KKTC’de mevcut sisteme ve gidişata dur demek görevdir!
“Ben de gazeteciyim anasını satayım…” diyen herkesin “gazetecilik” yaptığı bir ülkede yaşıyor ve bu meslekten ekmek kazanıyor olmak zaman zaman kafamı çok feci kurcalıyordu!
-*-*-
Vazgeçtim!
Uğraşmıyorum!
Dileyen gazeteci olsun, bana ne!
-*-*-
Ama öyle meslekler var ki, “bana ne” diyemezsiniz!
-*-*-
Bu meslekler, insan yaşamıyla, sağlığıyla ve güvenliğiyle doğrudan ilgilidir…
-*-*-
Bu mesleklerde eğitim çok çok önemlidir…
Ve bu eğitim de yalnızca bir diploma meselesi değildir…
-*-*-
Bu türden mesleklerde yapılacak bir hata, maddi kayıpların ötesinde ölümle, kalıcı sakatlıkla veya toplumun ciddi zarar görmesiyle sonuçlanabilir.
-*-*-
Mesela, doktor, cerrah, beyin cerrahı, hemşire, anestezi uzmanı, ebe ve paramedik…
Şimdi herkes gazetecidir dedik ya!
-*-*-
“Ellerim titremez, yapay zeka da var artık, ben de beyin cerrahı olabilirim” demek mümkün mü?
-*-*-
İnsan hayatı söz konusu!
Sadece mesleki eğitim de yatmez!
-*-*-
Klinik uygulama ve yetkinlik doğrulaması dediğimiz konular hayati önem taşır.
-*-*-
Herkes pilot olabilir mi?
Evet herkes gerekli eğitimi alırsa, elbette pilot olabilir ama durduk oturduk yere, rahmetlik Yaşar Gunni hocamızın çok yetenekli yeğeni için, “vallahi otursun pilotun yanına, gitsin Ercan’dan Ankara’ya dönüşün uçağı o kullanır” meselesi, imkansızdır!
-*-*-
Herkes bir de gemi kaptanı, vardiya zabiti, makine zabiti ve gemi makinisti olamaz!
-*-*-
Mimar, inşaat mühendisi, yapı denetim uzmanı, elektrik mühendisi veya makine mühendisi, itfaiyeci, arama kurtarma personeli, acil durum uzmanı ve bazı kolluk görevlileri…
-*-*-
Eczacı, gıda mühendisi, veteriner hekim ve laboratuvar uzmanı…
-*-*-
Mümkün mü?
Eğitimsiz olur mu?
Olmaz!
-*-*-
Mesleğin bilimsel ve teknik temellerini öğreneceksiniz; öğrenilen bilgiyi gerçek koşullarda doğru biçimde uygulayabileceksiniz ve bir hata söz konusuysa bu hatanın sonuçlarını bilecek ve gerekli denetim mekanizmalarına tabi olacaksınız…
-*-*-
Elbette her meslekte üniversite diploması şart değildir. Bazı mesleklerde mesleki eğitim, sertifika, lisans veya uygulamalı yeterlilik sınavları esas alınır. Ancak insan hayatını etkileyen görevlerde, gerekli yetkinlik kanıtlanmadan sorumluluk verilmesi ciddi risk yaratır.
-*-*-
Bir geminin kaptanı olmak istiyorsanız eğitim almanız, denizcilik bilgisine sahip olmanız, belirli sınavları geçmeniz ve gerekli yeterlilik belgelerini edinmeniz gerekir. Çünkü denizin şakası yoktur. Hava koşullarını yanlış değerlendirmek, seyir kurallarını bilmemek veya yanlış bir karar vermek, gemideki onlarca, hatta yüzlerce insanın hayatına mal olabilir.
-*-*-
Peki hastanede çalışıyorsunuz!
Yeterli belge, diploma, kurs yok ama bir bebeğe yanlışlıkla su yerine – mama yerine bilmem ne sıvısı verdiniz!
-*-*-
Özellikle “kaptan” ve “hastane çalışanı” üzerinde durmak istiyorum!
-*-*-
28 insan yaşamını yitirdi!
Filo Jet faciasındaki geminin kaptanı “öyle tecrübeliydi, şöyle bilgiliydi”yi konuşanlar dinledim…
-*-*-
Konu mahkemede!
Güveniyoruz!
-*-*-
Ama başka gemiler var mı?
Var!
Bu gemilerdeki kaptanların ne kadar “kaptan” oldukları konusunda emin miyiz?
-*-*-
Bir konu daha var mahkemede?
-*-*-
Mihrimah bebeğe alkollü mama verdiği iddia edilen veya edilenler!
-*-*-
Diploma?
Hemşirelik eğitimi, kursu falan?
-*-*-
Bekliyoruz, mahkemeye burada da güvenimiz tam!
-*-*-
Peki ilgili kaptan veya kaptanları; herkesi hemşire – hastabakıcı – ebe yapabilenleri; hatta çok kolay doktor – diş hekimi yetiştirdiği iddia edilen okulları kim denetliyor?
-*-*-
Onlara kim izin veriyor?
-*-*-
Gemileri kim denetliyor?
Hastanelerde “adeta çeteleşen” hatta “mafyalaşan” “bakıcı”ları biri denetliyor mu?
-*-*-
Haaaa önümüzde çok önemli bir seçim var!
Sonuçta buralarının ağası Türkiye’de!
Türkiye ne derse o tamam da; inat – ısrarla borçlanan; borçla maaş ödeyen; yanlış ekonomik kararlar alan; kamu kaynaklarını rüşvet olarak dağıtan; her seçim döneminde hiç tutulmayan onlarca söz veren; biat – itaat – koltuk üçgeninden ya da konforundan çıkmayanları yeniden seçer misiniz?
-*-*-
Siyasi kararların sonuçları gemi kazası gibi olmayabilir.
-*-*-
Ama unutmayın, biatçı – şeriatçı kafaların yönettiği eğitim politikası yıllar sonraki karanlığın ta kendisidir!
-*-*-
Keşke siyasetçilere de diploma zorunluluğu getirsek diyecektim ama elbette olmaz!
Ancak, hesap verebilirlik sistemi oluşturulmalıdır!
-*-*-
O kaptan veya o hastane çalışanı, ölümlerden – ölümden sorumluysa; mahkeme buna karar verirse; o sorumluluğu; onların çalışmasına göz yuman siyasiler de alabilmelidir!
-*-*-
Milletvekillerini seçeceğiz…
Kesinlikle bu seçeceğimiz kişilerin bütçe, hukuk, ekonomi, kamu yönetimi ve temel haklar konusunda yeterli bilgiye sahip olmaları; değilse uzman görüşlerinden yararlanmayı bilmeleri; aldıkları kararların gerekçelerini rahatlıkla açıklayabilmeleri; kamu kaynaklarının kullanımı konusunda son derece şeffaf olmaları şarttır…
Vatandaş da, daha önce hiç yapmadığını yapmalı ve seçim dönemlerinde verilen sözlerin ne ölçüde yerine getirildiğinin hesabını sorabilmelidir…
-*-*-
Demokraside yöneticileri belirleyen halktır. Ancak halkın seçim yapma hakkı, seçilenlerin hesap vermekten muaf olduğu anlamına gelmemelidir...
-*-*-
Gemi kaptanının yetersizliği denizde bir felakete neden olabilir.
-*-*-
Ama unutmayın, ülke yönetimindeki yetersizliğin sonuçları ise bir toplumun bütün geleceğine yayılabilir.
-*-*-
Tek cümleyle tüm yazının özeti; KKTC’de, mevcut sisteme ve gidişata izin vermemek kaçınılmazdır!
Bu da her vatandaşın görevidir…

Dileyen herkesin ameliyat yapamadığı gibi; herkes gemi kaptanı olamaz ve herkes hemşire de olamaz! Olursa; sorumlu devlettir; devleti yönetenlerdir…






