“Yat Limanı mı, yeni bir casino mu?”

Mağusa’da yakın geçmişte ‘atıl bırakılmasıyla’ gündeme gelen Palm Beach bölgesindeki balıkçı barınağının bulunduğu alan, bu kez de ‘yap-işlet-devret modelli’ yeni bir yat limanı yapımı ile gündeme geldi.

Fehime ALASYA

Mağusa’da yakın geçmişte ‘atıl bırakılmasıyla’ gündeme gelen Palm Beach bölgesindeki balıkçı barınağının bulunduğu alan, bu kez de ‘yap-işlet-devret modelli’ yeni bir yat limanı yapımı ile gündeme geldi.

Hükümet, Mağusa’da Palm Beach bölgesinde ‘yap-işlet-devret modeliyle’ yeni bir yat limanı için ihaleye çıktı. İhalenin İdari Şartname’sinde olan bazı maddeler, ilgili çevrelerin endişelerini arttırdı.

Ülkedeki Şans Oyunları Yasası’na göre yeni casino izni verilmesinin mümkün olmamasına karşın, hazırlanan ihalede ‘idarenin casino izni verilmesini sağlayacağı’ maddesi yer aldı.

Kıbrıs’ın kuzeyinde 30 aktif casino olduğunu kaydeden Casino İşletmecileri Birliği Koordinatörü Ayhan Sarıçiçek, “31/ 2009 Şans Oyunları Yasası’na göre casino izni verilme kotası doldu, ancak yasanın maddesi değiştirilirse Bakanlar Kurulu izin verebilir” yorumunda bulundu.

İdari şartnamede yer alan ve ‘belirsiz, suiistimale açık olarak’ yorumlanan bir diğer madde ise Teknik Şartnamenin ‘hem TC hem KKTC hem de Uluslararası Liman ve Deniz İşlerine ait Genel Teknik Şartnamelerine uygun olarak gerçekleştirileceği’ oldu.

Bu maddeyi değerlendiren Avukat Emre Efendi ise “Bağlayıcılığı olan ve uygulanabilen bir madde gibi görülmüyor, ‘şuna da uyar, buna da’ amacı güdebilir” görüşünü paylaştı.

Kimi çevreler ise incelediği İdari Şartname’nin birçok bilinmezlik içerdiğini savundu, Hükümetin geçmişindeki ‘ihale süreçleri ve projelerin hayata geçirilmesiyle ilgili yaşanan sıkıntıların’ büyük bir güvensizlik oluşturduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda bahsi geçen çalışmanın ‘ince elenip sık dokunması’ gerektiğinin altı çizildi.

 

Bakanlık sessiz…

Gün boyu ilgili Bakanlıktan konuyla ilgili bilgi almaya çalışan YENİDÜZEN’in telefonları yanıtsız kalırken, bazı kaynaklar, ‘yap-işlet-devret modelli’ yeni yat limanı yapımının askeri bölgede bulunan ve ‘adalar’ olarak bilinen bölgede olduğunu, bakanlığın asker ile uzlaşarak söz konusu alanı kullanacağını savundu.

 

İdari Şartname’de neler var?

Merkezi İhale Komisyonu (MİK), Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na ait ihale duyurusunda “Gazimağusa’da Palm Beach Bölgesinde Yap-İşlet-Devret Modeli ile Yat Limanı Yapımı” ile ilgili ihaleye çıkıldığı belirtildi. MİK duyurusunda ihalenin 23 Eylül’e ertelendiği kaydedildi.

Şartnamede şüphe uyandıran iki madde arasında şu ifadeler yer aldı: “Yapılacak otel için casino izni talep edilmesi halinde, İdare casino izni verilmesini sağlayacaktır. Teknik Şartnameler: Bu projenin hazırlanmasında ve inşaatında, ihale idari şartnamesi, mimari, statik, mekanik ve elektrik özel teknik şartnameleri, TC Liman ve Deniz İşlerine ait Genel Teknik Şartnamesi ve diğer KKTC, Türk ve Uluslararası Teknik Şartnamelerine uygun olarak gerçekleştirilecektir.”

Öte yandan ‘yap-işlet-devret modelli’ yeni yat limanının yapımıyla ilgili yayınlanan Özel Teknik Şartnamede “Mağusa’da Palm Beach bölgesinde yap-işlet-devret modeli ile yat limanı ve tesisleri ihalesi" ibaresi yer aldı.

Şartnamede ise yat limanının en az 150 yat ve en çok 300 yat kapasitesinde olacağı belirtilirken, yatırım tutarı ise en az 70 Milyon Dolar olarak belirlendi.

Yazılan İdari Şartname’de bazı maddeler ilgi çekti. ‘İmar kurallarına göre bu bölgede en çok 5 katlı binalar yapılabileceğinin’ ifade edildiği Şartnameye, “Yapılacak otel için casino izni talep edilmesi halinde, idare casino izni verilmesini sağlayacaktır” maddesi de eklendi.

 

Ülke ekonomisi için dendi ‘teşvik maddesi’ eklendi

Ekonomiye katkı sağlaması öngörülen projede bazı ‘teşvik maddeleri’ de dikkat çekti. Söz konusu maddelerin zaman içinde sıkıntı çıkarabileceği öngörüleri paylaşıldı.

Yapılacak otelde en az 500 yatak en çok 1,000 yatak olabileceği de belirtilirken, yapılacak olan otelin de teşvik kapmasında olacağı kaydedildi. Şartnamede, bununla ilgili “Bu projenin, KKTC Teşvik Yasalarına uygun kısımları teşvik kapsamındadır” dendi.

 

İlgili çevreler durumdan rahatsız!

Projeyle ilgili hiçbir açıklama yapılmamasına ilişkin eleştiride bulunan Mağusalılar, ‘kamu faydası aramasına’ dikkat çekti, ‘ortak akıl’ çağrısı yaptı.

Projeyle ilgili bilgisi bulunmadığını belirten Mağusa İnisiyatifi Başkanı Okan Dağlı, bu durumu eleştirdi. Konuyla ilgili sadece ‘kulaktan duyma bilgiler’ paylaşıldığını ifade eden Dağlı,  “Biz buranın turizm limanı şekline dönüştürülmesine, yeni yatırımlara zaten tarafız, karşı değiliz. Ama eğer kamu faydası olacaksa...” dedi.

Proje ve ihaleyi görmediğini anlatan Mağusa Belediyesi ve Belediyeler Birliği’nin eski Başkanları’ndan Oktay Kayalp, bölgenin özelleşmesi durumunda mevcut konuşlanan balıkçıların çok ciddi sıkıntı yaşayacağını belirtti.

 

“Her seçimde gündem oluyor”

Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan ise bahsi geçen Laguna bölgesindeki çalışmanın uzun süredir her yerel seçim arifesinde gündeme getirildiğini ve akabinde rafa kaldırıldığına vurgu yaptı.

Bölgede örgütlü balıkçıların durumdan zarar görmeyeceğini savunan Atakan, “Bağlantımız hiç olmayacak. Orası yat limanı olacak, bizimkisi balıkçı barınağı olacak.” dedi.

 

Mağusalı vekillerin hükümete güveni yok:

‘Ortak akıl ve kamu yararı gözetilmeli”

Mevcut hükümetin farklı alanlarda ortaya koyduğu ve altından farklı uygulama çıkılan ihaleler olduğunu anımsatan Mağusalı Milletvekilleri ise bu ihaleyle ilgili de hükümete güven duymadığını yineledi. “Mevcut hükümetin yaptığı tüm hukuksuzluklar ve yanlış ihaleler bu konuda bizi endişelendiriyor” diyen vekiller, ihalenin ve projenin kamu yararını gözetecek şekilde yapılması gerektiği kaydedildi.

İhalenin oldu-bittiye getirilmemesi gerektiğine vurgu yapan vekiller, ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.


Casino İşletmecileri Birliği Koordinatörü Ayhan Sarıçiçek:

“31/ 2009 Şans Oyunları Yasası’na göre casino izni verilme kotası doldu, ancak yasanın maddesi değiştirilirse Bakanlar Kurulu izin verebilir”

Kıbrıs’ın kuzeyinde 30 tane aktif casino olduğu bilgisini veren Casino İşletmecileri Birliği Koordinatörü Ayhan Sarıçiçek, “Bu sayı, ülke coğrafyasına göre yeterli, hatta fazla bile. 2009’da yürürlüğe giren yasada kota var ve bu kota dolu” dedi.

Yeni bir casino izni verilebilmesi için ancak 31/ 2009 Şans Oyunları Yasası’nın değişmesi gerektiğine vurgu yapan Sarıçiçek, “Yasa, Bafra bölgesi haricinde en fazla 5 tesise izin verilebileceği söyleniyor. Artık yeni bir tesise izin verilemez. Ancak yasanın bu maddesi değiştirilirse olabilir. Bakanlar Kurlu Kararları yasa üzerinde değildir, yasa çerçevesindedir.”

 

“Mevcut yasada kriterler daha da yükseltilmeli”

Sarıçiçek, konuyla ilgili şunları dile getirdi:

“Ancak diğer yandan unutulmamalıdır ki büyük tesisleri ayakta tutan casinolar olduğu için bu bir döngü içerisinde hareket etmeli. Yatırım ve istihdam için de büyük tesislere ve dolayısıyla casinolara ihtiyaç var. Kriterler daha da yükseltilmeli, çok daha büyük tesisler konmalı. Yatak veya oda sayısı arttırılabilir.

Mevcut yasada 500 yataklı tesislere casino izni veriliyor, bizler bunun bin yatak sayısına çıkarılmasını savunuyoruz.

2009’da yürürlüğe giren yasada kota var ve bu kota dolu. Yasa, Bafra bölgesi haricinde en fazla 5 tesise izin verilebileceği söyleniyor. Artık yeni bir tesise izin verilemez.

Önceden müracaatları olup da inşaatı devam edenler ve ön izin alanlar casino açabiliyor. Bunun dışında yeni bir yerin açılması söz konusu değil. Otel olmayan bir tesise ise casino izni verilmez. 5 yıldızlı, 500 yataklı otel olması gerek. Ancak yasanın bu maddesi değiştirilirse olabilir. Bakanlar Kurlu Kararları yasa üzerinde değildir, yasa çerçevesindedir.”


Avukat Emre Efendi:

“Bağlayıcılığı olan ve uygulanabilen bir madde gibi görülmüyor, ‘şuna da uyar, buna da’ amacı güdebilir”

Şartnameye eklenen "TC Liman ve Deniz İşlerine ait Genel Teknik Şartnamesi ve diğer KKTC, Türk ve Uluslararası Teknik Şartnamelerine uygun olarak gerçekleştirilecektir" maddesini yorumlayan Avukat Emre Efendi ise bunu ‘bağlayıcılığı olan ve uygulanabilen’ bir madde olmadığını, suiistimale açık olduğunu belirtti. 

Efendi, “Ya özensizlik, iş bilmezlik ya da biz içinde olalım hangisini uygularsa uygulasın. Veya ilerde şartnameye aykırılık olursa şuna uyar buna uyar diyebilelim” amacı güden bir madde yorumunu yaptı.

Söz konusu üç şartnamenin de içeriğinin önemine değinen Efendi, özetle şunları belirtti: “Hem bizim, hem TC, hem de Uluslar arası şartnameleri içerecek şekilde uygun gerçekleştirileceği belirtildi. Bu şartnameler nedir? İçerikleri nelerdir? Tüm bunların cevabı çok önemli. Çok uygulanabilir, anlaşılabilir veya bağlayıcılığı olan bir şart olarak görülmüyor.”


MAĞUSALI VEKİLLER NE DEDİ?

Erkut Şahali: “Kamu yararını gözeteceklerini hiç düşünmüyorum, bu durum pis kokular içeriyor”

“Zaten henüz yıkılan balıkçı barınağı tamir edilmemişken, oranın bünyesinde casinolu bir otel yapılması kamu yararına dönüştürülecek olan olumlu bir adım değildir. Zaten burası mevcut balıkçılar için deniz kirliliği nedeniyle sıkıntı yaşayan bir bölge. Hal böyle iken önce kendi balıkçılarımıza güvenli bir ortam sağlanmadan yap-işlet- devret modelinin olması, bu modelin tamamen süresiz devredilecek olması son derece tedirginlik vericidir. ‘En az’ ibaresiyle muhakkak bir süre verilmeliydi. Bölgedeki balıkçılar, ülkede önemli balık ihracatı yaparken onların korunmadan bölgenin marinaya çevrilmesi çok sakıncalı. Ortada proje yok, proje teklifi işletmeyi alacak olan tarafından yapılacak, objektif değerlendirmeye uygun olmayabilecek bir ihale olabilir.

500 ila 1000 kapasiteli bir otelin olması da çok sakıncalı olabilir.  İhale yoluyla kamu kaynaklarını heba eden bu yönetimin bu projede de kamu yararını gözeteceğini hiç düşünmüyorum. Bu durum pis kokular içeriyor”

 

Teberrüken Uluçay:  “Sürecin hassasiyetle ihale edilmesi, sonuçlarının da takip edilmesi elzemdir”

“Yap-işlet- devret modeliyle çıkıldı, askerden alınan bir yerdir. Proje geçmiş yıllarda da gündeme geldi ancak teknik olarak oranın marina olarak düzenlenmesinin maliyetinin çok yüksek olmasından doluyu bu projenin Mağusa’da adacıklar denilen bölgeye taşınmıştı. Muhtemelen çıkılan ihale de onunla alakalıdır. Teknik detay ve içerikleri iyice araştırılmalıdır. Yapılması öngörülen yatırım mutlaka Mağusa kentinin kazanımı olmalıdır.  Bu anlamda kurgusunun kamu yararı ve kent ekonomisinin güçlenmesine, gelişmesine dönük hayat bulması sağlanmalıdır. Ercan Havaalanı ihalesinde yaşanan sıkıntılar ve sonradan ortaya çıkardığı sorunlar hali hazırda projenin hayata geçmiş olmasını engelledi. Bu örnekten yola çıkacak olursak mevcut projenin kısa zamanda kent ekonomisine katkı sağlaması için sürecin hassasiyetle ihale edilmesi, sonuçlarının da takip edilmesi elzemdir. KKTC yasalarına uygun olacak şekilde KKTC koşulları da dikkate alınarak projelendirilmesi, projenin hayata geçmesi açısından çok büyük önem arz eder.”  

 

Asım Akansoy: “Oldu-bittiye getirilmemeli, siyasi bir yatırıma dönüşmemeli, ortak akılla hareket edilmeli”

“Bu tür önemli yatırımları bölge vekilleri, bölge halkıyla paylaşıp ortak çalışma yürütülmeli. Bu bölgede nasıl bir yatırım yapılacağı çok önemlidir. Yatırıma karşı değiliz ama burada herhangi bir yat limanının yapılması, Mağusa Limanı’nda yapılacak düzenlemeyle birlikte düşünülmelidir. Burası oranın uzantısı gibi.

Hassas bir konu ve oldu-bittiye getirilmemeli, ortak akılla hareket edilmeli. Hükümetin ben yaptım olur mantığı ve kamu yararı gütmeyen projelerini görüyoruz, bu bağlamda iyice araştırılmalı. Bu bir siyasi yatırım mı yoksa ekonomik getirisi düşünülerek öngörülen bir proje midir bilmiyoruz. Kamu yararı içermezse elbette karşı çıkacağız.

 Gözümüz kapalı şekilde bu sürece giremeyiz. Bunun siyasi bir yatırıma dönüşmememsi gerek. Tam da Kapalı Maraş’ın yanında bunun olması siyasi bir yatırıma dönmesini çok da güçlendiriyor. Bu ekonomik bir yapı olmalı ve tüm bölgeliler tarafından benimsenmeli.”

 

Ayşegül Baybars:  “Bu hükümetin yapacağı hiçbir ihaleye güvenimiz yok, halka bunun sunumunun yapılması gerekirdi”

“Bu hükümetin yapacağı hiçbir ihaleye güvenimiz yoktur. Kıb-tek’te yapılanları, Güngör çöplüğünde bir ısmarlama ihaleyi ve daha birçoklarını gördüğümüzde hükümetin yine bu ihaleyi de başka amaçlarla mı yaptığına dair soru işaretleri uyandırıyor.

Mağusa’ya yapılacak yat limanı ve otel projesinden önce yat limanı ile birlikte mevcut limanın iyileştirilmesi çalışmasının yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mevcut limanın yapısal bir dönüşümle ekonomiye kazandırılması turizmin ve şehrin can damarı haline getirilmesi savunduğumuz bir konu.

Zira Mağusa limanı özelinde baktığımızda yıllardır bakımsız olduğu ve hizmet vermekte yetersiz kaldığı aşikar. Yapılan incelemeler göstermektedir ki, dünyada artık kullanılmayan, teknolojik yeniliklerle desteklenmemiş, elverişsiz liman muamele hizmetlerine sahip olmamız,  verimsizlik ve ekonomik kayıpları yaratmaktadır. Yat limanı ile bu hususta da bütünsel bir adım atılması çok daha doğru olur kanaatindeyim. İmar planında mevcut bölgedeki limanın askeri tesisin de oradan kaldırılarak yolcu limanı ve yat limanı olarak dönüştürülmesi çalışması da geçmişte yapılmıştı. Halkın hem denizle buluşması hem de bir liman kenti olan Mağusa’nın bundan ekonomik ve sosyal anlamda fayda sağlaması son derece önemli bir proje. Fakat kamu özel ortaklığında idarenin denetleme kontrol ve karar mekanizmasında yer alacağı ve bunları elinde bulunduracağı bir yapıya kavuşturulması da aynı derecede önemli.. Fakat bu hükümet buna ne kadar hazır? Ismarlama adrese teslim bir ihale mi yapılıyor? Ortada bir fizibilite raporu var mı? Bu ihale ile amaçlanan sosyal ve ekonomik fayda ne olacak? Marina mi liman hizmetleri mi işletme haklarının ne kadarı hangi şartla kamunun ne kadar dahil olacağı bir düzenleme ile ihaleye çıkıldığına dair birçok sorunun cevabını ben ihale şartnamesinde göremedim. Yeterli ve kapsamlı bir şekilde hazırlandığını da düşünmüyorum. Bir projeksiyon olarak halka bunun sunumunun yapılması gerekirdi.

Mağusalıların denize ulaşımında son derece önemli bir yere sahip olan Palm Beach bölgesinin halka daha iyi hizmet verebilecek bir yapıya kavuşturulması öncelenerek yapılmış olması, yapılacak marinanın çevreye ve o bölgedeki balıkçı barınağı ve yaşayanları etkisinin araştırılmasının yapılması gerekliydi. Bunlar düşünüldü mü bilemiyoruz. Çünkü bu konuda herhangi bir açıklama yok. Kamu-özel ortaklığı modeliyle işletilmesi bir yöntem olarak düşünülebilir. Mevcut şartnamenin yetersizliği, fiziki ve teknik altyapının hazırlanıp hazırlanmadığı noktasındaki belirsizlikler ve mevcut hükümetin yaptığı tüm hukuksuzluklar ve yanlış ihaleler bu konuda doğrunun yapıldığını söylememi zorlaştırıyor. Tabi ki ihalenin şeffaf ve uluslararası kriterleri uygunluğu konusu ise hala tartışmalıdır diye düşünüyorum. Özellikle mevcut hükümetin bunu da diğer ihaleleri olduğu gibi adrese teslim yapacağı aşikardır.”


Mağusa Belediyesi ve Belediyeler Birliği’nin eski Başkanları’ndan Oktay Kayalp:

“Bölge özelleşirse, mevcut balıkçılar sıkıntı yaşayabilir, çalışma kamu faydasına olmalı”

Proje ve ihaleyi görmediğini anlatan Mağusa Belediyesi ve Belediyeler Birliği’nin eski Başkanları’ndan Oktay Kayalp, bölgenin özelleşmesi durumunda mevcut konuşlanan balıkçıların çok ciddi sıkıntı yaşayacağını belirtti.

Projenin kamu yararı gütmesi gerektiğine vurgu yapan Kayalp, şöyle devam etti:

“Burası özelleşirse, balıkçıların kullanacağı yer kalmaz. Burası kamuya ait bir alandır.

Burası dışında vatandaşların deniz kenarından yararlanabileceği düzenleme yapılmıştı, buraya da muhtemelen dıştan girişe izin verilmeyecek ve halka da kapanmış olacak.

Vatandaşların kıyı şeridine ulaşımı, deniz kıyısından yaralanma hakkı tamamen ortadan kalkacak,  deniz kenarında yürüme, oturma hakkı elinden alınacak. Burası marina olursa dışarıya kapanacak.”


Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan:

Yıllardır her belediye seçiminde duyuyoruz”

Yapılmak istene projenin balıkçı barınağı dışında olduğunu anlatan Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, “Yıllardır her belediye seçiminde duyuyoruz. Atıl kalan bir yerdir. Umarız devreye girer.” dedi.

Atakan, bölgenin bundan zarar görmeyeceğini kaydetti. “Bağlantımız hiç olmayacak. Orası yat limanı olacak, bizimkisi balıkçı barınağı olacak. Biz kıyı şeridini halka açık yaptık. Bunlar engellenmeyecek.” şeklinde konuştu.  

Kamu faydasına yapılacak olan projenin özel bir yat limanı olacağını anlatan Atakan, bölgeye daha fazla insan çekeceğini savundu.


MİK’in çıktığı ihale duyurusu

“KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na  ait 246/2022 sıra no’lu ve 12/09/2022 tarihinde kapanacak olan:

«Gazimağusa’da Palm Beach Bölgesinde Yap-İşlet-Devret Modeli ile

 Yat Limanı Yapımı” ile ilgili ihale;

İhale Makamının isteği üzerine; İhaleye katılacak olan kişilerin projelerini daha detaylı hazırlayabilmeleri adına 23 Eylül, 2022 Cuma günü saat ö.e 10.00’a ertelenmiştir.      

Ertelemeden dolayı geçici teminat mektubunun süresi de en az 22.12.2022 tarihli olacaktır.        

İlgililere duyurulur.”

Özel Haber Haberleri