1. YAZARLAR

  2. Mustafa Gürkan

  3. Hemşireler…
Mustafa Gürkan

Mustafa Gürkan

Hemşireler…

A+A-

Onlarla ilgili ne zaman bir cümleye başlayacak olsam görev tanımlarının sonuna üç nokta koyarım hep.

Neden mi?

Yazının sonunda nedenini çok daha iyi anlayacaksınız.

Peki kimdir bu hemşireler? Görevleri ne? Hangi şartlarda çalışıyorlar?

Bu ülkede belki de sesleri en az duyulan, hastanede en çok gördüğünüz, kimi zaman en sert eleştirilere maruz kalan, pandemide neredeyse evinin yerini unutmuş kahramanlar…

Çalışma Şartlarını daha iyi anlatmak için ilk önce tanımlanmış vardiya çalışma saatlerini sizle paylaşayım.

Kapalı bir ortamda, günde 14 ile 17 saat boyunca kapalı olarak çalıştığınızı hiç hayal ettiniz mi? Ve çoğu zaman ertesi gün yine mesaiye gitmek zorunda kaldığınızı?

Hemşirelerin çok büyük bir bölümü vardiyalı çalışmakta. Vardiya saatleri 7 saat ile 10 saat olarak belirleniyor.

Bilmeyenler için hemşirelerin vardiyalarında gündüz saatleri için sabah 7 den öğlen 14,00 a bir vardiya (7 saat), öğlen 14,00 dan akşam 21,00 a (7 saat) ve  gece 21,00 dan sabah 07,00a (10saat)olarak belirlenir.

Peki nasıl ve neden 14 saat ve 17 saat nöbetler tutuyorlar?

Sorun personel eksikliği!

Hükümetin yetersiz personel istihdamı yanında, birde son yıllarda bu ağır çalışma şartları sebebi ile artık bu meslek tercih de edilmiyor..

Nasıl edilsin ki?

Günde 14 veya 17 saat kapalı bir ortamda kalmayı hiç denediniz mi?

Bazen haftanın her günü!

Eşinizden, çocuklarınızdan, ailenizden uzak!

Bazen duyarsınız, ‘’bazı hemşireler de hiç gülmüyor be kardeşim’’ cümlesini..

Doğru..

Peki, siz empati yapıp bu şartlarda çalıştığınızı hayal edin.

Gülümseyebilir misiniz?

Bazen 45 kilo bir hemşirenin 140 kilo bir hastayı bir yerden bir yere çekmek zorunda kaldığını da biliyor musunuz?

Ruh sağlığınızın yanında fiziksel olarak da kalıcı etkiler yaratıyor bu!

Kaldı ki bu hastanelerde porter denilen bir iş kolunun görevi ama yok veya yok denecek kadar az!

Sadece bu görev mi ekstradan yükleniyor berbat şartlarda çalışan hemşirelerin sırtına?

Tabi ki hayır!

Aynı zamanda hasta bakımlarını da üstleniyorlar bunca yükün üzerine..

Bu da hastanelerde hasta bakıcının görevi aslında..

Ama maalesef o da bir çok bölümde ya yok, yada yok denecek kadar az!

Özelde neredeyse çeteleşmeye varan ve fahiş fiyatlara tuttuğunuz özel bakıcılardan bahsetmiyorum. Onlar ayrı bir yazının konusu zaten!

Devletin sağlaması gerekip de sağlamadığı bir hizmetin boşluğunu ya bireysel kişiler parayla, ya da hemşireler dolduruyor!

Biliyor musunuz?

Ada geneli yaklaşık 900 hemşire var!

Projeksiyona göre olması gereken eksik sayısı 1200'lerde..

Ama o da olsa yetmiyor!

Hastaneye yolunuz düşmüşse dediğimi çok daha net anlamışsınızdır..

Taşıyor nerdeyse..

Peki bu şartlarda kim niye bu mesleği seçsin ki?

Durumun vahimliğini daha iyi anlatabildim mi? bilmiyorum.

Gelelim çalışma saatleri konusundaki bir diğer hataya.

Kamu sağlık çalışanları, kamu çalışanları ile aynı çalışma saatini doldurmak zorunda. Bu eşitleme , çalışma ortamlarının benzerlik göstermeyişi ve şartlar ele alındığında yanlış ! Ve üzerlerindeki yükü ve baskıyı bir o kadar daha artırıyor!

Kamu sağlık çalışanlarının saatleri, tüm şartlar göz önünde bulundurularak onlara özel düzenlenmelidir.

Peki neden seslerini çıkarmıyorlar?

Çıkarmaya çalışıyorlar aslında ! Bu açığın kapatılması ve daha insani şartlarda çalışabilmek için yasal eylem haklarını her kullanmaya kalktıklarında, hükümet tarafından eylemleri ya sonlandırılıyor ya da eylem yapmaları yasaklanıyor.

Seslerini her duyurmaya çalıştıklarında baskı ve tehditle karşılaşıyor bir çoğu..

Bu insani olmayan şartlarda çalışırken, berbat koşulların doğal bir getirisi olarak da zaman zaman hata yapıyorlar tabi. Ve anında hedef oluyorlar. SUÇLU..

Peki bu insani olmayan şartlarda onları çalışmaya mahkum edenler suçlu değil mi?

Unutmayın, doktorunuzla birlikte sizin sağlığınız için gece gündür çalışan kişidir hemşire. Başınız ağrıdığında rahatça ses edebildiğiniz.

Hani pandemide evlerinin yüzünü unutup, hayatlarını düşünmeden riske attıkları için maskeli - gizli kahramanlar dediğiniz.

Tamda bu yüzden ses olmalıyız onlara. Benim naçizane elimden gelen bu.

Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra kalem sizin elinizde..

Hemşireler yazısından sonraki üç noktayı tamamlamak da.

Bu yazı toplam 340 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar