ABD – İran ateşkes anlaşmasının analizi ve yansımaları
ABD ile İran, yaklaşık dört aydır süren savaşı sonlandıran ateşkes anlaşmasını geçtiğimiz hafta içinde onaylamıştı. İran ile ABD arasında gündeme gelen bu anlaşma, savaşın gölgesinde başlayan diplomatik sürecin sonucu olarak görülüyor.
Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian küresel deniz taşımacılığını yeniden başlatacak mutabakat zaptını elektronik ortamda imzalamıştı.
Ateşkes anlaşması, Tahran yönetiminin nükleer programı üzerindeki uzun süreli anlaşmazlıkları kalıcı şekilde çözmeyi hedefliyor.İran tarafı, İsrail ordusunun Lübnan operasyonlarını ateşkes anlaşması ihlali sayacaklarını duyurdu.
Bakalım, bu anlaşma kalıcı olabilecek mi? İsviçre’de Pazar günü başlayan müzakerelerin, yol haritasını belirleyeceği düşünülüyordu. Bu bağlamda, yapılan görüşmelerde, ABD ve İran, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşma yönünde ilerleme sağladılar.
Taraflar, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi için bir komite ve özel bir mekanizma kurulması konusunda da anlaştı.
Gelin, geçtiğimiz hafta açıklanan 14 maddelik ateşkes mutabakatının ana başlıklarına bakalım..
- Savaşın ve askeri operasyonların sona erdirilmesi :Taraflar birbirlerine karşı askeri operasyonları durdurmayı ve güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt ediyor.
- Karşılıklı egemenliğe saygı : ABD ve İran birbirlerinin iç işlerine karışmamayı kabul ediyor.
- 60 günlük nihai anlaşma müzakeresi : Kapsamlı bir nihai anlaşmaya ulaşmak için en fazla 60 günlük müzakere süreci öngörülüyor.
- ABD'nin deniz ablukasını kaldırması :ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını aşamalı olarak sona erdirecek.
- Hürmüz Boğazı'nın açılması: İran ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamayı taahhüt ediyor.
- İran'ın yeniden inşası için ekonomik destek: ABD ve ortaklarının İran'ın ekonomik kalkınması için büyük ölçekli bir finansman planı hazırlaması öngörülüyor.
- Yaptırımların kaldırılması :Nihai anlaşma kapsamında ABD ve uluslararası yaptırımların kaldırılması hedefleniyor.
- Nükleer program: İran nükleer silah geliştirmeyeceğini yeniden teyit ediyor. Zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği konusunda IAEA gözetiminde çözüm aranacak.
- Geçiş döneminde statükonun korunması: İran mevcut nükleer faaliyet seviyesini koruyacak, ABD ise yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave kuvvet göndermeyecek.
- İran petrol ihracatına muafiyet: ABD, İran petrolünün ihracatı için gerekli izinleri vermeyi taahhüt ediyor.
- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması: İran'ın yurtdışındaki kısıtlanmış fonlarının kullanımının önü açılacak.
- Denetim mekanizması: Anlaşmanın uygulanmasını izleyecek ortak bir mekanizma kurulacak.
- Nihai anlaşma görüşmeleri :İlk adımlar uygulanmaya başladıktan sonra kapsamlı anlaşma müzakereleri yürütülecek.
- BM Güvenlik Konseyi onayı: Nihai anlaşmanın bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla desteklenmesi öngörülüyor.
Bahse konu ateşkes mutabakatı, Hürmüz Boğazı'nın açılması, yaptırımların kaldırılması, İran'ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması ve ekonomik normalleşme ekseninde hazırlanmış bir çerçeve mutabakattır. En tartışmalı ve kritik konu olan nükleer programın ayrıntıları ise nihai müzakerelerde görüşülecektir.
Aylardır, dünya, karşılıklı saldırılar, füze tehditleri ve enerji piyasalarında yaşanan sarsıntıları konuşurken, bu anlaşma, bölgedeki gerilimi de azaltacaktır.
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, petrol sevkiyatı, bölgedeki vekil güçler üzerinden yürütülen mücadeleler ve nükleer program tartışmaları, bölgede devamlı olarak gerginliği tırmandırmaktadır. Anlaşma ile, taraflar, askeri gerginliği durdurma iradesi ortaya koyuyor.
Mutabakat zaptı, İran'ın nükleer faaliyetleri üzerinde uluslararası denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi karşılığında, yaptırımların kaldırılması ve ekonomik normalleşme öneriyor. Tarafların güvenlik kaygıları ile ekonomik çıkarları arasında bir denge kurulması düşünülüyor.
Geçmişte de, İran ve ABD arasında anlaşmalar imzalanmış ve özellikle, nükleer anlaşma sürecinde yaşananlar, taraflar arasındaki güven eksikliğinin varlığını göstermişti. Bu bağlamda, bahse konu mutabakat zaptının içeriği değil, uygulamadaki başarısı önem kazanacaktır.
Dünya enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerginliklerden çok olumsuz etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, hem bölge ülkelerini, hem de Avrupa ve diğer ülke ekonomilerini etkiliyor. Bu nedenle, Dünyanın büyük bölümü, savaşın bir an önce bitmesini ve resmi anlaşmanın imzalanmasını destekliyor.
İran tarafı için, yaptırımların hafifletilmesi ekonomik açıdan rahatlama anlamına geliyor. ABD açısından ise, bölgedeki askeri yükün azaltılması ve yeni bir kriz cephesinin önlenmesi olarak görülüyor.Zaten taraflar, kendi iç politikalarında, kendi pozisyonlarına göre, bu anlaşmayı savunmak zorunda kalacaklardır.
Anlaşmanın imzalanması elbette önemlidir.Ancak, esas mesele hayata geçmesi, uygulanabilir olmasıdır. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği sağlanması, yaptırımların gerçekten kaldırılması ve Nükleer program üzerindeki denetimlerin sağlanması çok daha önemlidir.
Umarım, bu barış anlaşması Orta doğuda yeni bir dönemin başlangıcı olur. Anlaşmanın kalıcı olması hayatidir. Kritik nokta, Anlaşmadaki hususların, karşılıklı güvenle, sahada ne kadar uygulanabileceğidir. Bölgenin geleceğini de, bu hassas nokta belirleyecektir.
Temennimiz, kalıcı ve sürdürülebilir barışın bir an önce hayata geçmesi ve düşmeye başlayan petrol ve gaz fiyatlarının yeniden artmamasıdır. Zira, yükselen enerji fiyatları, hem dünyada hemde bizde halkın, sektörlerin ve devletin maliyetlerini ve giderlerini artırarak, ekonomik dengeleri bozmaktadır.






