“Yolsuzluklar, usulsüzlükler, peşkeş. Ne varsa hepsini bu hükümet döneminde yaşadık”

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, UBP-YDP-DP hükümetinin 5 yıllık dönemini yolsuzluklar, usulsüzlükler ve halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılarla geçirdiğini belirterek mevcut anlayışın değişmesi gerektiğini vurguladı.

Berivan BABAHAN

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, geçici memurların güvence altına alınmasına yönelik düzenlemenin komiteden geçtiğini ve pazartesi günü Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşüleceğini açıkladı. Atan, geçici ve sözleşmeli çalışanların güvence altına alınması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Arkadaşlarımızı güvence altına alana kadar ısrarcı olacağız” dedi. Hayat pahalılığı artışının eksiksiz ödenmesi gerektiğini vurgulayan Atan, “Hayat pahalılığı pazarlık payı olamaz” ifadelerini kullandı.

Yaklaşan seçimlere dikkat çeken Metin Atan, ülkede değişimin şart olduğunu vurguladı.

Ülke yönetmenin kolay olmadığını ifade eden Atan, UBP-DP-YDP hükümetine işaret etti, hükümetin beş yıllık dönemini sahte diploma, sahte işler, hırsızlıklar, yolsuzluklar ve usulsüzlüklerle geçirdiğini söyledi.

“Amacımız geçici memurların güvence altına alınması”

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, geçici memurların güvence altına alınmasına ilişkin düzenlemenin komiteden geçtiğini ve pazartesi günü Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşüleceğini söyledi. Atan, “En azından bu konunun ortadan kalkması ile ilgili sevindirici bir haber verebilirim” dedi.

Sendika olarak amaçlarının geçici memurların mağduriyetlerini gidermek olduğunu belirten Atan, “Tüm çabamız bu memur arkadaşlarımızın güvence altına alınması ve siyasilerin iki dudağının arasından kurtulup işlerine devam edebilmesidir” ifadelerini kullandı.

Atan, yaklaşık 20 yıldır geçici memur olarak çalışan kişiler bulunduğunu belirterek, “Bugüne kadar durdurulmamaları durdurulmayacak anlamına gelmiyor. Buradaki hedefimiz sağlıklı bir şekilde güvence altına almaktır” dedi.

Düzenlemenin 851 kişiyi kapsadığını kaydeden Atan, komitede çalışan milletvekillerine teşekkür etti.

“Arkadaşlarımızı güvence altına alana kadar ısrarcı olacağız”

Metin Atan, sözleşmeli çalışanlarla ilgili girişimlerinin sürdüğünü belirterek, “Arkadaşlarımızı güvence altına alana kadar ısrarcı olacağız” dedi.

Amaçlarının maaş artışı talep etmek değil, sözleşmeli çalışanları güvence altına almak olduğunu ifade eden Atan, “Dolayısıyla Maliye Bakanlığına külfet olacak bir durum söz konusu değildir” diye konuştu.

21 yıldır sözleşmeli olarak çalışan kişilerin bulunduğunu belirten Atan, bu kişilerin işlerinde uzman olmalarına rağmen aynı maaşı aldıklarını kaydederek, performansa dayalı maaş artışı düzenlemesi yapılabileceğini söyledi.

Her yıl sözleşme yenileme sorunları yaşandığını ve çalışanların maaş alabilmek için Bakanlar Kurulu kararını beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Atan, izin konusunda da sıkıntılar bulunduğunu belirtti.

Atan, kamuda çalışan sözleşmeli personelin sağlık ve kamu izinlerinden yararlanması gerektiğini söyleyerek, bu konuda hazırlanan tüzüğün Bakanlar Kurulu’na gönderileceğini kaydetti. Atan, güvence altına alınması gereken 405 kişiyle ilgili girişimlerinin sürdüğünü ve konunun komitede görüşülmesini beklediklerini ifade etti.

“Hayat pahalılığı pazarlık payı olamaz”

Metin Atan, beş aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 14,33 olduğunu belirterek, haziran ayı verisinin açıklanmasıyla oranın yüzde 18’e ulaşabileceğini düşündüğünü söyledi.

Meclis’te gerçekleştirilen eylem ve grevleri hatırlatan Atan, yasa gücünde kararnamenin geri çekilmesi ve komiteye gönderilmesi talebinin yanı sıra 13 maddelik öneriler sunduklarını belirtti. Gelir getirici öneriler de hazırladıklarını ifade eden Atan, hükümetin hayat pahalılığı artışında yüzde 12’de ısrarcı olduğu yönünde duyumlar aldıklarını söyledi.

Atan, “Hayat pahalılığı pazarlık payı olamaz artık” diyerek, sendikaların öneriler sunacağını ancak bunun hayat pahalılığı oranının pazarlık konusu yapılacağı anlamına gelmediğini ifade etti.

UBP-DP-YDP hükümetinin tutumunu eleştiren Atan, “Bir taraftan istihdam yapacaksınız, müdür ve müsteşar atamaları yapacaksınız, bunlara maaş artışı vereceksiniz ama vatandaşın hayat pahalılığını ödeyemeyeceğinizi söyleyeceksiniz. Bu asla kabul edilemez” dedi.

Temmuz ayında asgari ücret masasının yeniden toplanacağını kaydeden Atan, hayat pahalılığı oranının asgari ücrete de eksiksiz yansıtılması gerektiğini söyledi. Atan, asgari ücretin kamuya ilk giriş maaşı seviyesine çıkarılması önerisini de yineledi.

“Hayatı ucuzlatın, hayat pahalılığı vermeyin”

UBP-DP-YDP Hükümeti ortağı Erhan Arıklı’nın son dönemdeki açıklamalarına tepki gösteren Metin Atan, Arıklı’nın maaş artışlarının hayat pahalılığını artırdığı yönündeki söylemlerine dikkat çekti.

Atan, “Biz de aynı şeyi söylüyoruz; hayatı ucuzlatın, hayat pahalılığı vermeyin. Ama çalışan yüzde 18 alırken, Sayın Arıklı’nın maaşı 470 bin TL. Bir günlüğüne asgari ücretlinin yerine geçsin, bakalım nasıl isyan edecek” dedi.

Atan, “Arıklı hükümeti eleştiriyor, hükümet dediği şey kendisidir. Kendini eleştiriyor, farkında değil” ifadelerini kullandı.

Atan, UBP-DP-YDP hükümetinin görevinin halka hizmet etmek olduğunu ancak bunun yerine hayat pahalılığı ödememek için uğraştığını belirterek, “Altını çizerek söylüyorum; hayatı ucuzlatın. Kontrol yok, denetim yok, halk sürünüyor ama hayat pahalılığını vermeye gelince ‘veremiyoruz’ deniliyor” dedi.

Vergi kaçakçılığı ve kayıt dışılıkla mücadelede yetersiz kalındığını ifade eden Atan, sendikaların suçlandığını belirterek, sivil toplum örgütlerinin yanlış gördükleri uygulamaların karşısında durmaya devam edeceğini söyledi.

“Hükümet, 5 yıllık dönemini yolsuzluklarla geçirdi”

Yaklaşan seçimlere dikkat çeken Metin Atan, ülkede değişimin şart olduğunu belirterek, “Değişim gelirken bir öncekini aratmasın, doğru projelerle, hizmetleriyle halkına sahip çıksın, vatandaşı koruyacak ödül ve cezalar getirilsin” dedi.

Ülke yönetmenin kolay olmadığını ifade eden Atan, UBP-DP-YDP hükümetine işaret etti, hükümetin beş yıllık dönemini sahte diploma, sahte işler, hırsızlıklar, yolsuzluklar ve usulsüzlüklerle geçirdiğini söyledi. Bazı kararların mahkemede olduğunu ve yasa gücünde kararnameler nedeniyle Anayasa'nın zarar gördüğünü ifade eden Atan, “Biz olsak başarısız olduk deyip görevi bırakırız ama bu arkadaşlarda öyle bir düşünce yok” diye konuştu.

Bu nedenle sistemin değişmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Atan, başkanlık sisteminden yana olduğunu söyledi.

“İki seçimin de aynı gün olması uygulamada sorun yaratabilir”

Genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılması ihtimaline ilişkin de konuşan Atan, , iki seçimin bir arada yapılabileceğine inanmadığını söyledi.

Atan, aynı gün yapılacak seçimlerde seçmenin belediye başkanı, belediye meclis üyesi, muhtar ve aza seçimlerinin yanı sıra milletvekili seçimi için de oy kullanacağını belirterek, bunun hem uygulamada hem de katılım açısından sorun yaratabileceğini ifade etti.

Katılım oranının seçimlerin demokratik niteliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Atan, düşük katılımlı bir seçimin sağlıklı sonuç üretmeyeceğini söyledi.

“İktidarın hesapları farklı”

Atan, hükümetin erken seçime gitmesi gerektiğini düşündüğünü belirterek, “Hükümetin burada yapacağı en iyi şey erken seçime gitmektir ama iktidarın hesapları farklı. Yasa geçireyim, oy toplayayım çabasındadır” dedi.

UBP’nin istihdamlarla oylarını artırmaya çalıştığını söyleyen Atan, “Daha önce söylediğim gibi birinci parti Cumhuriyetçi Türk Partisi’dir. Bu hükümetin tekrar 5 yıl daha yürümesi imkansızdır” ifadelerini kullandı.

Atan, “Biz bunları bir daha ne görmek isteriz ne de bunlarla oturup herhangi bir konuda konuşmak isteriz. Çünkü bu halkın da canını yaktılar, halkı perişan ettiler. Yolsuzluklar, usulsüzlükler, peşkeş yani ne varsa hepsini bu hükümet döneminde yaşadık ve bunun artık son bulması lazım” diye konuştu.

Röportaj Haberleri

“Ben kadın gitarist değilim, ben gitaristim”