1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Maya kokmuşsa
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

Maya kokmuşsa

A+A-


CTP KURULTAYI’nda çok güzel bir ‘görsel tasarım’ vardı.
Çağdaş, ilerici, modern bir partinin toplantısına gittiğimizi hissettik!..
Nereye kadar?
Akıllı telefonlarda gezinen listelerin “aklımızı” aldığı yere kadar elbette…

***

Ne sanmıştınız ya, bu “maya” kokmuşsa eğer, siz aynı tekneden “güzel ekmek” hatta “kek” mi yapacaktınız?
Yoksa…
Sütün kaynadığı kazana “sıçan” düşmüşken, “ak kaşık”la sizin payınıza temiz bir kadeh mi alacaktınız
Çok zor!..

***

CTP’nin ‘büyük ortak’ olduğu hükümet bu nedenle çok önemlidir.
Çünkü...
Bu ‘maya’ yeniden çalınmadığı sürece, kimse ‘temiz’ kalmayacaktır...
REFORMALARA bu nedenle MUTLAK ihtiyaç vardır...
Ve her kim yalan, partizanlık, usulsüzlük, kayırmacılık yapıyorsa...
‘Bizden’ ya da ‘öteki’nden diye ayırmadan...
Mutlaka gerekli yaptırımlar yaşama geçmelidir...

***

CTP’nin kendi içindeki ‘disiplin’ anlayışı da ‘temiz parti, temiz toplum’ şiarıyla yükselmelidir.

----------------------------------------------


Kazanmak yetmez

Özkan Yorgancıoğlu’nun elbette bu KURULTAY’da önemli bir başarısı vardır.
Çünkü...
CTP’nin neredeyse tüm “güçlü isimleri” Yorgancıoğlu’nun GENEL BAŞKANLIĞI’na çok da sıcak bakmadılar.
Ama son derece sakin...
Olabildiğince beyefendi...
Ve olgun bir adaylık yaşadı.
Polemik yapmadı...
Çatışmadı...
Sinirlenmedi...
Çok fazla konuşmadı.
“Temiz insan”, “efendi siyasetçi”, “demokrat kişilik” gibi sıfatlarla anıldı...
Parti içindeki farklılıkları, kendi içindeki öfkeleri “kamuoyu” önünde sergilemedi...
Cumhuriyetçi Türk Partisi “delegesi” üzerinde önemli oranda etkisi olan isimlerin “gizli muhalefeti”ne rağmen, kazandı.

***
En önemli eksikliği, parti tabanı ve kendinden farklı düşünenlerle yeterince diyalog kurmaması...
Ayrıca...
CESUR adımlar atmak yönündeki TUTUKLUĞU...
Kimi anlarda ‘duyguları’nın mantığını yenmesi...
Özeleştirisini yapmalı, siyasette tırnaklarıyla kazarak geldiği bu önemli noktayı heba etmemelidir...

***

Unutmamak gerekir ki, KURULTAY ya da SEÇİM başarıları tek başına “kazanmak” değildir...
“Kazanmak”, tarihin akışını değiştirmek ve insanların gönlünde yer etmektir...
Özkan Yorgancıoğlu’nu şimdi zor bir süreç bekliyor.
Hem HÜKÜMETTE...
Hem de YEREL SEÇİMLERDE...
Evet, “kazanmak” yetmez...
Asıl şimdi başlıyor.
Asıl şimdi...

----------------------------------------------

Akansoy’un cesaret

Eğer ki beğenmiyorsan, değiştireceksin…
Ve değiştirmek için de adım atacaksın…
Risk alacaksın...
Ve gerekirse bedel ödeyeceksin…
Bu nedenle Asım Akansoy’u tebrik ederek başlayalım…
Eğer o aday olmasaydı, pek çok ‘defo’ bu kadar açık gündeme gelmeyecekti.
Bu KURULTAY yine kimi sıkıntıları ‘halı altına süpüren’ bir ‘şov’a dönüşecekti, o durumda...

Akansoy önemli bir cesaret gösterdi.
Bir partinin BAŞBAKANLIK görevindeki başkanına karşı yarıştı…
Henüz 2.5 yıllık genel sekreterlik geçmişi…
Birkaç aylık milletvekilliğine rağmen…
“ADAYIM” dedi…
Özellikle medyayı çok iyi kullandı, kamuoyu önünde kuşağına yakışır profesyonel bir kampanya yürüttü, konuşmaları ve röportajları ile dikkat çekti.
Siyasette daha yürüyecek çok yolu var.
% 45’e yakın bir oy oranı ile seçimden çıktı.
Elbette ki kendi derslerini çıkaracak, siyasette evrilecektir.
Kimi zaman daha ‘soğukkanlı’ düşünmeyi öğrenecek, belli çıkışlarında belki iki kere düşündükten sonra konuşacaktır.

***

Bu ‘KURULTAY’ın önemi Asım Akansoy’un adaylığında gizlidir…
Bu ‘risk’i alamayanlar ya da sadece “böyle gitmez” diyerek kenarda bekleyenler için Asım Akansoy’un çıkışı önemlidir.
Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu’nun bu “eleştirilere” kulağını kapatması, partinin,% 45 gibi bir tabanına “ters dönmesi”dir ki, umarım öyle olmaz.
Olursa da ‘zor’ olur...

---------------------------------------------

Bu kurultaydan Yorgancıoğlu da, muhalifleri de DERSLER çıkarmalı

Özkan Yorgancıoğlu’nu kutluyoruz…
Bu KURULTAY’ı partide ve hükümette yeterince “etkin” olamamasına rağmen, hem ‘soğukkanlı’ kalmayı başardığı için kazanmıştır, hem de CTP’deki “disiplin” anlayışı sayesinde…
Cumhuriyetçi Türk Partisi tabanı “kendi Başbakanı’nı yemek” gibi bir not düşmek istememiştir tarihe…
Yoksa CTP “hükümet” dönemlerinde fena dağılır genelde…
Unutulmasın; 1970’de kurulmuş parti, hükümete gelmek için 24 sene beklemiş, sonra, Genel Başkanı’nı “tüketmiştir…”
200’ü aşkın insan “istifa” etmiştir o dönem, partiden…
Yeniden hükümete gelmek için 10 sene beklemiştir…
Sonucu malum!..
Ve yeniden gelmek için bir 10 sene daha…

***

CTP’de KURULTAY bitti bitmesine de…
Eğer ki “muhalefet” dönemi ile “iktidar” sürecinde aynı “yüz”le çıkmazsa yurttaş karşısına…
Ve sevgisizlik alıp başını giderse, “kutuplaşmalar” kırılmazsa…
Uyumlu, ilkeli, bilge bir çalışma süreci başlamazsa…
İşin asıl “zor”u şimdi başlıyor, demektir.

***

Yorgancıoğlu, şu mesajı verdi, Kurultay’ın finalinde:
“Bu sonuçtan dersler çıkaracağım…”
SÖZDE KALMAMALI!..
Ve şu eklemeyi de yaptı:
“Mücadele dostlarım da gerekli mesajı çıkarmalı…”
BU SÖZLER DE DİKKATE ALINMALI…

***

Siyasetimizin en “iğrenç” doğası şudur ki, partilerin “muhalefet” süreci ile “seçim propaganda” döneminde verdiği sözleri unutuluyor genelde, “hükümet”e gelince..
Unutulmamalı!..
CTP çok daha “şeffaf” olmak zorundadır…
Yorgancıoğlu çok daha “açık” bir BAŞBAKANLIK görevi üstlenmelidir.
Umarım “kurultay” tedirginliğini de üzerinden atan Genel Başkan ve Başbakan, “ekonomik program zirvesi”yle başlar işe ve kimsenin aklının herhangi bir köşesinde kalmaz, “Bu hükümet hangi programı uygulayacak” diye…

Bu yazı toplam 3100 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar