Ertuğrul SENOVA
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “Şimdi Söz Bizde: Sistemi soruşturan; yolsuzluğu önleyen, ortaya çıkaran ve kamu güvenini yeniden kuran bütünlüklü yapı” başlığıyla hazırladığı Yolsuzlukla Mücadele Stratejisini kamuoyuna açıkladı.
Seçimlerin hemen ardından, 7 Aralık itibarıyla hayata geçmeye hazır olduğu belirtilen strateji, düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısıyla tanıtıldı.
Toplantıda açıklanan strateji; Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun lağvedilerek yerine tamamen bağımsız, Meclis’e ve kamuoyuna hesap veren Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’nin (YMO) kurulmasını, mal beyanlarının tapu-banka kayıtlarıyla aktif çapraz denetime tabi tutulmasını, zorunlu e-ihale sistemini, kamu arazilerinin dijital ortamda şeffaflaştırılmasını ve gerçek faydalanıcı sicilinin hayata geçirilmesini öngörüyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü ve Friedrich-Ebert-Stiftung verileriyle ülkedeki yolsuzluk tablosunun vahametine dikkat çekilen yol haritasında; ilk 100 günde oluşturulacak geçici Görev Gücü ile 12 ay içinde YMO’nun faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.
CTP Genel Sekreteri Kişi:
“İhtiyacımız olan İrade bizde var, bağımsız kurumları hayata geçiriyoruz”
Düzenlenen basın toplantısında ilk sözü alan CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, hazırlanan yol haritasının arka planındaki geniş katılıma dikkat çekti. Partisinin 5 farklı çalıştay gerçekleştirdiğini, alanında uzman 629 kişinin katılımıyla son derece ciddi ve bilimsel bir çalışma yürüttüklerini vurguladı.
Atılması gereken tüm adımların bilincinde olduklarını ifade eden Kişi, “Önümüzdeki kötü tablonun nasıl ortadan kalkacağını çok iyi biliyoruz” dedi. Yolsuzlukla mücadelenin yalnızca temiz ve dürüst bir yönetim kurmak için değil, kamunun tüm alanlarının layıkıyla yönetilmesi için zorunlu olduğuna işaret eden Kişi, şöyle konuştu:
“Yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi bir iradeye ihtiyaç var. Bu irade bizde var. Ama bu yetmez; güçlü, bağımsız kurumlara ihtiyacımız var. Bizler bu konudaki çalışmalarımızı da tamamladık.”
Kişi, bu doğrultuda bağımsız bir “Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi” kurulacağını duyurarak, hukuki altyapıya liderlik eden isimleri açıkladı: Ürün Solyalı, Fazilet Özdenefe, Ayşegül Baybars ve Emine Dizdarlı.
CTP Genel Başkanı İncirli:
“Yolsuzluğa bulaşan kimse dokunulmaz olmayacak; yapanın yanına kâr kalmayacak”
Basın toplantısında konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, yolsuzluğun ülkedeki tüm krizlerin temel kaynağı olduğunu vurgulayarak söze başladı:
“Yolsuzlukla mücadele konusunu neden bu kadar önemsedik? Çünkü eğer yolsuzlukla mücadele layıkıyla yapılmazsa, ülkedeki sorunların hiçbirinin çözümü olmayacak.”
Yolsuzluğun zincirleme bir yozlaşma yaratarak devletin tüm kurumlarını temelinden sarstığını belirten İncirli, tahribatın boyutlarını şu sözlerle aktardı:
“Yolsuzlukla ilgili yıkım, en fazla ihalelerde öne çıkıyor. İş dünyası, rüşvetsiz iş yapılamaz algısına sahip. İddialar aldı başını gitti. İzin ve ruhsat işlerinde büyük rantlar oluştu. Torpil ve liyakatsiz atamalarla kamu hizmetleri çokça zayıflatıldı. İnsanlar en temel hizmetlere erişmekte dahi büyük zorluklar yaşadı.”
Sahte diploma skandallarına da özel parantez açan İncirli, sürecin cezasız kalmasına izin vermeyeceklerini vurguladı:
“Bu olayı asla hafife almıyoruz. Kimsenin de hafife almadığını biliyoruz. Her şeyin ayyuka çıktığı kısmın da sahte diploma konusu olduğunu görüyoruz. İnsanları en çok rahatsız eden şey, yapanın yanına kâr kalması meselesi oldu. Sürecin cezasız kalmaması çok önemli. Yolsuzluğa bulaşan kimse dokunulmaz olmayacak.”
İncirli ve Kişi’nin konuşmalarının ardından strateji belgesinin ayrıntılı teknik sunumuna geçildi.
Açıklamada, 5 yıllık hükümet döneminde Başbakanlık Müsteşarı hakkındaki rüşvet ve kara para aklama adli süreçleri, Merkezi İhale Komisyonu (MİK) Başkanı’nın tutuklanması ve yükseköğretimden siyasete uzanan sahte diploma soruşturmalarının münferit “çürük elmalar” değil, yapısal bir çürüme ve cezasızlık kültürü olduğu tespiti yapıldı.
Stratejinin 3 kurumsal ayağı
Kişileri değil sistemi değiştirmeyi amaçlayanstrateji kapsamında; suç oluştuktan sonra soruşturmanın yanı sıra önleyici mekanizmaları kurmayı ve hukukun siyasi bir sopa olarak kullanılmasını engelleyerek kuralları yönetenler dahil herkese eşit uygulamayı taahhüt ediliyor.
Stratejinin üç kurumsal ayağı şöyle özetleniyor:
1-Ciddi yolsuzluk iddialarının bağımsız araştırılması, sonuçsuz kalan Sayıştay/denetim dosyalarının yeniden açılması ve kamu zararının yargı kararıyla geri tahsil edilmesi.
2-Mal beyanı denetimi, elektronik ihale, gerçek faydalanıcı sicili ve yakalanma riskinin artırılması.
3-Güvenli ihbar hattı, kamu etiği eğitimleri ve “rüşvetsiz de iş yapılır” inancının yeniden tesisi.
Kurumsal yapılanma nasıl olacak?
Kurumsal yapılanmaya ilişkin de adımların atılacağı strateji kapsamında; mevcut kurumlar güçlendirilecek, yasal boşluklar kapatılacak ve Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüşüm gerçekleşecek.
Mevcut Kurumları Güçlendirmek: Sayıştay, Ombudsman, Maliye Teftiş, Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ve MİK’in personel, dijital altyapı ve bağımsızlık kapasitesini artırmak.
Yasal Boşlukları Kapatmak: Kamu ihaleleri, çıkar çatışması, kara paranın aklanmasının önlenmesi ve ihbarcı (whistleblower) koruma yasalarını çıkarmak.
YMO’ya Dönüşüm: Başbakanlığa bağlı teftiş yapısını bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüştürmek.
Yolsuzlukla mücadelede 7 temel bileşen: Masadaki kurallar sil baştan
Açıklanan strateji belgesi, yolsuzluğu yalnızca bir ceza soruşturması olarak ele almak yerine sistemi baştan aşağı yenilemeyi hedefleyen yedi temel bileşen üzerine kuruluyor. Bu bileşenler; bağımsız bir denetim otoritesinin tesisinden mal beyanlarının aktif incelenmesine, kamu ihalelerindeki istisnaların kaldırılmasından haksız edinilen servetin geri alınmasına kadar geniş bir yasal ve kurumsal reform paketini içeriyor.
Paket kapsamında ihbarcıların korunması, mevcut anayasal denetim kurumlarının yetkilerinin genişletilmesi ve kamu yönetiminde çıkar çatışmasını engelleyen katı etik kuralların yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Böylece hem kamusal şeffaflık kalıcı hale getirilecek hem de denetim mekanizmaları siyasi müdahalelerden tamamen arındırılacak.
Başbakanlık Denetleme Kurulu tarihe karışıyor
Stratejinin kurumsal omurgasını, Başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun (BDK) lağvedilerek bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne (YMO) dönüştürülmesi oluşturuyor. Mevcut sistemde Başbakan’ın talimatıyla çalışan, raporlarını yalnızca Başbakan’a sunan ve dosyaların savcılığa sevkinde yürütmeye bağımlı olan yapı tamamen ortadan kalkıyor.
Yeni kurulacak YMO ise hiçbir bakana veya Başbakan’a bağlı olmaksızın, inceleyeceği konuları doğrudan kendi inisiyatifiyle belirleyecek. Hazırladığı raporları Meclis’e ve kamuoyuna açık biçimde sunacak olan kurum, tespit ettiği suç delillerini herhangi bir ara makam olmadan doğrudan Başsavcılığa iletecek. YMO, yalnızca işlemlerin kağıt üzerinde mevzuata uygunluğunu denetlemekle kalmayacak; paranın izini sürecek, perde arkasındaki gizli ortaklıkları deşifre edecek ve yolsuzluğun ulaştığı nihai menfaat odaklarını ortaya çıkaracak.
Yedi yıllık tek dönem ve 25 kişilik uzman kadro
Yeni yapının siyasetten bağımsız çalışabilmesi amacıyla güçlü yasal güvenceler getiriliyor. Kurumun başkanı, sivil toplum örgütlerinin görüşleri de dikkate alınarak şeffaf bir değerlendirme sürecinin ardından doğrudan Cumhuriyet Meclisi tarafından seçilecek. Görev süresi yedi yılla sınırlandırılan başkan, ikinci bir dönem için yeniden atanamayacak. Kurumun yıllık faaliyet ve denetim raporları ise Başbakanlık, Bakanlar Kurulu, Meclis, Cumhurbaşkanlığı ve kamuoyuyla eş zamanlı olarak paylaşılacak.
İlk aşamada 25 kişilik uzman bir kadroyla operasyonel hale getirilecek otorite; bünyesinde kıdemli araştırmacılar, adli muhasebeciler, adli bilişim uzmanları ve veri analistlerinden oluşan 10 kişilik bir Araştırma Dairesi barındıracak. Bu yapıyı, mal beyanlarını inceleyecek 6 kişilik Önleme ve Mal Beyanı Dairesi, hukuk müşavirliği, siber güvenlik birimi ile ihbar ve iletişim uzmanları tamamlayacak.
Zarf içinde kalan mal beyanlarına son: Tapu ve banka kayıtlarıyla çapraz kontrol
Kamuda yıllardır süregelen "mal beyanlarının kapalı zarflarda arşivlenmesi" uygulaması kökten değişiyor. Yeni sistemde mal bildirimleri pasif bir bürokratik işlem olmaktan çıkarılarak aktif bir risk tespit ve doğrulama mekanizmasına dönüştürülüyor.
Öncelikli olarak seçilmiş siyasetçiler ile mali ve idari yetki kullanan üst düzey bürokratların mal varlıkları dijital ortamda toplanacak. Yasal yetki ve kişisel verilerin korunması çerçevesinde tapu, vergi dairesi, şirketler mukayyitliği ve banka kayıtlarıyla çapraz kontroller yapılacak. Beyanlar ile fiili varlıklar arasında uyumsuzluk veya açıklanamayan bir artış tespit edildiğinde ilgililerden resmi izahat istenecek; kaynağı belgelenemeyen haksız servetler yargı kararları doğrultusunda kamuya iade edilecek. İlk denetimlerin yeni dönemde iktidara gelecek kadrolardan başlatılması da taahhütler arasında yer alıyor.
İhalelerde "Gizlilik" kalkanı kalkıyor
Yolsuzluk algısının en yoğun hissedildiği alanların başında gelen kamu ihaleleri ve kamu arazilerinin tahsisinde de köklü bir reforma gidiliyor. Bakanlar Kurulu’nun istediği alımı “gizli” niteleyerek İhale Yasası kapsamından çıkarma yetkisine son veriliyor; bu yetki yalnızca somut gerekçelere dayanan gerçek güvenlik alımlarıyla sınırlandırılarak Sayıştay denetimine tabi tutuluyor.
Zorunlu elektronik ihale altyapısına geçilmesiyle birlikte ihale ilanları, teklif verenler, kazanan firmalar, fiyatlar ve sözleşmeler internet üzerinden halka açık şekilde yayımlanacak. İhaleye giren tüm tüzel kişiliklerde "gerçek faydalanıcı beyanı" zorunlu kılınarak, ihale yasaklısı kişilerin başka isimler arkasına gizlenerek kamu kaynağı elde etmesinin önüne geçilecek. Benzer şekilde, devlet mülkiyetindeki tüm arazi ve binaların kime, hangi bedelle, ne kadar süreyle ve hangi gerekçeyle kiralandığı da dijital ortamda yurttaşların denetimine sunulacak.
Sayıştay ve Maliye Teftiş’e canlı veri erişimi
Strateji, YMO’nun diğer denetim organlarını devreden çıkaran bir "süper kurum" olmayacağını, aksine anayasal denetim yapılarını tahkim edeceğini öngörüyor. Bu doğrultuda Sayıştay denetçilerine, geriye dönük evrak incelemesi yerine kamu mali yönetim sistemlerine "yalnızca okuma yetkisiyle" doğrudan ve kesintisiz erişim hakkı tanınacak. Denetlenen kamu kurumlarının Sayıştay bulgularına 30 gün içinde yazılı yanıt vermesi zorunlu hale getirilecek ve hazırlanan tüm denetim raporları otomatik olarak kamuoyuna açılacak.
Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu’nun doğrudan bakana bağlı çalışan yapısı da değiştirilerek yıllık teftiş programları bakanların kişisel takdirinden çıkarılacak, kurula kurumsal özerklik ve adli muhasebe uzmanlığı kazandırılacak.
İhbarcıya yasal kalkan
Kamuda ya da özel sektörde görev yaparken yolsuzluk veya ciddi usulsüzlükleri yetkili mercilere bildiren çalışanların işten çıkarılma, idari baskı ya da misillemeyle karşılaşmasını engellemek amacıyla güçlü bir "İhbarcı Koruma Yasası" hazırlanacak. Güvenli ve anonim ihbar kanalları hayata geçirilerek toplumun her kesiminin denetim sürecine katılımı sağlanacak.
Soruşturmaların raflarda unutulmaması için ise iki ayrı mekanizma devreye sokuluyor: Başbakanlık bünyesinde kurulacak Strateji Koordinasyon Sekreteryası yalnızca planın takvime uygunluğunu izleyip kamuoyuna açıklayacak, hiçbir soruşturma dosyasına müdahale edemeyecek. Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi, Sayıştay, Maliye Teftiş, Başsavcılık ve Polis Mali Şube’nin eşit temsiliyle kurulacak İstişare Kurulu ise kurumlar arasındaki dosya akışını sağlayarak raporların sümen altı edilmesini önleyecek.
İlk 100 günde Görev Gücü
Hükümetin göreve başlamasından itibaren ilk 100 gün içinde, kamuoyunun güvenini kazanmış bağımsız bir ismin koordinatörlüğünde geçici bir "Yolsuzlukla Mücadele Görev Gücü" kurulacak. Bu ekip; YMO Yasası, ihale mevzuatı, mal bildirimi ve kamu arazilerine dair yasa taslaklarını hazırlayacak, Başbakanlık Denetleme Kurulu personelinin ve arşivinin devrini planlayacak.
YMO’nun 12. ayın sonunda resmen çalışmaya başlamasıyla görevini tamamlayacak olan geçiş sürecinde; kurumların yolsuzluk risk haritaları çıkarılacak ve vatandaşların atılan tüm adımları şeffaf biçimde izleyebileceği "Dürüst Yönetim Portalı" yayına alınacak.