“Tüm kadronun torpille doldurulmasını beklemiyordum”

KIB-TEK’in münhal sınavına şaibe karıştığı düşünen katılımcılardan olan 24 yaşındaki Sema Dolu YENİDÜZEN’e konuştu, “Mağdurların yalnız bırakıldığını” söyledi “Arkamızda bir güç olmalı. Destek hissetmeliyiz” dedi.

► “Benim puanım 83,33 olarak açıklandı. Her sorunun 3,33 puan olması gerekiyordu. Tüm soruların puanları aynıydı. Hesapladım, 25 soruyu doğru bilsem 83,25, 26 soruyu doğru bilsem 83,50 almam gerekiyordu. Ama benim puanım 83,33. Ben bu puanı nasıl almış olabilirim?”

Ertuğrul SENOVA

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB-TEK) münhal sınavına giren ancak “yeterli puanı alamadığı” gerekçesiyle istihdam edilmeyen insanlar, ortaya atılan şaibe iddiaları nedeniyle mağdur edildiklerini düşünmeyi sürdürüyor.

Sınavlara şaibe karıştığını düşünen insanlardan biri de Sema Dolu.

İngilizce Mütercim Tercümanlık Bölümü’nden onur derecesiyle mezun olan 24 yaşındaki Sema, KIB-TEK’te çağrı merkezi personeli pozisyonu için münhala başvuru yaptı, ancak kendi ifadesiyle “nasıl hesaplandığı anlaşılmayan” bir puan alarak istihdam edilmedi.

Sema Dolu, münhala başvurma kararı aldığı süreçte “torpil döneceğini” düşündüğünü ancak “tüm kadronun da bu şekilde doldurulacağını tahmin etmediğini” söyledi:

“Benim puanım 83,33 olarak açıklandı. Her sorunun 3,33 puan olması gerekiyordu. Tüm soruların puanları aynıydı. Hesapladım, 25 soruyu doğru bilsem 83,25, 26 soruyu doğru bilsem 83,50 almam gerekiyordu. Ama benim puanım 83,33. Ben bu puanı nasıl almış olabilirim?”

Sema Dolu, aldığı puanla ilgili itiraz dilekçesi sunduğunu ancak herhangi bir dönüş almadığını da belirtti.

Mağdur olduğunu düşünen katılımcıların yalnız bırakıldığını ifade eden Sema Dolu, “İktidar hata yapmaya, muhalefet de eleştirmeye devam ediyor. Son bir haftadır oturup izliyorum. Herkesin bir fikri olduğunu gördüm ama kimse ‘bu çocukların arkasında duralım’ demedi. Kimse yapılanlara dur demedi. Hiçbir siyasi parti, mağdurlara destek vermedi. Sadece çıkıp eleştirdiler, geri çekildiler” dedi.

“Arkamızda bir güç olmalı. Destek hissetmeliyiz. Bir dava açmanın maddi ve manevi ağırlığı çok fazla” diyen Sema Dolu, “Tek kişi açtığınızda büyük bir yükün altına giriyorsunuz. Ne kadar çok mağdur dava açarsa, süreç o kadar sağlıklı ilerler diye düşünüyorum. Arkamızda güçlü bir sivil toplum örgütü, siyasi parti veya siyasi bir figür dursa bu adımı atabiliriz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.


İlgili haber:


“Tüm kadronun torpille doldurulmasını beklemiyordum”

YENİDÜZEN: Sınava girmeye karar verdiğin süreçte kendine “Acaba torpil döner mi?” sorusunu sordun mu?

Sema Dolu: “Bu düşünce herkesin aklında var. Zihinlere oturmuş bir şey… Açıkçası torpil olacağına kesin gözüyle bakıyordum ama bu denli olabileceğini düşünmüyordum. Araya 1-2 kişi sıkıştırırlar diye tahmin ediyordum. Ama tüm kadroyu doldurmalarını beklemiyordum.”

“İktidar hata yapmaya, muhalefet de eleştirmeye devam ediyor”

YENİDÜZEN: Açıklanan sonucun ardından ortaya atılan torpil iddiaları üzerine adalete olan güvenini yitirdin mi?

Sema Dolu: “Benim adalete olan inancım asla sarsılmaz. Çünkü elbet bir gün herkesin hak ettiğini bulacağına dair inancım tam. Ancak bu işin mağdurlarının yalnız bırakıldığını düşünüyorum. Başımdan geçenlerle ilgili sosyal medyada kısa bir gönderi paylaşmıştım. Pek çok kişi bu yazıyı paylaştı. Hatta muhalefet partilerinden açıklamalar geldi. Ama şunu fark ettim; muhalefetin görevi, iktidarın yanlışlarına karşı adımlar atmak, o yanlışı düzeltmek için çabalamak olması gerekirken, bizim ülkemizde sadece eleştirmek. İktidar hata yapmaya, muhalefet de eleştirmeye devam ediyor. Son bir haftadır oturup izliyorum. Herkesin bir fikri olduğunu gördüm ama kimse ‘bu çocukların arkasında duralım’ demedi. Kimse yapılanlara dur demedi. Hiçbir siyasi parti, mağdurlara destek vermedi. Sadece çıkıp eleştirdiler, geri çekildiler. Olayla ilgili alevler dinmeye başladı. Açıkçası topluma karşı güvenimi yitirdim. Sadece sınavı düzenleyenlere değil; tüm topluma yitirdim…”

“Barış Tilki’nin açıklamalarını dinledim, kanıt göstersin”

YENİDÜZEN: Bu süreçte yalnız bırakıldığınızı mı düşünüyorsun?

Sema Dolu: “Açıkçası ne muhalefet de ne iktidar yanımızda durdu. Sınava giren gençler olarak hiçbirimiz bu noktalara kolay gelmedik. KIB-TEK Yönetim Kurulu üyesi Barış Tilki’nin açıklamasını dinledim. Çok şey söyledi ama aslında hiçbir şey söylemedi. Adaletsizlik yok, bunlar da kanıtlarımız diyemedi. Hak eden, hakkını aldı diyor… O zaman kanıtları göstersin. İstihdam edilen 60 kişinin ‘çok presentable’ olduğunu söyledi. Ben bunu bir hakaret olarak algılıyorum. Herkesin başarısı kendine. Ama ben liseyi okul ikincisi, üniversiteyi ise onur derecesiyle tamamladım. Kendi yazdığım bir senaryoyla İstanbul’da En Genç Senarist ödülünü aldım. Ama günün sonunda, diğer başarılı gençlerle aldığımız karşılık bu. Torpil.”

“Puanımı nasıl hesapladılar onu bile anlamadım”

YENİDÜZEN: Ne konuda ayrımcılığa, torpile maruz kaldığını düşünüyorsun?

Sema Dolu: “Kesinlikle puanlama konusunda sıkıntı yaşandığını düşünüyorum. Benim puanım 83,33 olarak açıklandı. Sınavdan çıkıp eve gittim, kaç soru yapıp da bu puanı aldım diye düşünmeye başladım. Soruların ağırlığıyla ilgili açıklama yapılmamıştı. Her sorunun 3,33 puan olması gerekiyordu. Tüm soruların puanları aynıydı. Hesapladım, 25 soruyu doğru bilsem 83,25, 26 soruyu doğru bilsem 83,50 almam gerekiyordu. Ama benim puanım 83,33. Ben bu puanı nasıl almış olabilirim? Bu sonuç, soru puanlarına göre mantıklı mı? Puanımı nasıl hesapladılar onu bile anlamadım.”

“İtiraz dilekçesi sunduk, dönüş olmadı”

YENİDÜZEN: Peki puan konusunda bir itiraz başvurusu yaptın mı?

Sema Dolu: “Evet yaptım. Hatta başka arkadaşlar benden önce davrandı, itiraz dilekçesi sundu. Oradaki yetkili, dilekçeleri yukarıya ilettiklerini söyledi. Ama aradan onca zaman geçmesine karşın herhangi bir dönüş olmadı.”

“EL-SEN’de yaşanan güven sarsıcı bir durum”

YENİDÜZEN: Mağdur olduğunu düşünen diğer insanlarla görüşüyor musunuz? Onların düşünceleri neler?

Sema Dolu: “Birkaçıyla görüştüm. Güven sarsılması yaşanıyor. Araya EL-SEN olayı da girdi. Mağdurlar dava açmaktan vazgeçmeye başladı. Evet, sendikada yaşanan güven sarsıcı bir durum. İnsanlar geriye çekildi. Bu işten bir sonuç çıkmaz diye inanıyorlar.”

“Arkamızda güçlü bir sivil toplum örgütü, siyasi parti veya siyasi bir figür dursa dava açabiliriz”

YENİDÜZEN: Peki diyelim ki yalnız kaldın, diğer katılımcılar dava açmaktan vazgeçti. Sen kişisel olarak dava açacak mısın?

Sema Dolu: “Arkamızda bir güç olmalı. Destek hissetmeliyiz. Bir dava açmanın maddi ve manevi ağırlığı çok fazla. Tek kişi açtığınızda büyük bir yükün altına giriyorsunuz. Ne kadar çok mağdur dava açarsa, süreç o kadar sağlıklı ilerler diye düşünüyorum. Arkamızda güçlü bir sivil toplum örgütü, siyasi parti veya siyasi bir figür dursa bu adımı atabiliriz diye düşünüyorum.”

“Vereceğimiz mücadele bir siyasi partiye karşı verilecek mücadele değil”

YENİDÜZEN: Son olarak, mağdur olduğunu düşünen diğer insanlara bir çağrın var mı?

Sema Dolu: “Bana istedikleri zaman ulaşabilirler, en azından birlikte adım atabilir, çözüm yolları arayabiliriz. Eğer çözüm dava açmaksa, birlikte açarız. Vereceğimiz mücadele bir siyasi partiye karşı verilecek mücadele değil. Bunu anlamaları lazım. Hak ettiğimizi almak için vereceğimiz bir mücadele olacak.” 

Özel Haber Haberleri