1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. “Kandırılmak” değil meselemiz
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

“Kandırılmak” değil meselemiz

A+A-

Tam da “siyasi kriz” ortasında TC Lefkoşa Büyükelçisi neden Başbakan Ersin Tatar’la görüşmeye gitti? Başbakan “değişeceği” bakanı dahi aramamış, konuşmamış, görüşmemişti oysa…

*  *  *

Çalışma Bakanı basından öğrendi, yerine bir başkasının önerildiğini…
Yol arkadaşı “gel, konuşalım” demedi.
“Görevden alındığını” da basından öğrendi, yeniden “görevde kaldığını” da!
Neyse…
İyi ki “partisinin ve ülkesinin yüce çıkarları” için istifa etmedi (!)

*  *  *

Tam da o sırada Büyükelçi’nin Başbakanlık’ta ne işi olabilirdi?
Resmi yanıt: “Ekonomik Program görüşüldü.”
Nesi görüşüldü, imzalanmadı mı?
Muhtemelen yine “ülkenin ve milletin yüce çıkarları” için bu görüşme şarttı.

*  *  *

Bu hükümet “tartışmalı” bir süreçle kurulacağı zaman Ersin Tatar, TC Lefkoşa Büyükelçiliği binasına gitmişti. Ertesi günün sabahında da Bakanlar Kurulu listesini sunmuştu zaten…
O dönem o görüşmeye dair “resmi” yanıt şuydu: “Kahve içtik.”
İade-i ziyaret yaşandı böylece!

*  *  *
Siyaset tarihimiz böylesi “resmi” yalanlarla doludur.
Böylesi dönemler “aptallığa” dair de bir sınavdır aslında…
Toplumu sınarlar…
Ah benim ülkem!
Kanar ve kanar…
Sözle hakikat arasında derin bir uçurum vardır hep...

*  *  *


Ada yarısında büyük bir “yalan”a inanmaktan yana kullandık tercihlerimizi…
Hep “mağdur” olduğumuz yalanına inandık…
Bu toprakların aslında bizim olduğu yalanına…
Eşdeğer” diye bir yalana inandık, hem de delice…
Devlet” diye bir yalana…
Kendi kendimizi yönettiğimiz” yalanına inandık …

*  *  *
 

Hükümetler yıkılırken söylenen yalanlara inandık… Kapalı kapılar ardında çok farklı olsa da hakikat, bizler, kapı önünde yinelenen “kutsal yalanlar” ile avunduk. Savaşa barış dedik, barikata kapı, bölünmeye özgürlük…

*  *  *

Çağımızın en acil ihtiyacıdır “sahicilik.
Ama dedim ya biz başkayız.
Birilerinin bizi “kandırıyor” olması değil meselemiz.
Çoğumuz “kandırılmaya” zaten razıyız.

Bu yazı toplam 1295 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar