Yayın Kurulunun Notu: Soruları, Sorunları ve Düşünceleriyle Gençler

Kıbrıs’ta en çok ayrımcılığa uğrayan kesimlerden biri de gençler. Kültürümüze kök salmış yaşçı önyargılar ve bilişsel yanlılıklar yüzünden sözleri çoğu zaman geçmiyor, söyledikleri yeterince ciddiye alınmıyor.

Gaile Yayın Kurulu
infogaile2008@gmail.com

Gençleri Dinlemek: Soruları, Sorunları ve Düşünceleriyle Gençler

Kapağımızda “tohum eken” bir köylü var. Van Gogh, bu imgeyi kendinden önceki kuşağın ressamı Millet’den devraldı ve kendi renkleriyle yeniden resmetti. Devraldığı imgeyi yeniden yorumladı, karanlık renklerden mavilere geçti; ama hasadını görmeden, görmeyi beklemeden toprağa tohum serpmenin taşıdığı güçlü sembolik anlamı korudu. Gaile de bu sayıda odağına aldığı temayla belki de ancak bunu yapabilecek; daha önce sayısız kalemin yazdığı bir konuyu, gençliği, sadece bugüne taşıyacak ve yeniden yorumlayacak.

‘Gençler’ teması Ağustos 2026’da şekillenmeye başladı, Eylül’de “Sorularıyla, sorunlarıyla ve düşünceleriyle gençler” olarak netleşti. O günlerde, Ekim ayında, Fransa’da liselilerin sokaklara döküleceğinden habersizdik. Bizi bu temaya götüren, Gaile’yi nasıl daha kapsayıcı bir e-dergi yapabileceğimiz sorusuydu. Kıbrıs’ta en çok ayrımcılığa uğrayan kesimlerden biri de gençler. Kültürümüze kök salmış yaşçı önyargılar ve bilişsel yanlılıklar yüzünden sözleri çoğu zaman geçmiyor, söyledikleri yeterince ciddiye alınmıyor.

Gençlere yapıştırılan etiketler yazılarda sık sık karşımıza çıktı. Deniz, “Belki bizi tembel zannediyorlar” diyor. Eman Rana, gençler için sıkça kullanılan “tembel”, “motivasyonsuz”, hatta “nankör” gibi sıfatların yerine bir başkasını öneriyor: “şanssız”. Cahit Çançi, gençlerin düşüncelerinin deneyimsizlikle, itirazlarının saygısızlıkla eşleştirildiğini söylüyor. Feyza da bu kadar çeşitli bir kuşağın birkaç tanıma sığdırılmasının, “renksiz bir aynılığın” içine sokulmaya çalışılmasının yarattığı yorgunluğu anlatıyor.

Dünyadan bakışı ise Yonca Özdemir’in yazısı getiriyor. Nepal’den Madagaskar’a, Sırbistan’dan Fransa’daki liselilere kadar sokaklara çıkan gençleri anlatan Yonca, gençlerle siyasi kadrolar arasındaki temsil açığının altını çiziyor. Hakkı Yücel, evrensel ölçekte yaygınlık kazanan aktüel gençlik hareketini, kamusal alana olası ‘yeniden dönüş’ olarak nitelerken, yakın geçmişte (68) cereyan eden (Sol) gençlik hareketlerinden arda kalan deneyimlerin bugünde karşılıklarının neler olabileceğine dair kimi öznel düşünceleri dile getiriyor.

Kıbrıs’ta gençlerle ilgili en önemli meselelerden biri ise adada kalıp kalmayacakları. Bu soru sayımızın ana damarını da oluşturdu. Hemen her metinde aynı soru yankılandı: “Burada gençler için bir gelecek var mı?”

Eğitimde kendi kuşağının yaşadıklarını Kemal Yağız Ceylan tek tek sıralıyor: konteyner sınıflar, özel derse bağımlı hâle gelen eğitim, dil bariyeri, tek taraflı anlatılan tarih ve okula ulaşımın kendisi. Bayram Dem’in de bir öğretmen olarak altını çizdiği bu sorunlar, Fransa’daki liselilerin sokağa taşıdıklarından çok da farklı değil. Paris’teki pankartlardan birinde Mandela’nın sözü yazıyordu: “Eğitim, dünyayı değiştirmek için kullanılabilecek en güçlü silahtır.”

Bu sayıda gençliğin cinsiyete göre değişen yüzü de görünür oldu. Deniz, aynı evde büyüdüğü abisiyle hareket alanlarının aynı olmadığını; Feyza, aynı çatı altında büyüyen iki kardeşin yalnızca cinsiyetleri yüzünden “genç olmak” tanımının değişebildiğini anlatıyor. Gizem, anne olduktan sonra karşılaştığı engelin artık görünmez değil, “çok görünür” olduğunu söylüyor.

Gençler bize yalnızca dertlerini değil, bizi de gösteriyor. Bunu kabul etmek biraz zor olsa da gerçek bu. Bu sayıda kendini “savaşın üçüncü nesli” olarak tanımlayanlar da var, savaşı birebir yaşamış yazarlar da. Görünen ve görünmeyen duvarları olan bir kuşak, Kıbrıs sorunu ve dolaşım özgürlüğü birçok yazıda kendini gösteriyor.

İç kapağa, bir ‘dans’ görseli koyduk: Matisse’in el ele dans edenlerini. Sonay’ın yazısında dediği gibi, bir taşı tek kişi taşırsa ona çok ağır gelir. Birlikte taşırsak belki hem taşıyabilir hem de onu güzel bir şeyin yapı taşına dönüştürebiliriz. Dayanışma olmadan olmuyor. Bu sayı dayanışma için bir vesile olsun.

Hepinize iyi okumalar dileriz.


Gaile Yayın Kurulu

Ahmet Güneyli

Aliye Özsoylu

Emel Kaya

Hakan Karahasan

Hakkı Yücel

Münevver Özgür Özersay

Yılmaz Akgünlü

Ağ Editörü ve Kapak Tasarımı: Hüseyin Özbarışcı

Yayıncı: yeniduzen.com

Kapak görseli: Vincent van Gogh, Ekinci (Millet’ten sonra), 1890, Kröller-Müller Müzesi, Otterlo. 

https://www.krollermuller.nl/en/collection/vincent-van-gogh-the-sower-after-millet-km-110-673

İç Kapak  (Editörün Notu) Görseli: Henri Matisse, Dans (Dance), 1910, Ermitaj Müzesi, St. Petersburg. Wikimedia Commons. https://en.wikipedia.org/wiki/Dance_(Matisse)

Dergiler Haberleri