BM Genel Sekreterliği için Türkiye’nin aday gösterdiği Feridun Sinirlioğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gerçekleştirilen 8’inci gayrı resmi oylamada 8 aday arasında 3 destek oyu alarak 6’ncı sırada yer aldı. Adaylığın seçilme ihtimalinin yanı sıra Türkiye’ye sağlayacağı diplomatik temas ve müzakere fırsatları açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Reuters’in haberine göre, Genel Sekreterlik yarışında öne çıkan Kostarikalı aday Rebeca Grynspan, son oylamada desteğini bir oy artırarak 12’ye yükseltti. Ancak adaylık sürecinin henüz tamamlanmadığı, Sinirlioğlu’nun da diplomatik temaslarını sürdüreceği ifade edildi.
Sinirlioğlu’nun yarın BM Genel Kurulu’nda adaylık mülakatına katılması, pazartesi günü ise BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerle gayrı resmi olarak bir araya gelmesi bekleniyor. Aldığı 3 destek oyu, adaylığının önünde ciddi bir diplomatik engel olarak değerlendirilirken, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek temasların nasıl bir sonuç doğuracağı merak ediliyor.
Diplomatik temas ve uzlaşı ihtimali
Sinirlioğlu’nun adaylığının yalnızca seçilme ihtimali üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilen değerlendirmede, Türkiye’nin adayını yarışın geç bir aşamasında resmileştirmesinin önemli bir diplomatik hamle olduğu belirtildi.
Adaylığın, Sinirlioğlu’nun seçilmesinden bağımsız olarak Türkiye’ye, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi başta olmak üzere önemli uluslararası aktörlerle doğrudan temas kurma, diplomatik ilişkilerini geliştirme ve uluslararası sistemdeki taleplerini gündeme taşıma fırsatı sunduğu kaydedildi.
Mevcut adaylar arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda Sinirlioğlu’nun bir uzlaşı adayı olarak öne çıkabileceği, bu ihtimalin gerçekleşmemesi halinde ise adaylıktan çekilerek Holguin’in aday gösterilmesinin de seçenekler arasında bulunduğu ifade edildi.
Daimi üyelerin tutumu belirleyici
BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından atanıyor. Gayrı resmi oylamalarda en az 9 destek oyu alan adayın tavsiye edilmesi mümkün olsa da beş daimi üyeden herhangi birinin karşı çıkması adayın önünü kapatabiliyor.
Grynspan’ın 16 Ekim’de gerçekleştirilen 6’ncı gayrı resmi oylamada 9 destek oyu almasına rağmen tavsiye edilmemesinin, iki daimi üyenin karşı oyundan kaynaklandığı belirtiliyor. Son oylamada 12 destek oyuna ulaşan Grynspan’a karşı çıkanlar arasında daimi üye bulunup bulunmadığı ise bilinmiyor.
Türkiye’nin adaylığının, yalnızca Genel Sekreterlik yarışı değil, uluslararası sistemde yeniden pozisyon alma ve diplomatik pazarlık gücünü artırma girişimi olarak da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, önümüzdeki günlerdeki temasların Sinirlioğlu’nun adaylığına ve Türkiye’nin diplomatik kazanımlarına nasıl yansıyacağı izlenecek.