Yasaklar başlamadan SON TALAN

Ünal Üstel Hükümeti, 6 Aralık seçimlerine doğru geri sayım sürerken 6 Ekim’de yürürlüğe girecek seçim yasakları öncesinde kamu kaynaklarını ve idari yetkilerini seçim yatırımları kapsamında seferber etti.

Recep DAL

Ünal Üstel Hükümeti, ‘seçim yatırımları’ kapsamında gaza bastı… Üst düzey atamalar, istisnai yurttaşlıklar, partizanca istihdamlar, taş ocağı izinleri, silah taşıma ruhsatları ve kırsal kesim arsalarına ilişkin hazırlıklar, hükümetin ‘oy yaratmak’ için girdiği çabayı gözler önüne seriyor.

Yılın ilk aylarında sınırlı kalan üst düzey atama trafiği, seçim tarihinin yaklaşmasıyla birlikte belirgin biçimde hızlandı. 1 Ocak-19 Eylül döneminde 40 üst düzey atama yapılırken, bunların 25’i yalnızca haziran ve temmuz aylarında gerçekleştirildi. Rakamlar, kamu yönetimindeki değişikliklerin özellikle seçim takviminin kritik dönemine denk geldiğini ortaya koyuyor.

Benzer bir tablo istisnai yurttaşlıklarda yaşandı. Resmî Gazete kayıtlarına göre 2026 içerisinde 397 kişi yurttaşlığa alınırken, bunun 249’u yalnızca temmuz ayında verilen iki kararla gerçekleşti. Seçime aylar kala yurttaşlık kararlarında yaşanan bu yoğunluk, vatandaşlık uygulamasının siyasi boyutuna ilişkin soru işaretlerini daha da büyüttü.

Hükümetin seçim öncesi icraatları atama ve yurttaşlıklarla da sınırlı kalmadı. Değirmenlik-Alevkayası bölgesinde yeni bir taş ocağı işletme izni verilmesi, ülkedeki mevcut ocak kapasitesinin ihtiyacın üzerinde olduğu yönündeki değerlendirmelere rağmen alınan kararın gerekçesini tartışmaya açtı. Kararın seçimlere kısa süre kala gündeme gelmesi, çevresel kaygıların yanı sıra siyasi ve ekonomik boyutuyla da eleştirilmesine neden oldu.

Silah taşıma izinlerinde ise tablo daha da dikkat çekici. Hükümet tüm taleplere rağmen güncel rakamları kamuoyuyla paylaşmazken, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un 2025’in Aralık ayında açıkladığı son veriler üç yıllık dönemde 573 sivile tabanca taşıma izni verildiğini gösteriyor. Muhalefetin ülkede yaklaşık 3 bin silah taşıma izni bulunduğu yönündeki açıklamasıyla birlikte düşünüldüğünde, seçim öncesinde izinlerin hangi kriterlerle verildiği sorusu yanıt bekliyor.

Şimdi aynı tartışmanın merkezine kırsal kesim arsaları da ekleniyor. Seçim yasaklarının başlamasından önce yüzlerce kişiye arsa dağıtılması için hazırlık yapıldığı, bazı bölgelerde hak sahiplerine ilişkin çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Tablonun bir diğer ayağında ise kamu istihdamları bulunuyor. YENİDÜZEN’in elde ettiği bilgiye göre, 2026’da şu ana kadar 47 kişi sözleşmeli ve geçici statüde kamuya alınırken, seçim yasakları öncesinde yaklaşık 200 kişinin daha istihdam edilmesi için girişim başlatıldığı öğrenildi. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde sınavsız ve münhalsiz şekilde kamuya alınan 171 kişiyle birlikte, son iki yılda seçim dönemlerinde gerçekleştirilen istihdamların sayısı 200’ü aştı.

Atamalardan yurttaşlıklara, izinlerden arsa dağıtımına uzanan bu tablo, hükümetin seçim öncesi icraatlarının zamanlamasını ve siyasi hesaplarla ilişkisini daha da görünür hale getirmiş oldu.

Seçime doğru atama trafiği hızlandı: 9 ayda 40 üst düzey değişiklik

Kıbrıs’ın kuzeyinde 6 Aralık’ta yapılacak seçimlere geri sayım sürerken, hükümetin üst düzey kamu görevlerindeki görevden alma ve atama trafiği de hız kazandı. 1 Ocak–19 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 40 üst düzey atama gerçekleştirilirken, bu değişikliklerin özellikle seçim tarihinin yaklaşmaya başladığı yaz aylarında yoğunlaşması dikkat çekti.

Resmî kayıtlara göre haziran ayında 12, temmuz ayında ise 13 üst düzey atama yapıldı. Böylece yalnızca bu iki ayda gerçekleştirilen 25 atama, yılın ilk dokuz ayında yapılan tüm atamaların yüzde 62,5’ini oluşturdu. Eylül ayının ilk 19 gününde ise 5 atama daha gerçekleştirildi.

Yılın ilk dört ayında toplam 5 üst düzey atama yapılırken, haziran ve temmuz aylarında bu sayı 25’e çıktı. Seçime yaklaşık iki buçuk ay kala yaşanan bu hareketlilik, kamu yönetimindeki değişikliklerin zamanlamasına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Atamaların yanı sıra seçim takvimine yaklaşıldıkça hız kazanan bir diğer uygulama ise istisnai yurttaşlıklar oldu.

HÜKÜMETİN ‘SEÇİM YATIRIMLARI’

  • 9 ayda 40 üst düzey atama

  • 400 kişiye istisnai yurttaşlık

  • 250 kişilik, sınavsız /münhalsız partizan istihdam

  • Yeni taş ocağı izni

  • Kriterleri de sayısı da belirsiz kırsal kesim arsası dağıtımı

  • Rakamları, resmi taleplere rağmen gizlenen silah ruhsatları

397 kişi yurttaş yapıldı

Bakanlar Kurulu’nun 2026 yılı içerisinde aldığı istisnai yurttaşlık kararları da seçim öncesi dönemin tartışılan başlıkları arasında yer aldı. Resmî Gazete kayıtlarına göre yıl içerisinde toplam 397 kişinin yurttaşlığa alınması onaylandı.

Yurttaşlık kararlarının tarihlere göre dağılımı, özellikle temmuz ayındaki yoğunluğu ortaya koydu. 17 Temmuz’da 131, 23 Temmuz’da ise 118 kişinin yurttaşlığı onaylandı. Böylece yalnızca temmuz ayında 249 kişiye yurttaşlık verildi. Bunun yanında 12 Mayıs’ta 95, 22 Nisan’da ise 53 kişinin yurttaşlığı onaylandı. Söz konusu dört kararın toplamı 397 kişiye ulaştı.

17 Temmuz’da yayımlanan 131 kişilik kararın ardından, KİEF ve KTAMS Başkanı Güven Bengihan da hükümetin seçimler öncesinde toplam 260 kişiye istisnai yurttaşlık verme hazırlığında olduğunu öne sürmüştü.

Yurttaşlık kararlarının özellikle temmuz ayında yoğunlaşması, uygulamanın seçim süreciyle ilişkisi konusunda siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Öte yandan, 6 Ekim’de başlayacak seçim yasakları öncesinde yeni yurttaşlık kararlarının alınıp alınmayacağı da kamuoyunda merak konusu.

Hükümetin seçim öncesi dönemdeki uygulamaları yalnızca atama ve yurttaşlıklarla sınırlı kalmadı. İzin ve ruhsatlar üzerinden yürütülen kararlar da tartışmaların bir başka başlığını oluşturdu.

Seçim yatırımı amaçlı ‘taş ocağı izni’

Bu kapsamda Değirmenlik bölgesinde, Alevkayası’na çıkan ana yolun hemen yanında “North Flag” isimli firmaya yeni bir taş ocağı işletme izni verilmesi çevre aktivistlerinin tepkisine neden oldu.

Jeoloji Dairesi ile Çevre Dairesi’nin bağlı bulunduğu Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’nın onayıyla gündeme gelen karar, bölgede hâlihazırda faaliyet gösteren ocaklar bulunmasına rağmen yeni bir işletmeye izin verilmesi nedeniyle eleştirildi.

Ülkede yaklaşık 20 faal kırma, kum ve çakıl ocağı bulunduğu; bu işletmelerde günlük 15 bin tonun üzerinde üretim gerçekleştirildiği ve mevcut kapasitenin ülke ihtiyacının üzerinde olduğu yönündeki değerlendirmeler, yeni izin kararının hangi ihtiyaç doğrultusunda alındığı sorusunu gündeme taşıdı.

Bunun yanında yeni ocağın, Alevkayası ana yolunun hemen yanında ve sıfırdan kurulacak olması da bölgenin çevresel etkileri açısından tartışılıyor.

Kararın seçimlere kısa süre kala gündeme gelmesi ise konuya siyasi bir boyut da kazandırdı. Yeni taş ocağının “seçim kaygısıyla” ve belirli çevrelere ekonomik rant sağlamak amacıyla açıldığı yönündeki iddialar dile getirilirken, hükümetin bu iddialara vereceği yanıt ve izin kararının hangi ihtiyaç ve kriterlere dayandığı kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında yer aldı.

İzinler üzerinden yürütülen tartışmanın bir diğer ayağını ise uzun süredir seçim dönemleriyle birlikte gündeme gelen silah taşıma ruhsatları oluşturuyor.

Silah taşıma izinleri: Rakamlar neden açıklanmıyor?

Geçen yıl ekim ayında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de tartışma konusu olan silah taşıma izinleri, bu seçim sürecinde de gündemdeki yerini koruyor.

“Güvenlik” gerekçesiyle verilen silah taşıma izinlerinin sayısına ilişkin güncel verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması ise tartışmanın merkezinde bulunuyor. YENİDÜZEN’in Bilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığı’ndan talep ettiği veriler paylaşılmazken, muhalefet milletvekillerinin Meclis’te gündeme getirdiği rakamlar da kamuoyuna açıklanmadı.

Konuyla ilgili son resmî açıklama, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un 12 Aralık 2025 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı açıklama oldu. Oğuz, son üç yılda 573 sivile tabanca taşıma izni verildiğini belirtmişti.

Buna karşılık Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, rakamların açıklanması çağrısında bulunarak polisten edindiği bilgilere göre ülkede yaklaşık 3 bin silah taşıma izni bulunduğunu ifade etti.

Seçim yaklaşırken izinlerin artırıldığı yönündeki iddialar da gündeme gelirken, hükümetin güncel verileri açıklamaması tartışmaların sürmesine neden oluyor. Böylece silah taşıma izinlerinin hangi kriterler doğrultusunda verildiği ve seçim dönemindeki artış iddialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı soruları da yanıt bekliyor.

Seçim öncesi hazırlıkların bir başka başlığını ise özellikle gençlerin konut ve arsa beklentileri açısından önem taşıyan kırsal kesim arazileri oluşturuyor.

Kırsal kesim arazileri: Seçim öncesi dağıtım hazırlığı

Silah taşıma izinlerinde olduğu gibi kırsal kesim arazilerinin dağıtımı konusunda da seçim öncesi döneme denk gelen bir hareketlilik yaşanıyor. Hükümetin, gençlere yönelik kırsal kesim arsa dağıtımına hazırlanması, gençlerin umudu üzerinden oy devşirme çabasını gözler önüne serdi.

“Seçim yatırımı” olarak değerlendirilen dağıtımın, 6 Ekim’de başlayacak seçim yasaklarından önce yapılmasının planlandığı belirtiliyor. Bazı bölgelerde muhtarlar aracılığıyla belirli kişilere formlar ulaştırıldığı, bu kişilerden kimlik ve ikamet bilgilerinin talep edildiği öğrenildi.

Gazetemize ulaşan bilgilere göre, kırsal kesim arsa hak sahiplerinin açıklanması amacıyla önümüzdeki günlerde geniş katılımlı bir tören düzenlenmesi de planlanıyor.

Hem UBP’nin hem de arsaların dağıtılacağı bölgelerdeki UBP’li belediye başkan adaylarının siyasi görünürlüğünü artırmayı amaçlayan bu uygulama, seçim dönemlerinde UBP hükümetlerinin başvurduğu yöntemlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Bununla birlikte dağıtımın kimleri kapsayacağı ve kaç kişiye arsa verileceğine ilişkin kamuoyuna henüz net bir bilgi sunulmuş değil. Hak sahiplerinin ve dağıtılacak arsaların sayısına ilişkin ayrıntıların açıklanmaması, sürecin şeffaflığı konusunda da soru işaretlerine yol açıyor.

İki yılda 200’ü aşan istihdam

Hükümetin seçim öncesindeki en önemli kozlarından biri de kamu istihdamları… YENİDÜZEN’in elde ettiği bilgilere göre, 2026’da şu ana kadar 9’u geçici, 38’i farklı statülerde olmak üzere 47 kişi kamuya alınırken, seçim yasakları öncesinde yaklaşık 200 kişinin daha istihdam edilmesi için girişim başlatıldığı öğrenildi.

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl Ekim ayında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de 171 kişi sınavsız ve münhalsiz şekilde kamuya alınmıştı. Yeni istihdamlarla birlikte son iki yılda seçim dönemlerinde kamuya alınanların sayısı 200’ü aşmış durumda.

Hükümet, kamu kadrolarının liyakat ve fırsat eşitliği yerine seçim hesabıyla yapılan istihdamlarla doldururken, bunun sandığa nasıl yansıyacağı ise merak konusu oldu.

Özel Haber Haberleri