'SİSTEM BOZUK, DÜZEN YOK'

Devlet hastanesinde YANLIŞ KAN verildiği ve budan dolayı hayatını kaybettiği iddia edilen 88 yaşında Akıle Vardan’ın ailesi YENİDÜZEN’e konuştu, o gün yaşananları anlattı: 'Hatalı kan 1-1,5 saat aktı'

Vardan’ın çocukları, annelerinin 12 Nisan tarihinde hastaneye yattığını, bir gün sonra, yani 13 Nisan sabah 08.15’te YANLIŞ KANIN verilmeye başlandığını söyledi,  bu işlemin yaklaşık 1-1,5 saat devam ettiğini yani 3’te bir (1/3) kanın vücuda verildiğini dile getirdi. 

Ayşe GÜLER

Annelerini Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yanlış kan verilmesi sonucu kaybeden Akıle Vardan’ın acılı çocukları YENİDÜZEN’e konuştu, o günü anlattı…

Vardan’ın çocukları, annelerinin 12 Nisan tarihinde hastaneye yattığını, bir gün sonra yani 13 Nisan sabah 08.15’te YANLIŞ KANIN verilmeye başlandığını söyledi,  bu işlemin yaklaşık 1-1,5 saat devam ettiğini yani 3’te bir kanın vücuda verildiğini dile getirdi. 

Olay sonrasında annelerinde olağanüstü çırpınmalar ve hareketlenmeler başladığını dile getiren Vardan’ın çocukları, “Hemşire annemin bakıcısına odaklanmış kavga ediyor, işine kendini vermemiş. Yanlış kanı getirip benim anacığıma vermiş, bütün olay bu… Hemşireler işine odaklı değildi. Bu cinayet gibi bir şey…” dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmaya güvendiklerini de dile getiren Vardan’ın çocukları, bu araştırma sonrası çıkacak sonuca göre konuyu yargıya taşıyıp taşımayacaklarına karar vereceklerini de sözlerine ekledi.

İşte Vardan’ın çocuklarının anlattıkları…


 

Akile Vardan’ın kızı Gülten Hastunç hastaneye yattıkları günü anlattı
“Annemin kan değeri düşük, üresi yüksekti”

“Annem, geçtiğimiz Salı saat 15.00 sıralarında mide bulantısı şikayetiyle doktora gitmek istediğini söyledi. Kolan Hastanesi’ne telefon ettik, doktordan randevu aldım. Saat 16.30 sıralarında hastaneye gittik. Hastanede doktor, annemin rengini soluk gördüğünü söyledi. Doktor, ilk önce tahlillerin yapılmasını, sonrasında da tedaviye başlamak istedi. Bir saat içerisinde tahliller yapıldı. Sonuçlar çıkar çıkmaz doktor beni aradı, ‘Hemen acile gidin kan değerleri düşük, üre yüksek görülüyor tedaviye başlamamız gerekir’ dedi.  Kardeşimi aradım, annemi alıp hemen acile gitmesini söyledim. Bu arada ben de Kolan Hastanesi’nden tahlilleri alıp acile gittim. Hastaneye gittik, orada da tahliller yapıldı. Annemi hastaneye yatırdık. Çarşamba günü anneme iki ünite plazma ve kan verildi. Öğleden sonra annemin rengi yerine geldi, kan değerleri yükseldi tansiyonu normale döndü. Hatta bizimle konuşmaya başlamıştı, şakalar yaptık. Saat 20.30’a doğru yanında bakıcısını bırakarak, oradan ayrıldık.

Perşembe sabahı benden önce kız kardeşimle birlikte Özlem hastaneye gitti. Saat 08.30 gibi…”

“Hemşire annemin bakıcısına odaklanmış kavga ediyor, işine kendini vermemiş. Yanlış kanı getirip benim anacığıma vermiş, bütün olay bu…”

Akile Vardan’ın gelini Özlem Vardan ‘YANLIŞ KAN VERİLDİĞİ’ günü anlattı
‘Bu cinayet gibi bir şey…’

“Perşembe sabahı hastaneye gitmeden, annemin bakıcısı beni telefonla aradı. Hemşireleri çağırdığını ancak anneme bakmadıklarını söyledi. Bunun üzerine yola çıktığımı, hastaneye gelmek üzere olduğumu kendisine söyledim. Annemin yanına gittiğimizde sabah vardiyasındaki hemşirelerin scala takmışlar. Annemde olağanüstü çırpınmalar, hareketlenmeler başladı. Biz anlayamazdık, aile üyelerinden 5 kişi annemin başındaydık. Sakinleştirmeye çalıştık. Sonrasında hemşirelerin yanına anneme bakmalarını söylemeye gittim. Hemşireler bana ‘Annenizin yanında kalan bakıcı kim? Annenize baktığınızdan emin misiniz?’ diye sordu. Tüm pozitifliğimle hemşireye, ‘Bizi başka cebe de savaştırmayın, ben sizin ne demek istediğinizi anlıyorum... Gerekeni yapacağız, siz lütfen gelin anneme bakın’ dedim. Geldiler, rutin kontrol yaptılar hiçbir şey anlamadılar. Gittiler… Bu arada annem daha da çırpınmaya başladı. Ağır kesici yapılmasını istedik. Hemşireler ağrı kesici veremeyeceklerini söylediler. Doktorun vereceğini söylediler. O sırada doktoru Ece hanımla karşılaştık.

İlk muayenesini yaptı. Hastane doktorlarından kesinlikle memnunuz onlara karşı söyleyecek bir şeyimiz yok. Ancak burada çok belirgin hemşire ihmali ve hatası vardır… Hemşire bakıcıya odaklanmış kavga ediyor, işine kendini vermemiş. Yanlış kanı getirip benim anacığıma vermiş, bütün olay bu… Hemşireler işine odaklı değildi. Bu cinayet gibi bir şey…

Hemen akabinde doktorlar devreye girdi. Hiçbir şeyi bizden saklamadılar. Dr Ece hanım bizi bir araya topladı, izahat verdi. Çok üzgün olduğunu, bir hata yapıldığını, anneme yanlış kan verildiğini söyledi. Hemen işleme başladıklarını söylediler. Buradan şunu söylemek istiyorum, bilinçli hemşire yetiştirsinler. Sistem bozuk, düzen yok. Bir hastanın hapını diğer hastaya veriyorlar. Hemşireler nasıl okul bitiriyorlar. Hemşireler çok agresif ve bu nedenle hata yapıyorlar. Bu işte hata olmaz. Paramız varsa özel hastanede hizmet almaya mahkum ediliyoruz.”

“Sağlık Bakanlığı’na şikayetimizi yaptık. Süreci takip ederken Sağlık Bakanı ile görüştüm. Onlar o soruşturmanın neticesini bizlere aktaracaklar. Biz de bu sonuca göre karar vereceğiz.”

Annesini yoğun bakıma kadar götüren Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Erol Vardan konuştu
“Ortada net bulgu var, doktorlar da zaten kabul etti…”

“Hemen annemi yoğun bakıma aldılar. Ben de yanında aşağıya indim. Annemi makineye bağladılar, ilk işlemi 1 saat sonra gerçekleştirdiler. Hatalı kan saat 08.15’den sonra verildi. 1-1.5 saat verildi…3’te 1 kan verildi… Yoğun bakımdaki işlem 12.00’de başladı, saat 14.15’te bitti.

 İşlem sonrası Dr Dilek hanım çok üzgün olduğunu, idrar çıkışı  alamadıkları yönünde izahat verdi. Annemin böbrekleri  durmuştu… Diyalizden önce yapılması gerekenler vardı. İçerde  doktorlar çabaladılar. Yoğun bakıma saat 12.00’de alındı,  sabah 04.00’te annemi kaybettik. O gün de doğum günüydü…  doktorlar uğraşmışlar ancak olmadı. Sağlık Bakanlığı’na  şikayetimizi yaptık. Süreci takip ederken Sağlık Bakanı ile  görüştüm. Onlar o soruşturmanın neticesini bizlere  aktaracaklar. Biz de bu sonuca göre karar vereceğiz. Dava  açılacak mı açılmayacak mı noktasında görüş birliğine  varacağız. Biz herhangi bir şeyin peşinde değiliz. Önemli olan  bundan sonra başka insanlara zarar vermeme adına altında, bu  gibi işlemleri başlatmak isteriz. Bir çocuğa ya da genç birine  olabilirdi. Annemin de yaşam hakkı gitti… Tüm ülkenin  gündemine geldi bu konu. Sağlık Bakanlığı’nın yanlış bir şey  yapacağını düşünmüyorum… Onun üzerine ailemiz annemize  otopsi yapılmasını istemedi. Ortada zaten net bulgu var, bu da  doktorlar tarafından kabul ediliyor.”

 

 

 

İlgili Haberler

Özel Haber Haberleri