Recep DAL
Kıbrıs’ın kuzeyinde yüksek enflasyon, düşen alım gücü ve artan güvencesizlikle mücadele eden özel sektör çalışanları, bu yıl da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne sorunların gölgesinde giriyor. Yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalan maaşlar, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını her geçen gün daha da zorlaştırırken, emekçiler geçim sıkıntısının giderek derinleştiğine dikkat çekiyor.
UBP-DP-YDP Hükümeti’nin hayat pahalılığı (HP) oranının altında belirlediği asgari ücretle yaşamını sürdürmeye çalışan işçiler, yalnızca ekonomik zorluklarla değil; aynı zamanda iş güvenliği eksiklikleri, yetersiz denetimler ve ağır çalışma koşullarıyla da mücadele ediyor. Birçok sektörde çalışan emekçiler, iş yerlerinde hak ihlallerinin sürdüğünü ve özellikle küçük işletmelerde standartların daha da geriye gittiğini ifade ediyor.
YENİDÜZEN’e konuşan farklı meslek gruplarından çalışanlar, ortak sorunlara işaret ederek taleplerini dile getirdi. Emekçiler, iş güvenliğinin sağlanmasından maaşların iyileştirilmesine, çalışma koşullarının insani seviyelere çekilmesinden denetimlerin artırılmasına kadar geniş bir yelpazede çözüm çağrısı yaptı. Özellikle HP karşısında ücretlerin eridiğine dikkat çeken çalışanlar, geçim mücadelesinin her geçen gün daha da ağırlaştığını vurguladı.
Öte yandan işçiler, yalnızca ekonomik değil, sosyal ve insani boyutta da sorunlar yaşandığını belirterek, iş yerlerinde saygı, adalet ve eşitlik temelinde bir düzen talep ediyor. İş kazaları ve işçi ölümlerine dikkat çeken emekçiler, gerekli önlemlerin alınmamasının kabul edilemez olduğunu dile getirirken, işçilerin sorunlarının sadece 1 Mayıs’ı kutlamakla düzelemeyeceğinin altını çiziyor.
ÇALIŞANLAR NE DEDİ?
Birçok meslek grubundan emekçiler YENİDÜZEN’e konuştu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolaysıyla taleplerini sıraladı.
Oto kaportacı Nasrettin Hoca: “Birçok çalışanın yatırımları doğru düzgün yapılmıyor”
“Öncelikle emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. İşçilerin emekleri sayesinde çark dönüyor. O yüzden çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerekiyor. Birçok çalışanın yatırımları doğru düzgün yapılmıyor. Tüm işletmeler usta arayışı içinde fakat kıymet bilmiyorlar. Hükümetin hem işçiye hem de işverene daha kapsamlı destekler vermesi lazım. Çalışanların hak ettiği hakları alabilmesini ve iş güvenliğinin daha iyi olmasını temenni ediyorum.”
Sevkiyatçı Serkan Avcı: “Sevkiyatçılar olarak bu yollarda can güvenliğimiz tehlikede”
“İşçi ve emekçilerin daha fazla değer gördüğü bir düzen talep ediyorum. Örnek verecek olursam, ben işim gereği bütün gün yollardayım. Bu yollarda can güvenliğimiz de tehlikede. Yolların iyileştirilmesi, ekmeğini direksiyon başında kazanan insanlar için elzem bir husus. Çalışma koşullarının daha iyi standartlarda olması gerekiyor. Haklarımız, maaş koşullarımız ve iş güvenliğimiz insani seviyelere getirilmelidir."
İş araçları operatörü Cumali Göksu: “İşçiler emeğin kendisidir”
“Bizim ülkemizde işçilerin çalışma şartları büyük şirketlerde iyi durumda. Küçük işletmelerde ise tartışılır noktada. Denetimler yapılıyor fakat kendi içimizde de dikkatli ve kontrollü olmamız lazım. İşçiler emeğin kendisidir. Onların daha refah şartlarda yaşaması ve mutlu olması herkese yarar. İşçi sınıfının daha fazla değer ve destek gördüğü bir ortamın da inşa edilmesi gerekiyor. Koşullar iyileştirilmeli ve bu temel üzerinden ilerlenmeli.”
Depocu Tayyab Mushtaq: “Maaşlara zam yapılmalı”
“Ben Kıbrıs’a çalışmaya geleli 10 sene oldu. İş şartları geldiğim yere göre daha iyi. Temelde bir sorun görmüyorum. Fakat maaşlar ve çalışma koşulları daha iyi noktalara getirilmeli. Özellikle hayat gerçekten çok pahalı. Market alışverişi, ev kiraları ve faturalar gittikçe artıyor. Çalışanları da düşünerek maaşlara zam yapılmalı. Emekçiler hak ettiğini almalı. Tüm emekçilerin İşçi Bayramı’nı en kutlarım.”
Mağaza personeli Huri Bavik: “İşçi ölümleri ciddiyetle ele alınmalı”
“İşçi Bayramı senede 1 gün. Fakat emekçiler olarak yaşadığımız sıkıntılar yılın tüm günlerini kapsıyor. Kutlamakla yetinmemek lazım. Özellikle işçi ölümleriyle ilgili son çıkan haberler beni çok üzdü. Üstünü örtmek yerine inşaatlardaki güvenlik tedbirleri daha da fazla konuşulmalı. İşçi ölümleri ciddiyetle ele alınmalı. Çalışma şartları yeteri kadar iyi değil. Biz yine mağaza çalışanları olarak klima altındayız. Dışarıda çalışan emekçilerin durumu daha da zor. Denetimleri artırmak zorundayız.”
Satış danışmanı Müge Tosun: “İşçilere emir kuluymuş gibi davranılıyor”
“Ülkedeki çalışma koşulları maalesef iyi noktada değil. Yabancı uyruklu çalışan sayısı da son yıllarda baya arttı. Bu işçiler daha az paraya daha çok çalıştırılıyor. Bu adil bir şey değil. Ben kendi işimden ve bana sağlanan imkanlardan çok memnunum. Bu konuda bir şikayetim yok. Fakat özel sektörün geneline bakacak olursak durum hiç iç açıcı değil. İşçilere emir kuluymuş gibi davranılıyor. Her şeyi yaptırmaya çalışıyorlar.”
Tezgahtar Sude Dağ: “Her bireyin iyi şartlarda çalışma hakkı var”
“Bence her bireyin kendi hayat mücadelesini devam ettirebilmek için iyi şartlarda çalışma hakkı var. Bu noktadan hareketle işçilerin emeğinin karşılığını tam anlamıyla aldığını düşünmüyorum. Adaletli ve çalışanların haklarını gözeterek hareket eden işyerleri de var. Genelleme yapmak da doğru olmaz. Tüm işyerlerinde bu standart oluşturulmalı, saygı ve sevgi çerçevesinde faaliyet yürütülmeli. Rekabet ve kıskançlık duyguları törpülenmeli. İşin ahlaki boyutu da son derece önemli.”
Makinist Cengiz Çakıcı: “Asgari ücret kazanan bir işçi ev ve araba alamaz”
“İşçiler olmasa hiçbir iş yürümez. Genele baktığımız zaman emekçiler maalesef gerekli değeri görmüyor. Bazı iş yerler iş güvenliğine uyarken bazı yerler uymuyor. Tüm iş yerlerinde bu hususa dikkate edilmesi gerekiyor. Herkes üstüne düşeni yaparsa sorunun ortadan kalkabileceğini düşünüyorum. Hükümet de işçilere daha fazla destek olmalı. Hayat gerçekten çok pahalı. Kiralar da yüksek. Asgari ücret kazanan bir işçi bu şartlarda ev ve araba alamaz.”