Kıbrıs’ta vicdani ret BM gündeminde

BM yetkililerinin yasal mevzuatta boşluk olduğunu kabul ettiğini duyuran Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi, 6 Aralık genel seçimleri öncesinde siyasi partilere yasal güvence çağrısında bulundu.

Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi, Birleşmiş Milletler (BM) mekanizmaları ile Kıbrıslı Türk yetkililer arasında yapılan resmi yazışmaları kamuoyuyla paylaştı.

BM Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu ile Din veya İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü tarafından kaleme alınan 3 Ağustos 2026 tarihli ortak yazıda, vicdani retçilerin aralıksız kovuşturulması, hapis tehdidi ve alternatif sivil hizmet imkânı sunmayan zorunlu askerlik düzenine ilişkin ciddi endişeler aktarıldı.

​BM uzmanları, mevcut tablonun teyit edilmesi durumunda Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin düşünce, ifade ve azınlık haklarını düzenleyen 18., 19. ve 27. maddelerinin ihlal edilmiş sayılacağını belirterek, ihlallerin durdurulması yönünde geçici tedbir çağrısı yaptı.

​

"Yetkililer mevzuattaki boşluğu itiraf etti"

​Dışişleri Bakanlığı’nın 2 Ekim 2026 tarihli resmi cevabını değerlendiren İnisiyatif, yetkililerin yürürlükteki mevzuatta vicdani retçi statüsünün tanınmasına veya alternatif sivil hizmete yönelik herhangi bir usul bulunmadığını açıkça kabul ettiğini bildirdi.

​Resmi yanıtta vicdani reddin uluslararası sözleşmelerle korunan bir hak olduğu, alternatif hizmetin cezalandırıcı nitelikte olmaması gerektiği ve uluslararası antlaşmaların iç hukuktan üstün olduğu teyit edilse de kovuşturmaların sürdüğü kaydedildi. Yetkililerin "Kişiler vicdani retlerinden ötürü değil, seferberlik para cezalarını ödemedikleri için yargılanıyor" savunmasını reddeden İnisiyatif, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 12 Mart 2024 tarihli Kanatlı/Türkiye kararına dikkat çekerek çağrıya uymamanın doğrudan vicdani ret eylemi olduğunu vurguladı.

​

Somut mrnekler: Para cezası, hapis tehdidi ve "Sivil Ölüm" döngüsü

​Açıklamada yargı süreçleri süren vicdani retçilerin durumlarına ilişkin somut verilere yer verildi.

Hasan Rahvancıoğlu: 24 Eylül 2026'da sonuçlanan üç davasında mahkeme, mevzuatta yasa bulunmadığını ve Rahvancıoğlu'nun kamu düzenine tehdit oluşturmadığını belirtmesine karşın toplam 8.000 TL para cezası verdi. Cezanın ödenmemesi durumunda 5 gün hapis yaptırımı öngörüldü.

Halil Karapaşaoğlu: 2013'te vicdani reddini açıklayan ve 40 yaşını doldurmuş olan Karapaşaoğlu, Aralık 2025'te yeniden seferberliğe çağrıldı. Karapaşaoğlu, bitmeyen bu cezalandırma sürecini "sivil ölüm" olarak nitelendirdi.

​2019'daki yasa tasarısının hükümet değişikliği nedeniyle kadük kaldığı, 9 Ocak 2024'te yayımlanan Askerlik Yükümlülüğü Yasası değişiklik tasarısının ise halen Meclis komitesinde bekletildiği hatırlatıldı.

​

6 Aralık seçimleri öncesi siyasi partilere 5 maddelik çağrı

​Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi, 6 Aralık 2026 genel seçimleri öncesinde tüm siyasi partilerin seçim bildirgelerine vicdani ret hakkını dahil etmelerini talep ederek şu beş taahhüdü istedi:

1. ​Uluslararası Standart: Vicdani ret hakkını uluslararası standartlara uygun biçimde tanıyan yasal düzenlemenin ivedilikle yasalaşması,

2. ​Bağımsız Sivil Kurul: Vicdani ret başvurularını asker veya güvenlik kuvvetleri temsilcisi barındırmayan bağımsız ve sivil bir heyetin değerlendirmesi; sivil yargı yolunun açık tutulması,

3. ​Cezalandırıcı Olmayan Hizmet: Alternatif hizmetin sivil nitelikte, cezalandırıcı olmayan ve seferberlik çağrısı alanları da kapsayan bir modelle kurgulanması,

4. ​Kovuşturmaların Durdurulması: Yasa çıkana dek vicdani retçilere yönelik seferberlik çağrıları, davalar ve hapis cezalarının askıya alınması,

5. ​Sabıkaların Silinmesi: Vicdani ret nedeniyle oluşan adli sicil kayıtlarının silinmesi ve AİHM'in Kanatlı/Türkiye kararının eksiksiz uygulanması.

​Açıklama, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarının ardından idarenin de BM nezdinde yasal boşluğu teslim ettiği, çözüm iradesinin artık doğrudan Cumhuriyet Meclisi'nde olduğu vurgulanarak noktalandı.

Haberler Haberleri