Hesap sandıkta sorulacak
Bugün en büyük sorunumuz, yıllardır ortada duran sorunların hiçbirinin çözülmediğidir.
Elektrik sorunu çözülmedi.
Sağlık sistemi işleyemiyor.
Eğitim sisteminde istikrar yok.
Hayat pahalılığı emekçinin, emeklinin ve dar gelirlinin belini büküyor.
Gençler bavullarını hazırlıyor, aileler çocuklarının geleceğini başka ülkelerde arıyor.
Bütün bunlar yaşanırken UBP-DP-YDP hükümeti başarı hikâyeleri anlatmaya devam ediyor.
Ancak sokaktaki yurttaşın gündemi propaganda değil, geçim derdidir.
Bugün ülkede asgari ücretli ay sonunu getiremezken, küçük esnaf ayakta kalma mücadelesi verirken, üretici artan maliyetler altında ezilirken, hükümet kanadından gelen açıklamalar halkın yaşadığı gerçeklerle örtüşmüyor.
Çünkü rakamlarla süslenen söylemler, market kasasında, elektrik faturasında ve ev kiralarında karşılık bulmuyor.
Başbakan Ünal Üstel ve hükümet ortakları sürekli olarak projelerden, yatırımlardan ve büyük hedeflerden söz ediyor.
Ancak halkın sormaya devam ettiği çok basit sorular var:
Neden sağlık sistemindeki sorunlar büyüyor?
Neden gençler ülkeden göç etmeyi kurtuluş olarak görüyor?
Neden kamu yönetimine olan güven her geçen gün azalıyor?
Neden yolsuzluk, partizanlık ve liyakat tartışmaları gündemden düşmüyor?
Demokrasilerde iktidarlar eleştiriden kaçamaz. Çünkü iktidarın görevi alkış toplamak değil, hesap vermektir.
Halk adına kullanılan her kuruşun, alınan her kararın, yapılan her atamanın ve verilen her sözün hesabı sorulur.
Hükümetin unutmaması gereken de budur.
Sandık günü geldiğinde yurttaş sadece seçim bildirgelerini değil, yaşadıklarını da hatırlar.
Elektrik kesintilerini hatırlar.
Hastanede bulamadığı ilacı hatırlar.
Çocuğunun işsizliğini hatırlar.
Her ay biraz daha küçülen maaşını hatırlar.
Geleceğe dair kaybettiği umudu hatırlar.
Siyaset hafızasız bir alan değildir.
Bu nedenle "yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz" sözü bir tehdit değil, demokrasinin en temel ilkesidir.
Halkın verdiği yetki sonsuz değildir. Denetlenir, sorgulanır ve gerektiğinde geri alınır.
Çünkü bu ülkenin insanları daha iyi bir yaşamı hak ediyor.
Ve hiçbir iktidar halkın iradesinden daha büyük değildir.
Günün sonunda hesabı soracak olan da, hesabı kesecek olan da halkın kendisidir.






