İlk Ödev: Anti-Yolsuzluk Komisyonu
Bu seçim meselesi sıktı artık gerçekten...
Yani öyle erkeni falan da kalmadı.
Hatta gecikti.
Çok gecikti ve ülkedeki tahribat giderek büyüdü.
Çok net bir görüntü var; yeni yılda şimdiki yönetim olmayacak.
Şimdiki yönetimden çoğu isim Meclis'te de olmayacak.
Umarım yargılanırlar.
Birileri bu ülkeye yapılan kötülüğün hesabını tümünden sorar...
***
Seçimlerin ardından göreve gelecek yeni hükümetin en öncelikli ve en kaçınılmaz ödevi; geçmiş dönemin usulsüzlüklerini, rant şebekelerini ve kurumsal çürümelerini tepeden tırnağa araştıracak güçlü, bağımsız ve sarsılmaz bir mekanizma kurmak olmalıdır.
Çünkü adaletin temel yasası nettir: Yapanın yanına kâr kaldığı bir düzende, yenilerin temiz kalması zordur.
"Bağımsız Geçmişi Araştırma ve Anti-Yolsuzluk Komisyonu" kurulması yeni dönemin ilk adımı olabilir örneğin...
***
Pek çok anket yapıldı son dönemde...
Kimilerini detaylı inceleme fırsatım da oldu.
Ortak birkaç sonuç var.
Ulusal Birlik Partisi -hele ki mevcut yönetimi ile seçime giderken- çok ciddi oy kaybedecek.
Cumhuriyetçi Türk Partisi yeni dönemin kurucusu olacak, yeni dönemin umudu...
Toplumcu Demokrasi Partisi de yeni dönemde Meclis'te yer alacak gibi görünüyor.
Halkın Partisi en kötü noktasında değil...
Yeniden Doğuş Partisi ve Demokrat Parti, aday isimlerinin belirlenmesi ile daha net bir izlenim verecek.
Barajın birkaç puan üzerinde kalmaları başarı olur.
Birleşik bir seçim en çok bu iki partiyi vuracak tabii...
Çünkü aklı karışan seçmen çok daha bilinen adreslere yönelir.
Özellikle de yerel ve genel seçimler birlikte yapılırsa -ki bu seçmene yeni bir kötülüktür- özellikle yerel seçimde fazla iddiası ve gündem belirleme şansı olmayan DP, YDP ve HP sandık sonuçları anlamında en fazla zararı görür bundan...
TDP'yi dışarıda tuttum çünkü Lefkoşa'da önemli bir avantajı var.
Hem yerel hem genel seçimlerin aynı günde yapılması, yine en fazla CTP'ye yarar; çünkü özellikle belediye başkanlarının başarısını ve seçmen desteğini, genel seçimlerdeki beklentiyle de birleştirecektir.
Yine de böylesi ortak bir seçim, seçmene zulüm yapmaktır, bunun hesabı da UBP'den sorulur yine...
Böylesi bir seçimi "fırsat" gören UBP'ye şaşarım bu nedenle...
***
Seçim tarihi artık belirlenmelidir, demokrasi yeterince yara aldı bu ülkede...
Yeter bu belirsizlik...
Ama dedim ya, benim için en önemlisi yeni yıla dair iki başlık...
Biri ülkenin yeniden yapılanması, restorasyonu, iyileştirilmesi...
İkincisi hesap sorulması; organize, kurumsal ve güçlü bir yapıyla...
Bir daha kimse ama kimse cesaret edemesin bu kadar kolay, hoyrat ve sorumsuzca yasalarla oynamaya, yandaşlığa, rüşvete, hileye, yalana, sömürüye...
NOTLARIM
"Ceza Yasası" değişti...
AĞIR CEZA'da ilk "TUTUKSUZ YARGILAMA" da sahte diplomadan yargıç karşısındaki Üstel'in eski örgüt başkanına denk geldi.Demişti ya, "Biz icraat için varız, ilkleri başarıyoruz..."
Anaları gibi danaları da...
Kimse de olup biteni anlamıyor, değil mi?Elbette "tutuksuz yargılanma ilkesi" bir insan hakkı olarak değerli...
Ama sizce bu yönetimin derdi "insan hakkı" mıydı, yoksa, kendi sevdicekleri mi?






