Restorana gitmek ‘lüks’ oldu!

Kriz restoranları da vurdu… Hayat pahalılığı ve zamlar maliyetleri artırdı, menü fiyatlarına da yansıdı…

Dila ŞİMŞEK

Restoran işletmecileri, ekonomik kriz baş gösterdiğinden bu yana minimum kârla işletmelerini sürdürdüklerini ifade ediyor…
Aylardır süren hayat pahalılığına rağmen müşteriyi memnun etmeye çalıştıklarını kaydeden işletmeciler, “Temel ihtiyaçlara %40 gibi bir zam gelse de, bunu fiyatlarına yansıtamadık, müşteri kaybetmekten korktuk” şeklinde konuştu.
Menü fiyatlarına %20 oranında zam yaptıklarını belirten restorancılar, bu oranın ancak kendi masraflarını karşılamaya yettiğini ifade etti. En çok elektrik ücretinden yakınan işletme sahipleri, devletten teşvik yardımı istediklerini dile getirdi.
Kiranın da pahalandığını anlatan işletmeciler, esnafın çok zor durumda kaldığı görüşünde. Enerji ve kira konusu ise küçük işletmelerin ekonomik durumu da göze alınarak görüşülmeli. Esnaf şu anda çok kötü bir durumdadır” şeklinde konuşan işletmeciler, bu konuların dikkate alınmasını istiyor. Restorancılar, genel olarak müşteri kaybını önlemek için adım atmış olsa da, gelir ve gider sıkıntısı yaşayan vatandaşların restorana gitmeyi azalttığını, hatta bunu bir ‘lüks’ olarak görmeye başladığını kaydetti. Satış yapsalar da, gelen talebin değiştiğini açıklayan işletme sahipleri “İnsanlar bir üründen 15’er adet alıyorsa, 10 adet alır oldular” şeklinde konuştu. Döviz kurlarında düşüş görmeyi umduklarını söyleyen işletmeciler, 2019’a yön verebilmek için Mart’taki durumu bekliyor.

İşletmeciler Ne Dedi?

 

İz Meyhane’nin Sahibi İstiklal Metay:
“Alım gücü düştüğü için müşterilerde azalma oldu”

“Ağustos’ta patlak veren kriz sonrası fiyatlarımızda herhangi bir değişiklik olmadı. Bunun sebebi de, müşteri kaybı yaşanmasını önlemektir. Tabii ki buna rağmen, insanların alım gücü düştüğü için müşterilerde azalma oldu. Neredeyse maliyeti fiyatına satış yapar olduk. Bunun yanı sıra elektrik fiyatının çok yüksek olması bizi zor durumda bırakıyor. Ürünlerde olan fiyat dengesizliği de bizi kötü etkileyen başka bir unsur. Maalesef elektrik ve ham madde ürünleri çok pahalı ve ödemekte zorlanıyoruz. Çalışanlarımızı zor durumda bırakmamak ve müşterileri de memnun etmek için, kâr elde edemeden, alım ve satım döngüsü içine girdik. Herkes gibi Mart ayını bekliyoruz. Sonrasında nasıl bir yol çizeceğimizi, Mart’taki ekonomik durum belirleyecek.”

 

Sedirhan Restoran’ın Sorumlusu Onur Kanatlı:
“Dışarıda yemek ayda bir defaya mahsus, lüks bir etkinlik olarak görülmeye başlandı”

“Geçtiğimiz aylarda yaşanan enflasyon ve ekonomik kriz, hem işletmeleri hem de müşteriyi vurdu. Her sene yapılan normal zammın yanı sıra, menü fiyatlarında da bir artış oldu. Ancak buna sadece kriz ve masraflar değil, vergiye gelen zamlar da etkendir. Enflasyon, fiyat dağılımına yansıdı. Restoran ise, masraflarını en aza indirme politikasına geçti. Ekonomik kriz, vatandaşın belini büktü. Önceden öğle aralarında restoranda yemek yiyen bir müşteri potansiyeli varken, artık böyle bir şey görülmez oldu. Dışarıda yemek ayda bir defaya mahsus, lüks bir etkinlik olarak görülmeye başlandı. Bu krizden herkes etkilendi ve zarara uğradı. Satışlarımızı şu anda ağırlık olarak güneyden gelen Kıbrıslı Rumlara ve turlarla gelen turistlere yapıyoruz. Yerli müşterilerden büyük bir kayıp yaşadık. Döviz kurunda az da olsa bir düşüş yaşandı, fakat vergi ve maliyetlerimizin ücretlerinde bir azalma olmadığı için, satış fiyatlarında indirim uygulayamadık.”

 

Eziç Restoran’ın Sahibi Mehmet Eziç:
“Aldığımız ürünlerdeki fiyatlar düşmeden, bizim de indirim yapmamız mümkün değil”

“Ağustos ayında yaşanan döviz kuru artışının, başlarda geçici bir durum olduğunu düşünerek fiyatlarımıza yansıtmadık. Daha sonrasında ise aldığımız ürünlerde %80’e varan zamlarla, her şeyi artık daha pahalıya aldığımız için fiyatlarımıza %20 oranında zam yaptık. Kriz aylarını, minimum kârla geçirdik. Müşteri kaybı yaşamamak için, kârımız azalacak olsa da fiyatlarda aşırıya kaçmamaya özen gösterdik. Bu da etkili oldu ve müşteri kaybımız olmadı. Genel satışlarımızda ise önceye kıyasla büyük bir azalma yaşanmadı. Masraflarımız konusunda, sabit ürünleri alma durumunda kalsak, diğer özel ihtiyaçlarımızdan kısmaya çalıştık. 2019’da ise bu durumun hemen düzeleceğini düşünmüyorum. Ekonomik krizden ve etkinlerinden kurtulmak zaman alacaktır. Aldığımız ürünlerdeki fiyatlar düşmeden, bizim de indirim yapmamız mümkün değil. KDV’de yapılan indirimin ise, bizlere çok yararı dokundu.”

Niazi’s Restoran’ın Sahibi Ahmet Aydeniz:
“Çok iyi bir tedbir planı yoksa işletmeciler olarak ayakta duramayız”

“Ekonomik kriz sonrası tedbir almak zorunda kaldık. Başlarda döviz kuru yükseldiğinde, müşteriye yansıtmamak için herhangi bir fiyat artışı yapmamıştık. Ancak sonrasında bu sürecin beklediğimizden daha kalıcı olduğunu fark edince, fiyatlarımıza zam yapmak durumunda kaldık. Bu süreçte nasıl verimli çalışılabileceği hakkında çok şey öğrenilmesi gerekiyor. Kontrolümüz dışında ilerleyen döviz kurları ve işletme masrafları birçok işletmeyi zor duruma düşürdü, bazılarını ise kapatma raddesine kadar getirdi. İşletmelerin kullandığı enerji kaynaklarının bu kadar pahalı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Elektrik fiyatının çok yüksek olması, eminim ki diğer işletmeleri de zor durumda bırakmıştır. Bir restoranın ayda kazandığı paranın ne kadarını elektriğe harcayabileceği konusu tartışılmalıdır. Bunun yanı sıra, kira pahalılığı da bizi zorda bırakan bir etkendir. Ben kendi işletmelerim adında, kira fiyatını sabitleme ve azaltma yolunda anlaşmalar yaptım. Ancak küçültmeye gitme durumumuz da söz konusudur. Bu tamamen, yaşacağımız sürece bağlıdır. Çok iyi bir tedbir planı yoksa işletmeciler olarak ayakta duramayız. Hükümetin de ya müdahale etme gücü yok, ya da başka sorumlulukları ile ilgilenirken bu konu göz ardı ediliyor. Bu sebeple kendi tedbirimizi almak zorunda kalıyoruz. Döviz ve kriz durumunun Ağustos’a kadar bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Ondan sonrasını ise yine döviz belirleyecektir. Bunların yanı sıra, devletin KDV’yi azaltmasının bizlere çok büyük bir yardımı oldu. Bunu devam ettirmesini umuyoruz. Enerji ve kira konusu ise küçük işletmelerin ekonomik durumu da göze alınarak görüşülmeli. Esnaf şu anda çok kötü bir durumdadır. Daha küçük işletmeler bunca masrafı karşılayabilmek için büyük mücadeleler veriyor.”

Şefler Restoran’ın Sahibi Dilek Türker:
“İnsanlar bir üründen 15’er adet alıyorsa, 10 adet alır oldular”

“Maalesef çok sıkıntılı bir süreç yaşadık. Restoran sahibi olabilirim, ama kriz döneminden bir vatandaş olarak ben de etkilendim. Ben de market alışverişine çıktım, ihtiyaçlarımı aldım, ben de pahalılıktan şikayetçiyim. Bu yüzden kimseyi suçlamıyorum. Fiyatların dengesizliği, aynı ürünün her dükkanda farklı fiyata satılması… Bunların hepsi bizleri etkiledi. Bu dönemde en insaflı Kırnı Piliçlerinin davrandığını düşünüyorum. Aldığımız her ürüne %30 - %40 zam geldi. Bunu tabii ki fiyatlarımıza yansıtamadık, çünkü bir restoranın fiyatları %40’a kadar arttırması müşterilerini tamamen kaybetmesine sebep olur. Müşteri kaybı yaşamamak ve gelecek aylarda nasıl bir süreçten geçeceğimizi de bilmediğimiz için mecburen %20 gibi bir zam yaptık. Kârımızı en aza indirdik. Ağustos’ta, elimizde stok olduğu için bir süre beklemeyi düşündük ancak içinde olduğumuz durum geçecek gibi görünmüyordu. Sonrasında ise, paket servislerimizde ‘Ekonomik kriz ve aldığımız ürünlerdeki pahalılıktan dolayı fiyatımız artmıştır’ şeklinde bir duyuru yazısıyla müşterilerimizden anlayış rica ettik. Maliyetlerimiz ise, özellikle elektrik çok pahalı. Teşvik adına, işletmelerin elektriğinin daha ucuz olması gerektiğini düşünüyorum. Buzdolapları, fırınlar, ışıklar, klimalar her şey sabahtan akşama kadar açık, zaten kapatmamız mümkün değil. Bunları kullanmaya mecburuz. Elektrik faturası çok yüklü geliyor. Bu soruna el atılması lazım. İşletmelerimin binası en azından kendi mülkümüz olduğu için, Sterlinle kira ödeme gibi bir sorunumuz yok. Tüm bu sorunlarla boğuşup bir de kira ödeyen işletmeler de var. Biz hep büyük kârlar kovalamak yerine kendi geçimimizi sağlama, ihtiyaçlarımızı ödeyip gelirimizi çıkarma politikasında olduk. Kazandıkça kazanalım gibi bir düşüncemiz olmadı. 27 senedir, hep bu anlayışla çalıştık. 40 çalışanı olan bir işletmeyiz, onların maaşını ödeyebilmek ve düzgün geçinebilmek bizim için yeterli oldu. 2019 için ne olur bilemiyorum ancak krizin etkilerinin çok çabuk kaybolacağını düşünmüyorum. İnsanlar ürün satın alsa da, adetleri veya miktarı değişti. Örneğin en çok orta boy pasta satışı yaparken, küçük boy satmaya başladık. İnsanlar bir üründen 15’er adet alıyorsa, 10 adet alır oldular. Bu durumun düzelmesini umuyorum.”

 

 

 

Özel Haber Haberleri