“İntihardır deyip geçmeyin”

Ailesi, Akile Nacisoy’un ölümüne ilişkin açıklama yaptı, EŞİNDEN ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ iddia etti, YARDIM çağrısında bulundu, tüyler ürperten  detaylar anlattı

Fehime ALASYA

Girne'de 30 Aralık sabahı yaşamını yitiren Akile Nacisoy’un ailesi ölümü ile ilgili bu sabah basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Akile Nacisoy’un erkek kardeşi Tolga Nacisoy hazırlanan basın bildirisini okudu, “Bugün size ablamı anlatmaya, ablam için adalet arayışımızda yardımınızı talep etmeye geldik” diyerek söze başlayan Nacisoy, hayatını kaybeden Akıle Nacisoy ile ilgili bilgi verdi, olay günü yaşananları anlattı.

Ablası Akile Nacisoy’un 14 yıllık evliliği boyunca eşi Yaşar Akdoğan tarafından şiddet gördüğünü ileri süren Tolga Nacisoy, polisin intihar dışında bir şüphe olmadığı için Yaşar Akdoğan’a sadece ‘Hafif darp ve şiddet tehdidinde bulunma’ suçlarına ilişkin dava okumasını eleştirdi. Polisin etkili ve derinlikli bir soruşturma yürütmesini talep ettiklerini dile getiren Tolga Nacisoy, “Ablam Akıle’nin isminin tarihe karışmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.     

Ablası Akile Nacisoy’un çevresinde tanınan ve çok sevilen biri olduğuna değinen Tolga Nacisoy, kardeşinin tek gayesinin çocukları olduğunu dile getirdi. Bu güne kadar yazılanların aksine yaşanan gerçekleri anlatmak için toplantı düzenlediklerini anlatan Tolga Nacisoy, ablası Akıle Nacisoy’un 14 yıllık evliliği boyunca eşi Yaşar Akdoğan tarafından şiddet gördüğünü ileri sürdü. Tolga Nacisoy, ellerinde bulunan telefon kaydında hayatını kaybeden Akıle Nacisoy ile kız kardeşi Nesil Nacisoy arasında geçen diyalogu anlattı. Akile Nacisoy’un ölümünden iki gün önce kız kardeşine “Yaşar dedi ki eğer ondan ayrılırsam yüzümü çirkinleştirecek, yani o kadar çok sever beni” ifadelerini kullandığını belirtti. Tolga Nacisoy açıklamasına şöyle devam etti: “Bugün size ablamı anlatmaya, ablam için adalet arayışımızda yardımınızı talep etmeye geldik. Ablam her derdimize ilk koşan, gerek işyerinde, gerek çevresinde herkes tarafından iyi bilinen, çocukları tarafından çok sevilen, hayattaki tek gayesi çocukları olan dünyalar güzeli bir anneydi. 30 Aralık Cuma sabahı, ablam Akile Nacisoy kocası ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı apartman balkonunun altında ölü bulundu. Ailece yaşadığımız acıyı size tarif etmemiz mümkün değildir. Yaşadığımız bu derin acıya rağmen, bugün buraya sizleri çağırıp, bu güne kadar yazılanların aksine yaşanan gerçekleri anlatmaya geldik.

Ablam, 14 yıllık evliliği boyunca eşi Yaşar Akdoğan tarafından hep şiddet gördü. Yıllarca Yaşar, ablamın ne giydiğine, parasını nasıl harcadığına, kiminle görüştüğüne, nasıl konuştuğuna karar veren kişiydi. Yaşar'ın olduğu ortamda ablam bizim birlikte büyüdüğümüz, arkadaşlarının sevdiği Akile değil, Yaşar'ın olmasını istediği Akile'ydi. Ablam yıllarca bu şiddeti yaşamasına rağmen, Yaşar bu şiddetin 'O'na olan sevgisinin göstergesi' olduğuna O'nu inandırtmıştı. Elimizde ölümünden henüz 2 gün önce Akile ile kardeşim Nesil arasında geçen bir telefon görüşmesinin kaydı var. Polise de verdiğimiz bu kayıtta Akile, 'Yaşar dedi ki 'eğer ondan ayrılırsam yüzümü çirkinleştirecek, yani o kadar çok sever beni' diye kardeşine o gün yaşanan bir diyalogu anlatıyor.”

“Kan lekeleri bize Akile'nin yere duvarın dibinden düştüğünü gösteriyor.”

Olay günü ile ilgili bazı ayrıntılara dikkat çeken Tolga Nacisoy, ablasının ölümüyle ilgili kendi gözlemleri ve polisten aldıkları bilgilerin çeliştiğini şöyle anlattı; “Polisin Akile'nin öldüğü gün olay yerine gittiğimizde, karşılaştığımız manzara buydu... Polis, Akile'nin telleri kopmayan ikinci kattan atladığını söylüyor bize. Halbuki alttaki kattaki tellerin kopmuş olması ve apartmanın altındaki kan lekeleri bize Akile'nin yere duvarın dibinden düştüğünü gösteriyor.”

Tokat sesleriyle uyandı…

Olayın olduğu sabah yaşananlarla ilgili bilgi vermeye devam eden Tolga Nacisoy, ablasının 11 yaşındaki kızının olayın yaşandığı sabah tokat sesleriyle uyandığını anlattı, otopsi raporunda Akıle Nacisoy’un koltuk altında ve ellerinde mücadele izlerinin yer aldığını ifade etti. Tolga Nacisoy ailenin gözlemlerini, yaşananları ve bazı polis raporlarını şöyle anlattı: “Olayın yaşandığı gün biz ablamın iki çocuğunu bizim evimize götürdük. Ablamın 11 yaşındaki kızı olay günü annesiyle babası arasında geçenleri duyduğunu bize anlattı. Sabah tokat sesleriyle uyandığını, babasının annesine defalarca bağırıp vurduğunu anlatıyor, annesinin, YETER, YETER, İMDAT, diye bağırmasının ardından artık annesinin sesini duymadığını söylüyor. Babasının evden çıktığını anahtar sesinden anladığını, o anda odasından çıktığını ve balkonda çöplerin dökülmüş olduğunu söylüyor.

Yan komşu bir taksi şoförü, olay anı vardiyasını tamamlamıştı, polise ve bize verdiği ifadede olay anında balkonun altında arabasında oturup o gece tahsil ettiği parayı saydığını aktarıyor. Önce yere düşen bir tel sesi duyduğunu, sonra çöp sesi gibi bir pat sesi duyduğunu, ardından apartmandan aşağıya inen Yaşar'ın ayak seslerini duyduğunu söylüyor. Komşunun bize söylediği sözler aynen şöyle; 'polise de dedim, Akile'nin düşerken kendinde olması asla mümkün değil, insan düşerken hiç mi ah demez, ben Akile'nin hiç sesini duymadım. Eğer Akile'den en ufak bir ses çıkmış olsaydı ben duyardım. Akile'nin ölümünün ardından bir otopsi raporu hazırlandı. Dr. İdris Deniz’in hazırladığı raporda ablamın koltuk altında ve ellerinde mücadele izleri olduğu yer almaktadır. Tahkikat sorumlusu Umut Demir ise bize olay günü ifadesini alırken Yaşarın dirseklerinde kan gördüğünü söyledi. Kanın nerden meydana geldiğini sorduklarında Yaşar yukarıda meydana gelen kavgada halıya takılarak düştüğünü söylüyor. Tüm bu size anlattıklarımıza rağmen bize Girne Adli Şube Polis amiri Turgay Bey, intihar dışında bir şüphe olmadığını söylüyor ve elimize gelen bilgi Yaşar Bey’e sadece 'hafif darp ve şiddet tehdidinde bulunma' suçlarına ilişkin dava okundu yönündedir. Tahkikat süresi boyunca bugün de dahil ablamın olay meydana gelmeden iki gün boyunca birlikte kaldığı annemin ifadesi hiç alınmıyor.”

“Polisi­mizin etkili ve derinlikli bir soruşturma yürütmesi şart”

Polisin intihar dışında bir şüphe olmadığı için Yaşar Akdoğan’a sadece ‘Hafif darp ve şiddet tehdidinde bulunma’ suçlarına ilişkin dava okumasını eleştirdi. Polisin etkili ve derinlikli bir soruşturma yürütmesini talep ettiklerini dile getiren Tolga Nacisoy, şöyle devam etti: “Amacımız kimseyi infaz etmek değildir. Zaten bu bizim görevimiz de değildir. Bir kişinin suçlu olup olmadığına halk değil mahkeme karar verir. Bizim tek istediğimiz mahkemenin TÜM GERÇEKLER ışığın­da DOĞRU karara ulaşmasıdır. Bunun için de polisi­mizin etkili ve derinlikli bir soruşturma yürütmesi şart, talebimiz de budur. Bu güne kadar polis ölüm sebebini ortaya çıkarma­ya yönelik çabalar sarf etmektense, Akile'nin ölümünü intihar olarak kabul etmiş bulunmak­tadır. Yaşar tutuklanmadı, kimliği elinden alınmadı ve ona yurt dışı yasağı konmamıştır. Hatta komşu­lardan aldığımız bilgiye göre Yaşar, yurt dışından gelen ailesiyle olay yerini kış günü bahar temi­zliğine tutmuş, balkonu ve halıları bile yıkamış bulunmaktadır. Yaşar'ın olaydan hemen sonra evi satma girişiminde bulunduğunu da biliyoruz.”

“Bir daha hiç bir kadın kendi evinde kendini güven­siz hissetmesin”

Ülkede binlerce kadının şiddet gördüğünü söyleyen Tolga Nacisoy, bunun özelde Akıle Nacisoy, genelde ise şiddete maruz kalan herkesin sorunu olduğunu dile getirdi ve Akıle için adalet arayışında tüm halka çağrıda bularak şöyle devam etti: “Biliyoruz ki maalesef Akile yaşadığı şiddet konusunda yalnız değil. Biliyoruz ki ülkemizde binlerce kadın eşi tarafından şiddet görüyor. Hatta biliyoruz ki ülkemizde şiddet mağduru bir kadının yaşamının ölümle sonuçlanması da ilk değil. Ama bu son olsun. Ablam Akile'nin isminin tarihe karışmasına müsaade etmeyeceğiz. Kimse ablamın yaşadıklarını yaşamasın diye, adalet yerini bulsun diye ailece birbirimize kenetlenip mücadele edeceğiz. Bu mücadelemizde sizlerin de desteğine ihtiyacımız var. Yazdığınız her söz adalet yolculuğumuzda bizlere yardımcı olabileceği gibi engel koymaya da müsait­tir. Henüz ablamın ölüm sebebi belli değil. Belli olmayan bir ölüm sebebine intihar deyip geçmeyin. Biz nasıl ki cinayet demiyoruz, siz de intihar demeyin. Ablamla Yaşarın olay günü yaşadığı 'kavga' değildi, Akile Yaşar'dan şiddet görüyordu. Ölümü nasıl gerçekleşmiş olursa olsun, bunun ev içi şiddet vakası olduğu ihtilafsız bir konudur. Buradan tüm halkımıza çağrıda bulunmak istiyo­rum. Akile için adalet arayışımıza siz de destek olun. Olay anı, günü veya öncesinde Akile ile Yaşar arasında gözlemlediğiniz ve soruşturma için önemli olduğunu düşündüğünüz bir şey varsa Girne Merkez karakoluna gidip gönüllü ifadelerde bulunun. Bir daha hiç bir kadın kendi evinde kendini güven­siz hissetmesin. Hiç bir kadının mutlu olma hakkı elinden alınmasın, hiç bir anne çocuklarından ayırtılmasın, bir daha hiç bir ev içi şiddet vakası 'kavga' diye geçiştirilmesin, hiç bir can değersizleştirilmesin, hiç bir şiddet meşrulaştırılmasın. Bir daha hiçbir Akile'nin saçının teline zarar gelmesin. Bizim tek arayışımız Akile için, Akileler için adalettir. Bu yolda bizi yalnız bırakmayın.”

 

 

Özel Haber Haberleri