Semra Eren-Nijhar’ın kaleme aldığı “Uzay’ın Şairi Osman Türkay” kitabı tanıtıldı

Kıbrıs Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerinden Osman Türkay’a ithafen Semra Eren-Nijhar tarafından hazırlanan “Uzay’ın Şairi Osman Türkay” kitabı tanıtıldı.

Kıbrıs Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerinden Osman Türkay’a ithafen Semra Eren-Nijhar tarafından hazırlanan “Uzay’ın Şairi Osman Türkay” kitabı tanıtıldı.

 

Semra Eren-Nijhar: “Goethe,  Neruda, Shakespeare değerinde ama biz Osman Türkay’ı tanımıyoruz”

İlk sözü alan Semra Eren-Nijhar, 1993’te Almanya’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleştiğini, göç uzmanı olarak buraya ilk giden Türkleri araştırdığını, Osman Türkay’ın ismini bu nedenle gittiği Kıbrıs Türk Cemiyeti’nde duyduğunu söyledi.

Semra Eren-Nijhar, edebiyatla ilgili çalışmaları nedeniyle sürekli Londra’daki Şiir Kütüphanesi’nde bulunduğunu, Türkay’ın eserlerinin dünya dillerine çevrildiğini, aldığı onlarca ödülü olduğunu, Nobel’e aday gösterildiğini buradaki araştırmalarında öğrendiğini kaydetti.

Kıbrıs Türk Cemiyeti aracılığıyla Osman Türkay ile tanıştığını ancak sadece bir kez görüşebildiklerini belirten Semra Eren-Nijhar, bir edebiyatçı, sanatçı ve sosyal bilimci olarak, Avrupa’da yaşayan Türklerin kültürel mirasını tanıtmayı kendine misyon edindiğini, bu kapsamda da Osman Türkay’la ilgili araştırmalarını 23 yıldır sürdürdüğünü belirtti.

Semra Eren-Nijhar, “Gördüğüm, okuduğum, araştırdığım Osman Türkay, Goethe, Neruda, Shakespeare değerinde ama biz onu tanımıyoruz…” dedi.

40 yılını İngiltere’de geçiren, eserleriyle dünyaya açılan, 100 yıl sonrasını görebilen bir şair olan Osman Türkay’ın heykelinin Ozanköy dışında bir yerde görememenin kendisini üzdüğünü ifade eden Semra Eren-Nijhar, Kıbrıs’ta yeterince bilinmeyen Osman Türkay’ın kitabının Çin’de de basıldığını söyledi.

Semra Eren- Nijhar, başta Londra olmak üzere farklı yerlerde Osman Türkay enstitülerinin açılmasını, çocuklara Osman Türkay’ın öğretilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Tatar: “Kısacık ömrüne saymakla bitmeyecek başarılar sığdırdı”

Cumhurbaşkanlığı makamındaki Ersin Tatar, Osman Türkay’ı 1974 yılında gittiği İngiltere’de, Londra Türk Cemiyeti’nde tanıdığını belirterek, “Ben şimdi her sabah Kıbrıs’ın ozanı Osman Türkay’ı yaşadığı yerde, Ozanköy’de anıyorum…” dedi.

Tatar, sadece Kıbrıs değil, dünya edebiyatına da adını altın harflerle yazan Türkay’ın eserlerinde Kıbrıs’taki yaşanmışlıklara, acılara, sevinçlere, mücadeleye ve vatan sevgisine de yer verdiğini vurguladı.

Tatar, “Osman Türkay, kısacık ömrüne saymakla bitmeyecek başarılar sığdırdı, Kıbrıslı Türk şair olarak adımızı dünyaya duyurdu…” dedi.

 

Sibel Tatar: “Doğduğu günde Osman Türkay’ın ne kadar kıymetli biri olduğunu yeniden dile getirmek bizi mutlu etti”

Cumhurbaşkanlığı makamındaki Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar da, kitabın tanıtımını üstlenerek doğum gününde andıkları Türkay’ın edebiyat, dünya ve Kıbrıs Türk halkı için ne kadar kıymetli biri olduğunu yeniden dile getirmenin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Semra Eren-Nijhar’ın da belirttiği gibi Osman Türkay’ın enstitüsünün, müzesinin olması gerektiğini ifade eden Sibel Tatar, etkinliğe gelmeden okul kitaplarında Osman Türkay’dan nasıl bahsedildiğine baktığını kaydetti.

Türkay’ın kısa bir biyografisine ve bir şiirine 10’uncu sınıf kitaplarında rastladığını belirten Sibel Tatar, “Okul kitaplarımızda Osman Türkay’dan dünya şairi, uzay şairi, Kıbrıslı Türk şair diye daha çok bahsedilmeli” şeklinde konuştu.

 

Kültür & Sanat Haberleri