Kavgayla olmadı olmayacak!
İnsanlar arasındaki sorunların şiddetle çözülmesi mümkün müdür?
-*-*-
Veya şöyle soralım, “savaş, sorunları çözmek için bir yöntem midir?”
-*-*-
Bu iki soruya “evet” yanıtını verenlerle tartışmanın bir anlamı yok!
-*-*-
Şiddet ve savaş yıkımdır!
-*-*-
İran ve İsrail ya da İran ve Amerika adı geçen ülkelere ne kazandırdı?
-*-*-
Özellikle insan yaşamı veya insanların refahı adına kazanılan nedir?
-*-*-
Haaa çok derin ve çok geniş analizlerle konuyla yaklaşabilirsiniz elbette; mesela 1974 savaşını fiziken Türk tarafı kaybetti ama akabinde tek kaybeden “Kıbrıslı Türkler” oldu!
-*-*-
Yoksa kazandık mı?
Girne, Güzelyurt, Lapta, Alsancak, İskele, Karpaz, Maraş hepsi bizim oldu!
-*-*-
Böyle mi düşünüyorsunuz?
-*-*-
Ne zaman ve ne kadar bizim oldu ve nereye kadar bizim “kullanımımızda” ve nasıl kalacakları çok şüphelidir!
-*-*-
Hüseyin Mavideniz meselesine bakın!
-*-*-
Kavga çıktı!
Şu oldu!
Bu oldu!
-*-*-
Sonuç?
-*-*-
Mavideniz öldü!
O’nu öldürenler ise ölümden beter ceza aldı!
-*-*-
Oturup konuşmayı, uzlaşmayı, paylaşmayı, dinlemeyi, anlamayı çözmemiz gerekiyor!
-*-*-
Elimizde olan tüm çaldıklarımızı bir daha geri vermemek adına, Kıbrıs sorununun çözümüne karşıyız!
-*-*-
Türk tarafının Kıbrıs sorununa karşı çıkmasının tek sebebi ganimettir!
-*-*-
Türkiye, elde ettiği maddi ve jeopolitik avantajı yitirmek istemiyor!
-*-*-
Rum tarafında da çözüme karşı çıkanların hedefi, “paylaşamamaktan” kaynaklanan kazanımlardır!
Maddi kazanımlar!
-*-*-
BM Genel Sekreteri, iki tarafa “oturun” demiş!
-*-*-
NATO üyeleri Türkiye’de toplanmış!
-*-*-
Bence beklemekle olmaz!
Bir yolunu bulup, bir şekilde müzakereleri başlatmak lazım!
NATO’lara, nato kafalara pek de sormadan diyecektim!
Hala şansımız var mı?
Yapabileceklerimiz sınırlıydı!
-*-*-
Elmas madenimiz yoktu!
-*-*-
Bakır belki ama o da sanırım tüketilmişti!
Karlı bir iş olamazdı!
Para edecek kadar eminim kalmamıştı!
Kalsaydı zaten Amerikalılar 1974’ bahane edip çekip gitmezdi!
-*-*-
Çok ciddi miktarda narenciye ya da hellim mi satacaktık?
Onlar da çok işe yaramayacaktı!
-*-*-
Bizden çok küçücük, kupkuru bir kayalık olan Malta başardı ama!
-*-*-
Hem Dünya’nın en büyük markalarını, işlerini oraya çekti, hem turizmini geliştirdi, hem de şaraptan bile para kazanır duruma geldi!
-*-*-
1974 sonrasında ekonomik anlamda işimize yarayabilecek her argümanı, işgal ve ganimet ruhuna olan aşırı tutkumuz nedeniyle kaybettik!
-*-*-
Diplomatik anlamda yaşadığımız yenilgiler nedeniyle kara para aklamak dışında bir gelirimiz olmadı!
-*-*-
İnşaat dedik!
-*-*-
İşler de fena değildi hani!
-*-*-
Kendi ayağımıza kurşun sıkma geri zekalılığını sergiledik!
-*-*-
Aman da Yahudiler Kıbrıs’ı ele geçiriyor diyen “çok üzgünüm ama - ganimetçi – hırsız – şeriatçı Türk tayfasının oyununa gelip, “yabancıya konut yasağı” getirdik!
-*-*-
Yabancılar ülkemizden ev alamasın, ikamet edemesin, defolup gitsin diye yaşamlarını zorlaştırdık!
-*-*-
Bakın Limasol’a!
Bakın Baf’a!
Bakın Larnaka’ya!
Bakın Aya Napa’ya, Protaras’a!
-*-*-
İki şahıs tarafından sadece iki yat limancığı yaptık!
-*-*-
Ercan’a diyeceğim yok ama siyasi çözüm olmazsa; Ercan, ihtiyacımızın 50 katı büyüklüktedir ve olduğu gibi israftır!
-*-*-
Elektriğimiz sıkıntılı!
Suyumuz tükendi – tükettik!
-*-*-
Türkiye’den su mu getirdik?
Evet, çok, çok, çok büyük bir proje ama bir kez koptu, bir kez daha kopmayacağı veya ne kadar bu yükün taşınacağı malum değil!
-*-*-
Yollarımız, yol değil!
-*-*-
Eğitimimiz kalabalıktan dolayı çöktü; sağlık, lütfen konuşmayalım!
-*-*-
Girne Hastanesi’ni yapmaya başladığımızda neredeyse Nuh Peygamber hayattaydı diyeceğim, “abartıyorsun” diyeceksiniz ama haklı olduğumdan eminsiniz!
-*-*-
Güzelyurt Hastanesi’nde belki de ilk defa bu seviyede bir ilerleme kaydettiniz ama müteahhidi ödeyecek paranız olmadığını uçan kuş biliyor!
-*-*-
Evet, yapabileceklerimiz sınırlıydı ve onları yapmak için çok uğraşmalıydık!
-*-*-
Neydi yapabileceğimiz?
Güney Kıbrıs, Malta, Girit gibi benzer adaların yaptığıydı sadece!
-*-*-
Batırdık!
-*-*-
Turizm mesela!
-*-*-
Neden bize turist gelmedi?
-*-*-
Siyasi çözümsüzlükten dolayı değil; doğrudan uçuş sıkıntısından da değil; Türkiye ile rekabet edemedik!
Türkiye turizmi, bu rekabete engel oldu!
-*-*-
Türkiye’nin, kanatları altında casino turizmi dışında bir şey yapmamıza izin verilmedi!
-*-*-
Ve geldiğimiz yere bakar mısınız?
-*-*-
Hala şansımız vardır!
-*-*-
Nedir şansımız?
-*-*-
Evet, siyasi çözümdür!
-*-*-
Türkiye elbette kardeşimizdir; elbette Türkiye’nin hak iddiasına da saygım vardır ama Türkiye ile bir yere gidemeyeceğimiz açık ve nettir!
-*-*-
Bu da siyasi çözümü zorunlu kılıyor!
-*-*-
Aksi halde, iddia eder ve derim ki; elimizde kalan son birkaç “değer” arasındaki laikliğimiz ve adaletimiz de gidecektir…

Malta’da bir sabah…






