EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, Kumyalı’da Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çökmesi sonucu yaşamını yitiren Lokman Hacıhasanoğlu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Tuğcu, Hacıhasanoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı dileyerek, yaşanan olayın münferit bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Açıklamasında, söz konusu olayın kamu yönetiminde yıllardır süregelen ihmal, denetimsizlik ve sorumsuzluğun en ağır sonuçlarından biri olduğunu ifade eden Tuğcu, kamu kurumlarının uzun süredir gerekli yatırımlardan mahrum bırakıldığını, bakım ve onarım çalışmalarının ihmal edildiğini ve liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı atamalar nedeniyle kurumsal yapının zayıflatıldığını belirtti.
Yüksek risk taşıyan teknik iş yerlerinde bilimsel kurallardan uzak yönetim anlayışı, yetersiz denetim ve iş sağlığı ile güvenliğine gereken önemin verilmemesinin çalışanların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini kaydeden Tuğcu, "İş cinayetleri kader değildir" ifadelerini kullandı.
Tuğcu, gerekli teknik yatırımların yapılması, düzenli bakım ve periyodik kontrollerin eksiksiz gerçekleştirilmesi ve bağımsız denetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesi halinde benzer faciaların önlenebileceğini belirterek, hükümetin söz konusu siloya ilişkin bakım ve periyodik kontrol kayıtlarını, teknik denetim raporlarını ve risk değerlendirmelerini kamuoyuyla eksiksiz paylaşması gerektiğini söyledi. Olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını da talep etti.
Açıklamasında, geçtiğimiz aylarda Teknecik Elektrik Santrali'nde yaşanan "ramak kala" olaylarını da hatırlatan Tuğcu, iki ayrı makineden toplam ağırlığı 1.300 kilogramı aşan biyel kolları ve karşı ağırlıkların makine dışına fırladığını, çalışanların büyük bir şans eseri hayatta kaldığını belirtti. O dönemde yapılan uyarıların dikkate alınmadığını savunan Tuğcu, bugün ise ihmaller zincirine bir emekçinin daha kurban verildiğini ifade etti.
Tuğcu, çalışanların yaşam hakkını koruyamadığını, kamu kurumlarını yatırımsız ve bakımsız bıraktığını, liyakat yerine siyasi kadrolaşmayı tercih ettiğini ve iş sağlığı ile güvenliğini göz ardı ettiğini söylediği Ünal Üstel hükümetinin yaşanan tablonun siyasi sorumluluğunu taşıdığını belirtti. Hükümeti sorumluluğunu üstlenmeye, hesap vermeye ve istifa etmeye çağırdı.
Açıklamasının sonunda hiçbir emekçinin evine ekmek götürmek için çıktığı işten tabutla dönmemesi gerektiğini vurgulayan Tuğcu, olayın üzerinin örtülmemesini, sorumluların hukukun önünde hesap vermesini ve kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği standartlarının uluslararası normlar doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını istedi.