maliyetlere göre yeniden düzenlenecek

Elektrik İnkişaf Yasası kapsamında “Her 30 günlük devrede alınacak olan tüketim ücreti, her kWs’lik enerji için ortalama maliyet üzerinden hesaplanacağı” maddesi ile Elektrik Birim Fiyatlarının "her ayın sonunda" güncel maliyetlere göre yeniden düzenleneceği belirtildi.

Yeni nizamnamede yer alan değişikliklerle elektrik zammı da adeta ‘otomatiğe’ bağlandı ancak kararı yönetim kuruluna attı.  

Yeni Nizamnamede ayrıca Yakıt Değişim Değeri’nin (YDD) aylık olarak Kurum tarafından hesaplandığı ve çıkacak yeni dönem faturalarına yansıtıldığı ifade edildi.

Söz konusu yeni değişikliğe göre; elektrik zammının da artık yakıt ücretleriyle paralel seyredeceği belirtildi.


KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Turan Büyükyılmaz:

“Fiyat değişikliği Yönetim Kurulu önüne gelecek”

Elektrik İnkişaf Yasası’ndaki değişiklikte algılanan ‘fiyatların Yönetim Kurulu önüne gelmeden otomatik olarak değişeceği yaklaşımının’ doğru olmadığını ifade eden KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Turan Büyükyılmaz, “Bu yasa kuruma zam yapılmasıyla ilgili direk güncel zam yapılması hakkını verir ama yine de yönetimin önüne sunulmadan zam yapılamaz. Yönetim Kurulu önüne gelmeden zam yapılamaz” dedi.

KIB-TEK’in aldığı ve üretimde kullandığı Fuel oil ücretlerinin, dünya borsasına göre çok değişen bir yakıt olduğunu anımsatan Büyükyılmaz, bu durumu örneklerle anlattı.

Büyükyılmaz, özetle; “Bu ay aldığımız akaryakıt fiyatı 580 Dolar’dan 650 Dolar’a çıktı. Esasa bu Elektrik İnkişaf Yasası, kuruma zam yapılmasıyla ilgili direk güncel zam yapılması hakkını verir ama yine de yönetimin önüne sunulmadan zam yapılamaz” şeklinde konuştu.

 

Ekonomi ve Enerji eski Bakanlarından Özdil Nami:

“Yanlışların yükü halka aniden bindirildi, bu peyderpey yapılmalıydı”

Süreç içinde dörtlü hükümet döneminden sonra Nizamnameye uyulmadığını, yapılması gereken ayarlamaların yapılmadığını ve kurumun 1,5 Milyar TL’ye yakın zarara uğratıldığını dile getiren Ekonomi ve Enerji eski Bakanlarından Özdil Nami, “Bunun yükü halka aniden bindirildi. Bunun adım adım yapılması gerekiyordu.” dedi.

Piyasanın yapılan zamma dayanamayacağını kaydeden Nami, popülist davranışlarla bu günlere gelindiğini belirtti. Nami, “TL kullandığımız sürece enflasyona mahkûm şekilde yaşayacağız” yorumunu yaptı.

 

“Fiyat artışları peyderpey yapılsaydı piyasadaki fiyatlar buna kolay adapte olacaktı”

Yakın geçmişte yapılan hatalara da değinen Nami, şöyle devam etti: “Sektörel bazda çalışmalarla düzenleme yapılmalıydı, çoklu tarife kaldırılmamalıydı, tüm bu yanlışlar yapıldı. Ayrıca kurum ağır bir borç yükü altına sokuldu, bu maliyetlerde ciddi bir finansman yük getirdi. Bununla ilgili Sayıştay ve denetçi kuruluşların gereken denetlemeleri yapıp kamuoyuna tüm şeffaflığıyla açıklamalıydı.

Tür Lirası kullanıyoruz ve çok süratli değer kaybı oldu, Dolar bazında da petrol fiyatları arttı, fiyatların yükselişi kaçınılmazdı ama bu derece şok şekilde yapılmamalıydı. Piyasa çökecek. Popülist davranılmasaydı ve fiyat artışları peyderpey yapılsaydı piyasadaki fiyatlar buna kolay adapte olacaktı. TL kullandığımız sürece enflasyona mahkûm şekilde yaşayacağız.”


Maliye Bakanlığı eski bürokratlarından Erkan Okandan:

“Geçmişi yaşananları sorgulamazsak suçlular bedel ödemezse daha çok sıkıntı yaşanacaktır”

Yapılanın softa şaşırtması olduğunu ifade eden Okandan, ‘hükümetin gerekli tarife düzenlemelerini onaylayacak cesareti olmadığı için topu’ yönetim kuruluna attığını kaydetti.

Esas sorgulanması gerekenin sırasıyla Hasan Taçoy, Erhan Arıklı ve Sunat Atun döneminde eski nizamnamenin uygulanmaması olduğunu anlatan Okandan, bunun suç olduğuna vurgu yaptı.

Okandan, “1,3 Milyar TL'lik zararın suçluları bu dönemdeki yönetim kurulu üyeleri ve müdahil olup gerekli tarifeleri düzettirmeyen hatta bazı bakanlar tarafından engellenip bakanlar kuruluna gönderilmemesidir. Esas bu sorgulanmalıdır” dedi.

Tüm bu yönetimler döneminde sadece açıklama ve tespitten öteye gidilmediğinin altını çizen Okandan, İyi İdare Yasası’nı anımsattı.

Okandan şöyle devam etti: “Bu ülkede İyi İdare Yasası denen bir yasa var meclisten oybirliğiyle geçti. Ana fikri makamı mevkisi her kim görevi esnasında gerçek/tüzel kişiyi yaptığı veya yapmadığı icraatlarıyla zarara uğratırsa, gerçek/tüzel kişi zararının telafisi için dava etme hakkına sahiptir diyor.

Mahkeme haklı görürse devlet zararı öder. Sonrada zarara sebep veren kişilere bunu rücu eder.

KIB-TEK öznelinde zamanında yapılmayan düzenlemeler nedeniyle kurumu inanılmaz bir finansal yıkıma uğratıldı. Gelir/gider dengesi bozuldu. Yakıt alabilmek için borçlandı normalde yakıt fiyatları ve diğer giderlerine ilaveten borçlanılan rakamların faizleri de finans gideri olarak maliyetlere eklendi. Kartopu misali bu rakamlar büyüdü.

Bu süreç yaşanırken dediğim gibi yasama organı muhalefet, Sayıştay/Ombudsman sadece durum tespiti ve raporlama yaptı ötesi yani suçluların bedel ödemesi hiç ama hiç ön plana çıkmadı.

Kabineye bakın yukarıda mevcut zarara sebep olan 3 kişi şimdi aynı kabinede otursunlar, bu yıkımda her birinin ne kadar payı var anlaşsınlar. Biz 4'lü hükümet döneminde kurumu kar ile devrettik.

Hepimiz bedel ödeyeceğiz ama hiç olmazsa bu yıkıma sebep olanlar yargılansın.

Geçmişi yaşananları sorgulamazsak suçlular bedel ödemezse daha çok sıkıntı yaşanacaktır bu elektrik üretimi içinde diğer alanlar içinde geçerlidir.”

 

KIB-TEK Yönetim Kurulu Eski Üyesi  Emre Efendi:

“Topu yönetim kuruluna atıp, çözüm üretmekten kaçıyorlar”

Kurum Yönetiminin fiyat artışı gerektiği zaman bunu uygulaması gerektiğini kaydeden KIB-TEK Yönetim Kurulu Eski Üyesi  Emre Efendi  kurum menfaatlerinin önde tutulması gerektiğinin altını çizdi.  Efendi, “Kurum yöneticileri, kurum menfaatleri açısından bunu uygulamak zorundadır” dedi.

Tek çözümün ‘zam’ olmadığının altını çizen Efendi, “Hükümet zaman zaman olması gereken fiyat artışlarına faklı pencereden bakarak farklı yöntem ve çıkar yol bulamalıdır” yorumunu yaptı.

Efendi, Yönetim Kurulu’nda görevde olduğu geçmiş dönemden de örnekler vererek şöyle devam etti: “Dörtlü hükümet zamanında, benim de görevdeyken olması gereken fiyat artışını sunduğumuz zaman dönemin Başbakanı ve yöneticileri bu zammın yapılması gerektiğini kabul etmişti. Ama bu artışın çok yüksek olduğunu belirterek, farklı bir yöntem üretip fiyat artışının çok yüklü kısmı kamu kuruluşlarına aktarılmıştı. Örneğin vatandaşa 5, kurumlara 60 kuruş artış yapılmıştı.”

Topun yönetim kuruluna atıldığını kaydeden Efendi, hükümetin görevinin sıkıntılara formül bulmak olduğunu anımsattı.

Efendi “Tüm sıkıntıları halka yüklemeye devam edeceklerse o zaman niye varlar? Kendilerinden bir beklentileri olmadığı için topu Kurum’a attılar, aslında halka akaryakıttaki gibi sürekli zam yaparak ‘biz yapmadık’ deme, çözüm üretmeme niyetindeler.” şeklinde konuştu.

 

KIB-TEK Yönetim Kurulu Eski Üyesi Ercan Hoşkara:

“Kimsenin kasten kamu kuruluşunu zarara uğratmaya hakkı yok”

Gaz ve benzin tedariklerindeki fiyat artışlarını anımsatan KIB-TEK Yönetim Kurulu Eski Üyesi Ercan Hoşkara, bu alanda maliyetinin altında kimsenin satış yapmazken, peyderpey zam yapıldığını kaydetti, buna karşın kurumun zararına satışa mahkum edildiğini anlattı.

Bakanlar Kurulu’nun, Yönetim Kurulu tarafından yapılan fiyat analizlerine onay vermeyerek süreç içinde kurumun batağa sürüklendiğini anlatan Hoşkara, “maliyet altı satışlar nedeniyle büyük bir zarar ortaya çıktı. Bunun otomatik olarak yapılmasına yol açıldı” yorumunda bulundu.

 

Hoşkara şöyle devam etti:

“Keşke elektrikte de bu baskılar yapılmasaydı da bir anda bu artış yaşanmasaydı. Doğal olan buydu, Erhan Arıklı döneminde bu çok baskılandı, zam yapılmadı, birikti, kurum ciddi miktarda borçlandı.” dedi.

Otomatik olarak bu artışlar yapılmalı, kimsenin kasten kamu kuruluşunu zarara uğratmaya hakkı yok. Elektriği tüketen ödemezse yol yapmaz, hastane yapmaz elektrik için oluşan açığı ödersiniz. Bu toplumun algıladığından arklı bir durum var ortada. Dünya piyasalarında petrol ve döviz yükseldikçe, yani yönetimle ilgili olmayan alanlar zaten engellenemez, bunlar fiyatlara yansıtılmalı. 1.3 Milyar zarar oluştu, bunun kamu kaynaklarından karşılanması gerekecek.

Toplam enerji tüketiminde desteğe ihtiyacı olan dar gelirli aileler %9’u geçmez, küçük esnaf ve sanayi ile bu oran kabaca %20’ye ulaşır. Geriye kalan tüketim oranı, beş yıldızlı oteller, büyük işletmeler ve lüks konutlara gidiyor. 1 Milyarlık bu devlet kaynağını servet sahibi kesimlere aktardık, fakirden aldık, zengine verdik. Gerekçemizi de ‘fakirler nasıl ödeyecek’ olarak açıklıyoruz.

Servet vergisi almak yerine servet sahibi kişilere servet katıyoruz. Yurt dışında yapılan tam tersidir.”

Özel Haber Haberleri