“Kırsal kesim arsaları seçim malzemesi değildir”

CTP Milletvekili Fide Kürşat, kırsal kesim arazilerinin dağıtımında partizanlık yapıldığı eleştirisini yineleyerek, “Bizim itirazımız vatandaşlarımızın arsa almasına değil, bu hakkın siyasi hesaplara göre kullandırılmasına” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat, kırsal kesim arazilerinin dağıtımıyla ilgili İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamalara yanıt vererek, tartışmanın yalnızca Ötüken üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Kürşat, seçim yasaklarının hemen öncesinde yapılan dağıtımların zamanlamasını sorgulayarak, kamu gücünün siyasi hesaplarla kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Ötüken’de iki yıldır çalışma yapıldığını, kırsal kesim arsalarının açıldığını ve yeterli sayıda arazi hazırlandığını kaydeden Kürşat, ağustos ayından sonra yapılan dağıtımda başvuran herkese arsa verildiğini ifade etti. Kendi köyü olan Ötüken’de, muhtarın da çabalarıyla köylülere arsa dağıtıldığını belirten Kürşat, bunun bir lütuf değil, vatandaşın hakkı olduğunu söyledi.

Ancak meselenin yalnızca Ötüken üzerinden ele alınmasının asıl sorunu göz ardı etmek anlamına geleceğini belirten Kürşat, Kilitkaya, Ardahan ve başka bölgelerde yeterli arazi bulunmadığı gerekçesiyle CTP’lilerin listelerden çıkarıldığını, buna karşın seçim öncesinde kırsal kesim arazilerinin dağıtıldığını söyledi.

Kürşat, “Ötüken’de CTP’lilerin de arsa almış olması, tek başına herhangi bir usulsüzlük ya da partizanlık yapılmadığı anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

 

“Seçim hesabı mı ağır bastı?”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un kendisini örnek göstermesini manidar bulduğunu belirten Kürşat, seçim öncesinde gerçekleştirilen dağıtımları en fazla eleştiren milletvekillerinden biri olduğunu kaydetti.

Seçim yasaklarına saatler kala yapılan kura çekimlerinin “yoğunluk” gerekçesiyle açıklanmasının kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldırmadığını ifade eden Kürşat, “Madem her şey usulüne uygundu ve ortada hiçbir sorun yoktu, bu işlemler neden aylar öncesinden değil de seçim yasaklarının hemen eşiğinde yapıldı? Devletin takvimi mi sıkıştı, yoksa seçim hesabı mı ağır bastı?” diye sordu.

Eleştirilere yanıt vermek yerine kişilerin nereli olduğunun veya hangi siyasi partiye mensup olduğunun gündeme getirilmesini de eleştiren Kürşat, siyasi kimliklerin işlemlerin zamanlamasına ilişkin soruları ortadan kaldırmayacağını belirtti.

 

“Vatandaşın hakkını siyasi lütuf gibi sunmayın”

Kırsal kesim arsalarının bir hükümetin lütfu ya da herhangi bir siyasi partinin seçim malzemesi olmadığını vurgulayan Kürşat, vatandaşın hakkının zamanında, adil ve şeffaf biçimde kullandırılmasının devletin görevi olduğunu ifade etti.

Kamu hizmetlerindeki gecikmelerin ve kararların zamanlamasının hesabının verilmesi gerektiğini kaydeden Kürşat, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bizim itirazımız, vatandaşlarımızın kırsal kesim arazisi almasına değil; bu hakkın siyasi hesaplara göre kullandırılmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yöneliktir. Halkın hakkını seçim hesabına alet etmeyin. Vatandaşın hakkını siyasi bir lütuf gibi sunmayın. Devleti yönetmenin sorumluluğunu üstlenin ve kamuoyunun sorularına cevap verin!”

 

Haberler Haberleri