Öz-Saygı, Benlik, Bilinç (dışı), Gerçek (dışı), Uyum(suz), Mantık(sız) bir yolculuğa davetlisiniz

Ayşe Rabo ve Hakkı Cengiz Eren’in “Humanoid Odyssey” adlı resim ve heykel sergisi Rüstem’de açıldı.

Murat OBENLER

Psikolog-ressam Ayşe Rabo ile müzik bestecisi ve heykeltıraş Hakkı Cengiz Eren’in “Humanoid Odyssey” adını verdikleri resim ve heykel sergisi Rüstem Sergi Salonu’nda açıldı.

Resimlerinde mesleki alanı olan psikolojinin yansımalarının gözlemlendiği ve Ekspresyonist (Dışavurumcu), figüratif ve sürreal sanatı çalışmalarına yansıtan Ayşe Rabo ile sürrealizm, mistisizm, psiko-akustik ve elektro-akustik müzik gibi ilgi alanları olan bir müzik bestecisi ve heykeltıraş olan ve mantık dışı, soyut ve bazen de sürrealizm öğeleri içeren arka planlara sahip kompozisyonlar olarak algılanabilen Hakkı Cengiz Eren’in çalışmalarından oluşan sergi 15 Şubat Perşembe’ye kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
 

Rado: “Bütün çabam insanın en hakiki bulduğum ve insan olmaya en yaraşır gördüğüm duygularıyla ilgili”

Ayşe Rado sergi ile ilgili “ Dikkat! Sergide yer bulan resimlerim gerçekdışı, uyduruk, çiğ, çok renkli vs. gelebilirler. Hatta yer yer bel altı vurmuş da olabilirim (gerçek anlamda). Ama şunu belirtmek isterim ki sizlere sunmak istediğim şey kendi bilinçdışı süreçlerimle ilgilidir. Tabi kolektif arzuların yansımasını da göz ardı edemeyiz. Siz değerli izleyicilere bir şey anlatmak gibi bir çabam hiç olmadı. Ancak anlam arayışımdaki yolculuğum belli ki resim yolundan geçtiğinden, bir izleyici olarak bu arayışımı nasıl gözlediğinizi çok önemsiyorum. Resimlerime baktığınızda size neler hissettiriyorlar? Çünkü ayrıca bütün çabam insanın en hakiki bulduğum ve insan olmaya en yaraşır gördüğüm şeyleri, duygularıyla ilgili. Bu sebeple duygularınızı sınırlamamak uğruna resimlerime isim de vermiyorum. Burada özel bir şey de anlatmıyorum! Sadece tuvalin başına oturuyorum ve boyuyorum. Dedim ya bilinçdışı süreçler” ifadelerini kullanıyor.
 

Birden çok yaklaşıma, algıya açık hayal gücü ürünler

Hakkı Cengiz Eren ise çalışmalarını “ Heykel çalışmalarım, genellikle insan yüz ifadelerinin mantık dışı, soyut ve bazen de sürrealizm öğeleri içeren arka planlarda hayat buldukları kompozisyonlar olarak algılanabilirler. Oranları eşleşmeyen figürler; keskin çizgilerle bölünmüş suratlar; tuğla dokuları içinde hapsolmuş yüz fragmanları ve mantıksız renkler tekrar eden bazı temalardır.

Çalışmalarımda önemli bölgelerin özenle inşa edildiği, diğer bölgelerin ise iptidai ve detay içermeyecek şekilde bırakıldığı bir yaklaşım da gözlemlenebilir. Bu çalışmalar müzik kompozisyonlarımın görsel birer yansımaları olarak da anlaşılabilir; ses dünyasının yanı sıra, görsel anlamda da kendimi ifade etme ihtiyacımın ürünüdür. Çalışmalarım gerçek kişileri temsil etmemekte olup, tamamen hayal gücümün ürünüdürler” şeklinde anlatıyor.

Kültür & Sanat Haberleri