“Petrol belki tamamen kıyıları kirletmeyecek ama Akdeniz’de birçok canlının ölümüne sebep olacak”

İki Toplumlu Çevre Teknik Komitesinin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Gücel, Türkiye’den gelen gemilerle kirlilik temizlenmeye çalışılsa da, alanın çok büyüdüğünü, petrolün miktarının az olmasına karşın büyük alana yayıldığını belirtti.

Fehime ALASYA


Suriye'nin Banyas Termik Santrali’nde meydana gelen ve büyük bir çevre felaketine dönüşen petrol sızıntısı Kıbrıs’a da ulaştı, İki Toplumlu Çevre Teknik Komitesinin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Gücel, YENİDÜZEN’e konuştu.

İki Toplumlu Çevre Teknik Komitesinin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Gücel, Türkiye’den gelen gemilerle kirlilik temizlenmeye çalışılsa da, alanın çok büyüdüğünü, petrolün miktarının az olmasına karşın büyük alana yayıldığını belirtti.

Bir kısım sızıntının Karpaz’ın güneydoğu sahillerinden uzaklaşmasına karşın, büyük kısmının da kuzeye doğru hareket ettiğine işaret eden Gücel,  “Alanda inceleme yapmadık, uydu görüntülerinden takip ediyoruz.  Petrol belki tamamen kıyıları kirletmeyecek ama Akdeniz’de birçok canlının ölümüne sebep olacaktır. Şu an yapılabilecek çok bir şey yok, yayılmasını engellemek hayati önem taşıyor” dedi..

Karpaz’daki çevre kirliliğiyle ilgili en önemli sorunun ‘tehlikenin zamanında duyurulmaması’ olduğuna değinen İki Toplumlu Çevre Teknik Komitesinin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Gücel, “Böyle bir olayın meydana gelme ihtimali çok düşük olduğu için uydu görüntüleri sürekli olarak izlenmiyor, kara sularımıza yaklaştığı için bunu fark ettik, fark edilmesi çok zordu. Suriye’nin söylemesi gerekirdi.” dedi.

Akdeniz’in 23 değişik ülkeyi barındırdığını kaydeden Gücel, üç kıtaya yayılan ve milyonlarca insanı kapsayan alanda her ülkenin sorumluluk sahibi ve işbirliği içinde olması gerektiğine vurgu yaptı.

Gücel, “Bu tip olayları engellemek için çaba göstermeliyiz, doğaya yapılan zarar hem insanlığa hem de çevreye büyük bir felaket doğurur” şeklinde konuştu.

İki Toplumlu Çevre Teknik Komitesinin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Gücel, Karpaz’daki petrol kirliliğiyle ilgili son gelişmeleri YENİDÜZEN’e değerlendirdi.

 

“Aradan 8 gün geçti, Suriye bu olaydan hiç söz etmedi, tüm ülkelerin istişare içinde olması şart”

Esas sorun bu tehlikenin zamanında duyurulmaması veya farkına varılmaması olduğuna değinen Gücel, şöyle devam etti:

“Sızıntı yaşandı, aradan 8 gün geçti, Suriye bu olaydan hiç söz etmedi, Kıbrıs’ta da her iki toplum bunun farkına varmadı. İlk etapta çok az bir alanı kaplayan ve temizlenmesi daha kolay olan bir kirlilik giderek daha geniş alanları tehlikeye atmaya başladı. Temizlenmesinde imkansızlıklar yarattı.

Böyle bir olayın meydana gelme ihtimali çok düşük olduğu için uydu görüntüleri sürekli olarak izlenmiyor, kara sularımıza yaklaştığı için bunu fark ettik, fark edilmesi çok zordu. Süriye’nin söylemesi gerekirdi. Akdeniz 23 değişik ülkeyi barındırıyor, 3 kıtaya yayılıyor ve milyonlarca insanı kapsıyor. Denizlerimizde ve kıyılarımızda gördüğümüz katı atıklar da yine bu Suriye, Lübnan, Mısır gibi Arap ülkelerinden geldiği görülüyor. Bu nedenle tüm ülkelerin istişare içinde olması şart.

CB’ye neler yapılabileceği konusunda önerilerde ve suçlamalarda bulunuluyor ama bu bölgedeki kimse bunun farkına varmadı. Suriye haber vermediği için sorun bu kadar büyüdü.

“Şu an yapılabilecek çok bir şey yok”

Çevre kirliliğiyle ilgili de güncel bilgi paylaşan Gücel, şunları dile getirdi:

“TC’den gelen gemilerle kirlilik temizlenmeye çalışılıyor. Alan çok büyüdü, petrolün miktarı az da olsa büyük alana yansıdı. Bir kısım sızıntı Karpaz’ın güneydoğu sahillerinden uzaklaştı, büyük kısmı da kuzeye doğru hareket ediyor. Alanda inceleme yapmadık, uydu görüntülerinden takip ediyoruz.

Petrol belki tamamen kıyıları kirletmeyecek ama Akdeniz’de birçok canlının ölümüne sebep olacaktır. Şu an yapılabilecek çok bir şey yok, yayılmasını engellemek hayati önem taşıyor. Temizleme faaliyetleri yürütülmeli. Bundan sonra doğanın kendini temizlemesi beklenecek. Kıyılara vuracağı yerlerde önlem alınacak.

“Felaketin boyutlarının nereye varacağını kestiremiyoruz”

Adanın iki tarafı arasındaki iletişimin Cumhurbaşkanlığı kapsamında yürütüldüğüne değinen Gücel, sürekli görüşmeler yapıldığını anlattı. Gücel, “Güneyden yardım isteyin seslenişleri var, hepsi değerlendiriliyor. Güneyde birtakım ekipmanlar var ama onların da ne kadarının etkili olacağı bilinmiyor. Bu konudaki olası teknik destekler de bekletiliyor. Nasıl temizlenebilir kısmıyla da çalışmalar yürütülüyor. Şu an görüntülerden gördüğümüz gidişat, felaketin boyutlarının nereye varacağını kestiremiyoruz. Bunu bilim adamlarının çalışmaları gösterecek. ” bilgisini paylaştı.

 

 

Özel Haber Haberleri