Serhat İncirli

Serhat İncirli

Paradigma!

A+A-

Paradigma nedir?

Gerçekten anlamakta zorlandığım – anlamını tam kavramakta zorlandığım bir kelime!

-*-*-

Mesela Türk Dil Kurumuna (TDK) göre paradigma kelimesinin temel anlamı "değerler dizisi", bunun yanı sıra "örnek" ve dil bilgisinde "dizi" demektir. 

-*-*-

Veya bir baka tanıma göre “Paradigma”, bir olayı, dünyayı veya belirli bir alanı anlamlandırmak için kullanılan temel düşünce çerçevesi, bakış açısı veya modeldir.

-*-*-

İnsanların nasıl düşündüğünü, sorunlara nasıl yaklaştığını ve çözümler ürettiğini etkiler.

-*-*-

Kişisel paradigmalar da vardır!

-*-*-

Mesela “çok çalışırsan kazanırsın”…

Kişi gerçekten buna inanabilir!

-*-*-

Veya genç biri, “İngiltere’de profesyonel futbolcu olursam, Premier Lig’in büyük kulüplerinden birine transfer edilirsem, haftada 250 bin Sterlin maaş kazanabilirim” diye düşünebilir!

-*-*-

Ya da KKTC’de bir başka genç, “politikacı olup bakanlık alabilirsem, 250 bin sterlini 15 saniyede kazanabilirim” şeklinde de kendi paradigmasını yaratabilir!

-*-*-

Bir kaynağa göre “paradigma”, olaylara baktığımız "gözlük" veya "zihinsel çerçeve"dir. Bu çerçeve değiştiğinde, aynı olaya bakışımız ve onu yorumlayışımız da değişir.

-*-*-

KKTC veya Avrupa’daki “göçmenler” meselesi!

Kimisi olaya “yabancılar geldi bizi bitirecek” gözlüğüyle bakar; kimisi “kültürel mozaiğin güzelliği ve zenginliği” der!

-*-*-

Paradigma, tek başına "doğru" veya "yanlış görüş" demek değildir.

“Soruna veya olaya hangi çerçeveden baktığınızı gösteren bir çerçevedir” de diyebiliriz!

-*-*-

Gazetecilik mesleğine bakalım…

-*-*-

Gazetecinin görevi nedir?

Haber bulmak. Haberi doğrulatmak. Okuyucuya aktarmak.

-*-*-

Eskiden böyleydi!

-*-*-

Ancak artık herkesin bir gazetesi hatta birden çok gazetesi vardır!

Her sosyal medya hesabı bir ayrı gazetedir!  

-*-*-

Kısacası internet ve sosyal medya “bu paradigmayı” önemli ölçüde değiştirdi.

-*-*-

Artık kimse “Haber bulmak. Haberi doğrulatmak. Okuyucuya aktarmak” zorunda değil!

-*-*-

“Bir şey duyduğu anda, doğrulatmaya gerek olmaksızın, gayet rahat dilediği yorumu da ekleyerek, bas düğmeye gitsin”dedir!

-*-*-

Eskiden telefonun paradigması nasıl bir şeydi?

Mesela 1974’ten hemen sonra benim yaşadığım köyde sadece iki telefon vardı!

Biri muhtarın evinde, öteki spor kulübünde!

Şimdi aynı köyde herkesin belki de çifte çifte telefonları cebinde!

-*-*-

Eskiden telefon, sadece insanlarla konuşmak içindi…

Şu anda telefon, cebimizdeki bilgisayara dönüştü…

-*-*-

Eskiden de aynı olup hala değişmeyen, dün de yazdığımız bir de “siyaset paradigması” var!

Siyasette paradigma değişmedi!

Eskiden de “rakibi karalamak” asıl hedefti!

Şimdi de aynı!

-*-*-

Modern ülkelerde siyaset paradigması, “rakibi kötülemek veya karalamak”tan çok, “seçmene daha iyi ne sunabilirim”dir!

-*-*-

İlla ki modern ülkelerde böyledir demek de doğru bir paradigma değil!

Haaa KKTC’de çok az da olsa, “seçmene daha iyisini sunabilirim, hatta sunacağımdan eminim” diyen siyasetçi olmadığı “paradigması” da doğru değildir!

Üç beş kişi de olsa bu türden “düzgün” siyasetçi mutlaka bulunur!

-*-*-

KKTC’de veya Kıbrıs Cumhuriyeti’nde "Kıbrıs sorunu asla çözülemez" paradigmasından kurtulup, "Kıbrıs sorunu çözülürse hangi fırsatlar ortaya çıkar?" paradigmasına geçmek, müthiş güzel bir değişim olabilir…

-*-*-

Bunun için de “propagandadaki çözülmesin de ne olursa olsun” paradigmasından kurtulmak lazım!

-*-*-

Çünkü “Aman ha sakın Kıbrıs sorunu çözülmesin çünkü biz bu işten ekmek yiyoruz hatta fırınımız var” paradigması hala çok yaygındır!

-*-*-

Hala, “Türkiye giderse, Rumlar bizi keser” diyen paradigmaya inanan ve bunu ölesiye savunan ama hayatında hiç Rum görmemiş onlarca “gazeteci”miz vardır!

-*-*-

Kıbrıs meselesine bakışta “paradigma değişikliği” şarttır…

Tıpkı fotoğrafçılıkta olduğu gibi!

-*-*-

Mesela, eskiden “fotoğraf çekmek için film gerekir” paradigması söz konusuydu!

Filmi makineye koyacaksınız.

En fazla 36 kare çekeceksiniz.

Banyo ettireceksiniz.

Karta basıp size verecekler.

-*-*-

Şimdi öyle mi?

Dijital fotoğraf makineleri ve akıllı telefonlar bu paradigmayı değiştirdi.

Bugün fotoğrafı çek, gör, düzelt, parlat, aydınlat, ister bas, ister gönder!

Aynı cihazda!

-*-*-

Müzikteki değişim!

Aman Tanrım!

Taş plaktan, kasete, CD’ye…

-*-*-

Şimdi nasıl?

Spotify, Apple Music gibi platformlarla birlikte müziğe ulaşma ve müzik tüketme biçimi değişti.

-*-*-

Yukarıda da değinmiştik; telefonla eskiden sadece konuşuyorduk…

Ve eskiden bankaya gitmek zorundaydık!

Şimdi bankamız telefonumuzda!

-*-*-

Fotoğraf makinemiz de telefonumuzda!

Navigasyonumuz, mağazalarımız, televizyonumuz, maçlarımız, hatta kumarımız bile!

-*-*-

KKTC’de henüz yok ama taksicilik değişti!

-*-*-

Benim nesil gazetecilerin en çok bildiği markalar veya benim aklımda en çok kalan iki marka, Kodak ve Agfa’dır mesela…

Filmlerden…

-*-*-

Nokia ve Motorola!

Akabinde ne oldu?

Apple'ın iPhone'u ve Android sistemleri geldi!

-*-*-

Nokia kötü telefon üretmedi, telefon gelişti!

-*-*-

Ve 1994’te Londra’ya gittiğimde en sık uğradığım mağaza, video kaset kiralamak için gittiğim Bolckbuster mağazasıydı…

-*-*-

Evinizde video cihazınız aracılığı ile film izlemek mi istiyorsunuz;?

Bu mağazaya gidilir, DVD veya kaset kiralanırdı.

-*-*-

Şu anda?

Peeeee!

Binlerce filmi, yüzlerce farklı platformdan izleyebilirsiniz!

-*-*-

Eski daha mı iyiydi?

Sanmam!

Eskiye özlem var mesela ve en çok özlediğim, eski ansiklopedilerimdir…

Ama şimdi daha iyi!

 

-*-*-

 

Haaa komşuluk, köylülük, Kıbrıslılık, dürüstlük, temiz siyaset…

Bunlardaki değişiklikler – yeni paradigmalar kötü!

 

-*-*-

 

Eski paradigma, “her bayram büyükler ziyaret edilir…”

Yeni paradigma, “ailede ziyaret edilecek büyük kalmadı… Yeni nesiller de büyükleri ziyaret etmiyor…”

-*-*-

Zaman değişiyor…

Şartlar değişiyor…

Teknoloji gelişiyor…

Paradigmalar da değişecek elbette…

Ama keşke “Kıbrıslı kültürümüz” kapsamındaki değerlerden oluşan paradigma değişmeseydi!

Ki çok değişti!

-*-*-

Ve aklıma küfür geliyor!

Onlarda bile paradigma çok değişti!

Trafikte daha çok görüyorum ve bir de sosyal medyada bazı yazılarıma gönderilen trol mesajlarında, Kıbrıslı gibi küfredemiyoruz!

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar