‘Uzaktan eğitim’ kaosu - Offline eğitim

Her yıl ilk ders ziliyle sınıfa koşan çocukların bazıları dün sabah ‘ekran’ başına geçti. Pek çok kamu okulunda uzaktan eğitim başlayamadı.

Her yıl ilk ders ziliyle sınıfa koşan çocukların bazıları dün sabah ‘ekran’ başına geçti. Pek çok kamu okulunda uzaktan eğitim başlayamadı. Kimi öğrencilerin eğitimin başladığından haberi bile yoktu, çünkü yaşadıkları şartlar online eğitime imkan vermedi…

Fehime ALASYA


Eğitim plansız başladı, fırsat eşitsizliği büyüdü. İnternet altyapısı çöktü, online eğitim işkenceye dönüştü. Kamu ve özel okulları arasındaki teknoloji farkı ortaya çıktı. Ülkede dün başladığı açıklanan online (uzaktan) eğitimde sorunlar yaşandı.

Birçok bilinmezlikle birlikte 2020-2021 eğitim öğretim yılı ‘uzaktan eğitim’ ve ‘online eğitim’ ile dün başladı.

Uzun yıllardır ülkedeki eğitim tartışmalarında yer alan ‘özel-kamu’ arasındaki uçurum ise ‘uzaktan eğitim’ ve ‘online eğitim’ farkıyla giderek açıldı. 

Bakanlığın günlerdir 1 Eylül’de uzaktan eğitime başlanacağı duyurusuna karşın, dün itibariyle hala kitap ve kırtasiye malzemesini öğrencisine ulaştırmayan devlet okulları olduğu görüldü.

Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, bu duruma ilişkin “Çarşamba gününe dek tüm kitaplar dağıtılacak” yorumunda bulundu.

Bazı kamu okulları ‘uzaktan’ eğitime başlayacağını sınıf öğretmenleri aracılığıyla velilere duyururken, bazıları da WhatsApp’ veya ‘Viber’ gruplarıyla toplu ders yapmaya hazırlandığını velilere bildirdi.

Çavuşoğlu, ilk ders gününü değerlendirdi, yeni kararlar alındığını açıkladı…

Bazı okullarda çeşitli organize sorunları yaşandığını ve bu nedenle de uzaktan eğitime tam olarak başlanamadığını kaydeden Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, ilk eğitim gününü dünkü Bakanlar Kurlu toplantısında değerlendirdiklerini ve yeni kararlar aldıklarını açıkladı.

Çavuşoğlu,  ana okul ve ilkokul birinci ile ikinci sınıfların Pazartesi günü yüz yüze eğitime başlayacağını ifade etti.

Veliler dert küpü…

‘Uzaktan eğitim’ ve ‘online eğitim’ farkıyla bir kez daha gün yüzüne çıkan özel okul ve kamu okulları arasındaki uçurum ise Lefkoşa Surlariçi’nde yaşam süren birçok velinin de tepkisini topladı.

YENİDÜZEN’e konuşan veliler, birçok evde birden fazla öğrenci olduğunu, buna karşın sadece bir telefon ile eğitim yürütmeye çalıştıklarını anlatarak, devletin bu konuda yardımcı olması gerektiğine değindi.

Öğrenciler: “Ödev yapmayı bile özledik”

Mart ayından beridir evde olan öğrenciler ise ödev yapmayı dahi özlediklerini ifade ederek, bir an önce okula koşmak için sabırsızlandığını anlattı. YENİDÜZEN’e konuşan birçok öğrenci, tableti olmadığı için dersleri telefondan takip ettiğini, bunu da kardeşleriyle dönüşümlü sağladıklarını anlattı. 


 


 

ÖĞRENCİLER OKULUN AÇILMASINI DÖRT GÖZLE BEKLİYOR…

Özgü Atakol: “Bu şekilde bile olsa okula başlamak çok güzel, evde sıkılmıştık”

“İlk gündü, internet biraz koptu ama yine de başardık. Öğretmenimizle karşılıklı konuşarak, onu bize bir şeyler anlatırken dinleyerek ders saati işledik. Evde sıkılmıştık. Bu şekilde bile olsa okula başlamak çok güzel oldu. Ben 7. Sınıf öğrencisiyim.”

Rahmenur Aslan: “Evde olmaktan çok sıkıldık, ders yapmak istiyoruz”

“11 yaşındayım, artık evde çok sıkıldık, tüm gün buralardayız, okul açılsın istiyoruz. Evde olmaktan çok sıkıldık, ders yapmak istiyoruz. Okul açılacak diye heyecanlıyız.”

Gökçe Aslan: “Telefondan ders yapıyoruz, yine böyle olsun istemiyoruz, okul açılsın”

“Evde olmaktan çok sıkıldık, ders yapmak istiyoruz, yazı yazmak istiyoruz, okula gitmek istiyoruz. Evde annemin telefonundan ders yapıyoruz, yine böyle olsun istemiyoruz, okul açılsın.” 

İlayda Uçar: “Okulumuz açılsın istiyoruz”

 “Dokuz yaşındayım, en çok Türkçe dersi yapmayı özledim. Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu’na gidiyorum. Bu yıl da okul uzaktan eğitim ile olacakmış. Geçen sefer telefondan bakıp ödevlerimizi yapıyorduk. Yine öyle olacakmış ama biz okulumuz açılsın istiyoruz.”

Yunus Emre Albayrak: “Sürekli oyun oynuyoruz, geziyoruz ama çok sıkıldık, okul açılsın istiyoruz”

“Okul açılsın, ödev yapmak istiyorum. Evde çok sıkıldım, ders yapmak istiyorum. En çok da matematik dersi yapmayı ve okulda futbol oynamayı özledim. Telefondan bazen ders yapıyoruz. Google’dan ödev arıyordum. Sürekli oyun oynuyoruz, yürüyüp geziyoruz ama çok sıkıldık, okul açılsın istiyoruz.”

Ali Mete: “Arkadaşlarımı görmeyi ve derslerimi özledim, okul açılmazsa yine çok sıkılacağız”

“10 yaşındayım ve Çağlayan İlkokulu’na gidiyorum. Bu sene uzaktan, telefonla eğitime başlayacakmışız. Ben en çok arkadaşlarımı görmeyi ve derslerimi özledim. En çok matematik yapmayı özledim. Okul açılmazsa yine çok sıkılacağız. Evde sıkıldığım için bazen oturup matematik çözüyorum, bir şeyler yazıyorum. Okulum açılsın istiyorum. Evde bilgisayarım yok, annemin telefonunu ablalarımla sıra sıra kullanıp yapıyoruz.”


 

VELİLER İMKÂNSIZLIKTAN DERT YANDI

Leyla Aslan: “Henüz kitapları almadık, görüntülü mü yoksa video mu olacak hiçbir bilgimiz yok”

“Çocuklarım Çağlayan İlkokulu’na gidiyor. Dört tane çocuğum var, 1, 2, 3 ve 4.sınıftalar. Henüz kitapları almadık, bize mesaj attılar ve yarın (bugün) okuldan alın dediler. WhatsApp grubu kuruldu ve mail adreslerimiz istendi, kitapları da gelip alın dendi. Görüntülü mü olacak yoksa video mu olacak, televizyondan mı izleyecekler hiçbir bilgimiz yok. Bu durum uzayıp giderse çocuklar çok başarısız olacak.”

Belgin Bekar: “Bu süreç uzayıp giderse çocukların çok büyük kaybı olacak”

“Üç çocuğum var, uzaktan eğitim başladı ama biz sadece televizyondan gazetelerden bakanlığın açıklamasıyla edindiğimiz bilgilere sahibiz. Öğretmenimiz bize kitap alımıyla ilgili mesaj attı, bunun dışında hiçbir bilgimiz yok. Bu süreç uzayıp giderse çocukların çok büyük kaybı olacak. Muhakkak çözüm bulunmalı. Evde bir tek telefonumuz var, tabletimiz yok.”

Orhan Korkmaz: “Kreşler açık, oyun parkları, eğlence merkezleri dolu, bu virüs eğitimde mi ortaya çıkıyor”

“Çocuklarım Arabahmet İlkokulu’na gidiyorlar. Biri 3.sınıf, diğeri ise ana sınıf. Uzaktan eğitim özellikle küçük yaş grubunda sıkıntılı oluyor. Eşim çok yardımcı ama yüz yüze eğitimin yerini tutmuyor. Birçok insanın tableti yok, interneti yok, devlet buna destek vermeliydi. Pandemi zamanı iş kayıpları varken, insanlar elektrik borcunu ödeyemezken, karın tokluğuna çalışırken nasıl tablet alsın. Özel okul ve devlet okulu arasındaki uçurum iyice açıldı. Bunu uzaktan eğitim ve online eğitimde de yeniden gördük. Bizim öğretmenimiz tabletlerimizi, annemizin çalışıp çalışmadığını, internetimizi sordu. Bilgi aldı ve çok ilgilendi. Kreşler açık, oyun parkları, eğlence merkezlerinde herkes iç içe, bu virüs eğitimde mi ortaya çıkıyor. Yüz yüze eğitim bir an önce başlamalı.”

Serap Çağlar: “Evde 2 çocuk var ama bir telefonla idare ediyoruz” 

“Birinci sınıfa gidecek olan çocuğa nasıl okuma yazmayı öğretebiliriz ki. Geçen sefer çok zor olmuştu, evde sürekli çocuklarla ilgilenmiştik. Benim çocuğum 2. ve 3. Sınıf, Atatürk İlkokulu’na gidiyor. Bizim de öğretmenimiz WhatsApp üzerinden grup kurdu. Geçen sefer de öyleydi. Bu sefer de böyle mecbur idare edeceğiz. Evde 2 çocuk var ama bir telefonla idare ediyoruz. Görüntülü bir sistem olsa zaten yapabilir miyiz hiç bilmiyorum.”

Nalan Soygir: “İnsanlar her yerde kalabalık yapıyor ama çocuklar okula gidemiyor”  

“Uçuşlar devam ediyor, karantinasız girişler var ve vakalar yurt dışından geliyor. Neden böyle bir uygulamaya gidildi ki? Çocuklarımız evde okul yok dediler ama herkes dışarıda. Üstelik çocuklar evde kapalı da kalmıyor ki, sokakta geziyorlar, parklar bahçeler, etütler çocuklarla dolu. Neden okullar açılmıyor? İnsanlar her yerde kalabalık yapıyor ama çocuklar okula gidemiyor, bunu anlamak mümkün değil.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özel Haber Haberleri